فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ
Translation
And he [i.e., the disbeliever] had not believed, nor had he prayed.
Words in the verse and their Arabic grammar. Click a word to open the detail.
Sources:
Related concepts
İştikak (türetim)
Kelime anlam değişimi (anlam kayması)
Namaz / Salât
Tasdîk
Quoted translations · 2
Fakat o, ne onayladı, ne destekledi. Fakat o, yalanladı ve geri durdu. Sonra da gerine gerine yakınlarına gitti.
Hakkı Yılmaz (kendi internet sitesi; müellifin eleştirdiği kaynak)
translation quoted/assessed by the author
Kesin Gerçeklik – 1
güven 0.85
Fakat o, ne onayladı, ne destekledi.
Send your question, correction or suggestion about this content. It goes directly to our team and is not published on the page.
Kesin Gerçeklik – 1
güven 0.85
Author's translation
Fakat o, ne onayladı, ne destekledi. Fakat o, yalanladı ve geri durdu. Sonra da gerine gerine yakınlarına gitti.
Kıyâmet 31-33 aralığı. Bu meal müellifin değil, eleştirdiği Hakkı Yılmaz'a aittir; 'sallâ'yı 'destekledi' şeklinde çevirerek salatın 'destek olmak' anlamına geldiğini savunmak için kullanılmıştır. Müellif bu okumayı 'tamamen kişinin beğenisi üzerine kurulmuş' bir anlam yükleme olarak reddeder.
فلا صدّق ولا صلّى ولاكن كذّب و تولّى (felâ saddaqa velâ sallâ velâkin kezzebe ve tevellâ)Go to source
Kesin Gerçeklik – 2
güven 0.80
Author's translation
Fakat o, ne onayladı, ne destekledi.
Hakkı Yılmaz ‘sallâ’ya verdiği “destek olmak” anlamını bu ayete dayandırır; zıtlık kurgusuyla (saddaka-kezzebe, sallâ-tevellâ) türetilmiştir. Müellif bu çıkarımı hatalı bulur.
فَلا صَدَّقَ وَلا صَلَّىGo to source
Sign in to view and add your notes.
Sign in