وَقَالُٓوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَف۪ي خَلْقٍ جَد۪يدٍۜ بَلْ هُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَ
الترجمة
And they say, "When we are lost [i.e., disintegrated] within the earth, will we indeed be [recreated] in a new creation?" Rather, they are, in the meeting with their Lord, disbelievers.
الكلمات الواردة في الآية وقواعدها العربية. انقر كلمة لفتح التفاصيل.
المصادر:
المفاهيم ذات الصلة
"Bel" edatı
"İz/İzâ" edatı
Ba's (diriliş)
Dalâlet (sapma)
Hazf (belâgat)
Kelime anlam değişimi (anlam kayması)
Kırâatler
ترجمات مقتبسة · 2
Dediler ki: "Toprakta kaybolup gitmişken mi, biz gerçekten yeni bir yaratılışla mı (diriltileceğiz)?" Aslında onlar Rablerinin huzuruna varmayı göz ardı edenlerdir.
Süleymaniye Vakfı Meali
ترجمة اقتبسها/قيّمها المؤلف
Bel Edatı, Ölüm Meleği ve Allah Yolunda Ölmek
güven 0٫85
Dediler ki: 'Toprakta kaybolduğumuzda mı, biz mi gerçekten yeni bir yaratılışta olacağız?' Aslında onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.
أرسل سؤالك أو تصحيحك أو اقتراحك حول هذا المحتوى. يصل مباشرة إلى فريقنا ولا يُنشر على الصفحة.
ترجمة المؤلف
Dediler ki: "Toprakta kaybolup gitmişken mi, biz gerçekten yeni bir yaratılışla mı (diriltileceğiz)?" Aslında onlar Rablerinin huzuruna varmayı göz ardı edenlerdir.
Müellif 'e izâ'nın gelecek zaman edatı olmadığını, 'el-ard'ın 'toprak', 'halk'ın 'yaratma', 'dalalnâ'nın mazi/ölüm anlamına gelmediğini savunur; cümleyi iki ayrı konuşmacıya bağlayan 'bel' edatına dikkat çeker.
وَقَالُوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِ ءَاِنَّا لَفٖي خَلْقٍ جَدٖيدٍ بَلْ هُمْ بِلِقَٓاءِ رَبِّهِمْ كَافِرُونَاذهب إلى المصدر
Kuran’ın Genetiğiyle Oynayanlar
güven 0٫70
ترجمة المؤلف
Dediler ki: 'Toprakta kaybolduğumuzda mı, biz mi gerçekten yeni bir yaratılışta olacağız?' Aslında onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.
Kıraat farkı örneği: 'dalalnâ' (20 kıraat) / 'salalnâ' (Ali b. Ebi Tâlib) — Âsım kıraatinin tek/asıl olmadığına delil.
وَقَالُٓوا ءَاِذَا ضَلَلْنَا فِي الْاَرْضِاذهب إلى المصدر
سجّل الدخول لعرض ملاحظاتك وإضافتها.
تسجيل الدخول