وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ
Translation
And when it is said to them, "Do not cause corruption on the earth," they say, "We are but reformers."
Words in the verse and their Arabic grammar. Click a word to open the detail.
Sources:
Related concepts
Fesat
Islah
Nifak / münâfık
Müellifin kendi meali · 1
Onlara, 'O yerde fesad (mikrop, temiz olanı bozan) olmayın' dendiği zaman, 'Ne münâsebet, biz öyle değiliz. Biz sadece muslih'iz (hâlis/muhlis/arı-duruyuz)' derler.
Bilgi Su Gibidir
güven 0.80
Quoted translations · 2
Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, “Biz ancak ıslah edicileriz” derler.
TDV (Diyanet Vakfı) meâli
translation quoted/assessed by the author
Nisâ 34. Âyeti Bağlamında Kutsanmış Dayak
güven 0.95
Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, 'Biz ancak ıslah edicileriz' derler.
Send your question, correction or suggestion about this content. It goes directly to our team and is not published on the page.
Nisâ 34. Âyeti Bağlamında Kutsanmış Dayak
güven 0.95
Author's translation
Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, “Biz ancak ıslah edicileriz” derler.
Müellif bu âyeti, "iyi" kelimesinin tarifsiz bırakılmasının sakıncasına delil sayar: fesat çıkardıkları hâlde kendilerini ıslah edici sananlar vardır; asıl olan kişinin kendisini iyi görmesi değil hakîkî mânâda iyi olmasıdır.
Bakara 2/11 … Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, “Biz ancak ıslah edicileriz” derler. (TDV meâli)Go to source
Nisa 34 – Saliha Kadın – 4
güven 0.90
Author's translation
Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, 'Biz ancak ıslah edicileriz' derler.
Kişinin kendini 'iyi/ıslah edici' sanmasının yeterli olmadığına delil.
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ قَالُوا إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَGo to source
Bilgi Su Gibidir
güven 0.80
Author's translation
Onlara, 'O yerde fesad (mikrop, temiz olanı bozan) olmayın' dendiği zaman, 'Ne münâsebet, biz öyle değiliz. Biz sadece muslih'iz (hâlis/muhlis/arı-duruyuz)' derler.
Müellif âyeti, hastalıklı kalp-fuad-sadr mekanizmasının kendini sağlıklı sanması bağlamında okur; fesad ve muslih kelimelerine yorumsal parantezler ekler.
وَاِذَا قٖيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَGo to source
Sign in to view and add your notes.
Sign in