وَلَقَدْ عَهِدْنَٓا اِلٰٓى اٰدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْماً۟
Translation
And We had already taken a promise from Adam before, but he forgot; and We found not in him determination.
Words in the verse and their Arabic grammar. Click a word to open the detail.
Sources:
Related concepts
Âdem
Ahid / Mîsâk
Azim ve kararlılık
Tevekkül
Va'd ve Vaîd
Müellifin kendi meali · 2
BİZ OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ ÂDEM'E ÖNCEDEN 'AHD' ETTİK AMA ÂDEM UNUTTU (GEREKEN ÖNEMİ VERMEDİ). ONDA BİR 'AZM' GÖREMEDİK.
Allah’ı Vekil Tayin Etmek
güven 0.85
Biz onda işin devamına dair bir kararlılık bulamadık.
Quoted translations · 1
Andolsun biz, daha önce de Âdem'e ahit (emir ve vahiy) vermiştik. Ne var ki o, (ahdi) unuttu. Onda azim de bulmadık.
Süleyman Ateş meâli
translation quoted/assessed by the author
Farklı Kelimelere Aynı Anlamları Vermek (Misak-Ahd-Vad)
güven 0.90
Send your question, correction or suggestion about this content. It goes directly to our team and is not published on the page.
Author's translation
Andolsun biz, daha önce de Âdem'e ahit (emir ve vahiy) vermiştik. Ne var ki o, (ahdi) unuttu. Onda azim de bulmadık.
Müellif, S.Ateş'in bu sefer AHD kelimesine '(emir ve vahiy)' anlamı verdiğini örnek gösterir; ona göre âyette AHD varsa mutlaka bir MİSAK ve bir VA'D da vardır.
Velekad 'ahidnâ ilâ âdeme min kablu fenesiye velem necid lehu 'azmâ(n)Go to source
Allah’ı Vekil Tayin Etmek
güven 0.85
Author's translation
BİZ OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ ÂDEM'E ÖNCEDEN 'AHD' ETTİK AMA ÂDEM UNUTTU (GEREKEN ÖNEMİ VERMEDİ). ONDA BİR 'AZM' GÖREMEDİK.
Müellif 'ahid'i 'aşama ile gerçekleşecek bir işin aşamalarından her biri', 'azm'i 'kalbin bir işin devamına bağlanması' olarak tanımlar; 'min kabl' ifadesinden mîsâk-ahd-vaad bütününün varlığını çıkarır. 'Ahidnâ'daki çoğul zamiri 'Nahnu'lar' şeklinde ayrı bir özne grubu gibi ele alınır.
وَلَقَدْ عَهِدْنَا إِلَى آدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْمًاGo to source
Author's translation
Biz onda işin devamına dair bir kararlılık bulamadık.
Ayetin son cümlesi 'velem necid lehû azmâ'. Müellif 'azm'i 'işin devamına olan, kişide oluşan kararlılık' olarak tanımlar ve yasağın gerekçesinin Âdem'e bildirilmemesini bu kararlılığın oluşması için açıklar.
وَلَقَدْ عَهِدْنَا إِلَى آدَمَ مِنْ قَبْلُ فَنَسِيَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُ عَزْمًاGo to source
Sign in to view and add your notes.
Sign in