اِنَّ هٰذَٓا اَخ۪ي لَهُ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِيَ نَعْجَةٌ وَاحِدَةٌ فَقَالَ اَكْفِلْن۪يهَا وَعَزَّن۪ي فِي الْخِطَابِ
الترجمة
Indeed this, my brother, has ninety-nine ewes, and I have one ewe; so he said, 'Entrust her to me,' and he overpowered me in speech."
الكلمات الواردة في الآية وقواعدها العربية. انقر كلمة لفتح التفاصيل.
المصادر:
المفاهيم ذات الصلة
Dilbilgisi (gramer)
Hitâb (muhâtap / üslûp)
Müellifin kendi meali · 1
Bu benim doksan dokuz koyunu olan kardeşimdir. Benim ise BENZERSİZ / NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR bir koyun türüm var. "Beni ona bakıcı yap / beni ona kefil yap." dedi ve (sadece) hitapta bana üstün oldu.
أرسل سؤالك أو تصحيحك أو اقتراحك حول هذا المحتوى. يصل مباشرة إلى فريقنا ولا يُنشر على الصفحة.
ترجمة المؤلف
Bu benim doksan dokuz koyunu olan kardeşimdir. Benim ise BENZERSİZ / NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR bir koyun türüm var. "Beni ona bakıcı yap / beni ona kefil yap." dedi ve (sadece) hitapta bana üstün oldu.
Müellifin gelenek dışı okuması: (1) 'na'cetun vâhidetun'da sayı sayılandan sonra geldiği için sayı değil sıfattır, yani "bir tek koyunum var" değil "benzersiz/eşsiz bir koyun türüm var" demektir; (2) 'ekfilnîhâ' "koyunlarını bana ver" değil "beni ona bakıcı/kefil yap" anlamındadır; (3) 've azzenî fi'l-hitâb' "sadece sözde bana üstün oldu" demektir. Davacının elindeki türün sadece müennes olması nedeniyle her halükârda melezleşeceğini de ekler.
إِنَّ هَذَا أَخِي لَهُ تِسْعٌ وَتِسْعُونَ نَعْجَةً وَلِيَ نَعْجَةٌ وَاحِدَةٌ فَقَالَ أَكْفِلْنِيهَا وَعَزَّنِي فِي الْخِطَابِاذهب إلى المصدر
سجّل الدخول لعرض ملاحظاتك وإضافتها.
تسجيل الدخول