كُتِبَ عَلَيْكُمْ اِذَا حَضَرَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ اِنْ تَرَكَ خَيْراًۚ اَلْوَصِيَّةُ لِلْوَالِدَيْنِ وَالْاَقْرَب۪ينَ بِالْمَعْرُوفِۚ حَقاًّ عَلَى الْمُتَّق۪ينَۜ
الترجمة
Prescribed for you when death approaches [any] one of you if he leaves wealth [is that he should make] a bequest for the parents and near relatives according to what is acceptable - a duty upon the righteous.
الكلمات الواردة في الآية وقواعدها العربية. انقر كلمة لفتح التفاصيل.
المفاهيم ذات الصلة
Müellifin kendi meali · 2
ترجمات مقتبسة · 1
أرسل سؤالك أو تصحيحك أو اقتراحك حول هذا المحتوى. يصل مباشرة إلى فريقنا ولا يُنشر على الصفحة.
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı. (DİB Meali)اذهب إلى المصدر
Ayette geçen ibarenin şu şekilde çevrilmesi daha uygun olacaktır..اذهب إلى المصدر
Oysa ayet; ölüm sarhoşluğuna kapılanlara değil, tam tersi çok genç yaşta olsa bile Allah’a iman eden birinin eğer mal mülk sahibi olmaya başlamışsa ve arkasında vasiyet edeceği birileri varsa, onun keyfini çatma düşüncesine kapılmadan yarın ölüm kendisine gelecekmiş gibi vasiyet etmesini bildirmektedir.اذهب إلى المصدر
Bu durumda ibarenin anlamı; “içinizden birine ölüm geldiği zaman” değil “içinizden birine ölüm geleceği zaman” olmak zorundadır.اذهب إلى المصدر
Aklı başında olsa bile yapacağı vasiyet özgür iradesiyle olmayacak ölüm baskısı ve korkusuyla olacaktır. Yani iradesi çok büyük baskı altında olacaktır. Ne İslam ne de en kötü beşerî bir hukuk sistemi böyle duruma düşmüş kişinin söyleyeceğini geçerli saymaz.اذهب إلى المصدر
Eğer miras ayetini bu şekilde anlayacaksak, vasiyet etmek sadece birazdan öleceğini anlayanlar içindir deme zorunluluğu vardır. Konuyu ihtiyarlık sürecine girmek zaten ölüme yaklaşmak, ölüme her an hazır olmak demektir şeklinde te’vil etmenin de imkânı yoktur. Zira vasiyet edilecekler arasında kendisinden çok daha yaşlı olması gereken anne baba da bulunmaktadır.اذهب إلى المصدر
"Tudlu" rüşvet vermek anlamında 2/180 ayetinde kullanılmıştır.اذهب إلى المصدر
سجّل الدخول لعرض ملاحظاتك وإضافتها.
تسجيل الدخول