Allah’ın Koyduğu İlkeler
İSA'NIN MUCİZELERİ(!) VE BABASIZ DOĞUM
🔴 Kurandaki ayetlere verilen bir çok meal ve o meallere yapılan yazılı ya da sözlü tefsirler, ortaya "MÜCMEL" (anlaşılması mümkün olmayan) bir çok mesele çıkarmıştır.
🔴 Bunlardan biri de, aşağıdaki şu iki ayet te İSA ile alakalı olanlardır;
🔷 ÂL-İ İMRAN/49
وَرَسُولاً إِلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنِّي قَدْ جِئْتُكُم بِآيَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّي أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِإِذْنِ اللّهِ وَأُبْرِئُ الأَكْمَهَ والأَبْرَصَ وَأُحْيِـي الْمَوْتَى بِإِذْنِ اللّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِي بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
Ve resulen ila beni israile enni kad ci'tukum bi ayetin min rabbikum, enni ehluku lekum minet tini ke heyetit tayri fe enfuhu fihi fe yekunu tayran bi iznillah, ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyil mevta bi iznillah, ve unebbiukum bi ma te'kulune ve ma teddehırune, fi buyutikum inne fi zalike le ayeten lekum in kuntum mu'minin.
"İsrailoğullarına elçi kılacak". (O, İsrailoğullarına şöyle diyecek:) 'Gerçek şu, ben size Rabbinizden bir ayetle geldim. Ben size çamurdan kuş biçiminde bir şey oluşturur, içine üfürürüm, o da hemencecik Allah'ın izniyle kuş oluverir. Ve Allah'ın izniyle doğuştan kör olanı, alaca hastalığına tutulanı iyileştirir ve ölüyü diriltirim. Yediklerinizi ve biriktirdiklerinizi size haber veririm. Şüphesiz, eğer inanmışsanız bunda sizin için kesin bir ayet vardır." (Ali Bulaç Meali)
🔴 Bu meallere göre İSA, çamurdan kuş yapıyor ve ona üfleyince canlanıyor, ölüleri diriltiyor, kör ve alacalıyı (o neyse artık) iyileştiriyor bir de insanların evlerinde ne yemek yaptıklarını ve ne biriktirdiklerini biliyor. Tefsir ve meal uleması Allah tarafından resul olarak seçilenlere RİSALET delili olarak bazı şeylerin verildiğini söyleyerek ayette sayılanları İSA'nın risalet delili olarak görmüşlerdir.
🔴 SORU ŞU, çamurdan kuş yapıp ona üfleyerek canlanması ile risalet arasında ne alaka vardır. Görenler tarafından tam bir sihirbazlık gösterisi olan çamurdan kuşun canlanması kişinin resul olduğunun değil TAM TERSİ resul olmadığının delilidir. Çünkü, resuller insanları İLKELERLE yaşamaya çağırırlar.
🔴 Fakat ilkelere çağırırlarken herşeyden ve herkesten önce Yüce Allah'ın varlığı ilkelerle yarattığına dikkat çekerler. Çamurdan kuş heykeli yapan resulüne o kuşa üflettirip can vermek Yüce Allah'ın ilkeleri arasında yoktur ve bu şekilde var olmuş tek bir tane kuş olmadığı gibi tek bir tane canlı dahi yoktur.
🔴 Kaldı ki, İSA'nın yaptığı çamurdan kuşa can vermek, körü ve alacalıyı bir dokunuşla iyileştirmek, ölmüş kişiyi canlandırmak RİSALET özellikleri değil İLAHİ özelliklerdir. Öte yandan böyle bir durum Kur'an'da çelişki olması anlamına da gelecektir.
🔷 RA'D/43
وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَسْتَ مُرْسَلاً قُلْ كَفَى بِاللّهِ شَهِيدًا بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَمَنْ عِندَهُ عِلْمُ الْكِتَابِ
Ve yekulullezine keferu leste mursela, kul kefa billahi şehiden beyni ve beynekum ve men indehu ilmul kitab.
"Kâfir olanlar: Sen resûl olarak gönderilmiş bir kimse değilsin, derler. De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitab'ın bilgisi olan (Peygamber) yeter." (Diy.Vkf. Meali)
🔴 Bu ayette bahsedilen resule, risalet delili olarak ALLAH VE ONUN KİTABI YETMEKTEDİR AMA İSA'YA YETMEMEKTEDİR!
🔴 Farzedelim ki bu mealler doğrudur ve İsa hakikaten çamurdan kuşa can vermekte, ölüyü dirilmekte, bir dokunuşla körün gözünü açmaktadır… Peki bunları gören birinin ne düşünmesi gerekmektedir? Ahirete inanmayan biri bunları görüp hemen ahirete mi inanacaktır? Yahut Yüce Allah'ın koyduğu tüm tabiat ilkelerine aykırı olarak İsa'nın ölüleri dirilttiğini, çamura can verdiğini görenler, bizzat İsa'nın kendisine ölümlü gözüyle bakabilirler mi? ÖLÜYÜ DİRİLTEN BİRİ ÖLÜMLÜ OLUR MU? Çamura can veren tabiat kurallarına bağımlı olur mu?
🔴 İşte bu mealler, hıristiyanların İsa'ya (haşa) ALLAH'IN OĞLU olduğunu ispatlamaktadır. Doğarken mucizevi bir şekilde doğan, ölüyü dirilten, çamura can veren hiç ölümlü olabilir mi?..
🔷 NİSA/157
"Ve «Allah elçisi Meryem oğlu İsa'yı öldürdük» demeleri yüzünden (onları lânetledik). Halbuki onu ne öldürdüler, ne de astılar; fakat (öldürdükleri) onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilâfa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler; bu hususta zanna uymak dışında hiçbir (sağlam) bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler." (Diyanet Vkf Meali)
🔷 ÂL-İ İMRAN/55
"ALLAH İsa'ya şöyle demişti: "Senin dünyadaki hayatına son vereceğim ve kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtaracağım ve sana uyanları Diriliş Gününe kadar inkar edenlerin üzerinde tutacağım. Sonra, dönüşünüz banadır ve anlaşmazlığa düştüğünüz konularda aranızda ben hüküm vereceğim"
🔴 Ve bu 2 ayete verilen meallere göre İSA ÖLMEMİŞTİR!
🔴 Yani doğumu tüm tabiat kurallarına aykırı olarak gerçekleşen İsa, yine tüm tabiat kanunlara aykırı olarak beşikteki BEBEYKEN KONUŞMUŞ, beşikteki bebe iken NEBİ OLMUŞ ve ona KİTAP VERİLMİŞ (Meryem 30-31), tüm tabiat kurallarına aykırı olarak çamurdan kuş suretlerine hakiki manada CAN VERMİŞ, tüm tabiat kurallarına aykırı olarak ÖLÜLERİ diriltmiş ve yine tüm tabiat kurallarına aykırı olarak GÖĞE YÜKSELMİŞTİ!!
🔴 Allah aşkına bunlar risalet delili mi, yoksa İLAHİLİK delili midir?… Tabi taşlar yerine oturmayınca yüzlerce yıldır ardı arkası kesilmeyen yorumlar, felsefi tartışmalar, mezhebi ayrılıklar beraberinde gelmiştir. İŞİN daha garibi ise hiçbir müslüman ayetin bahsettiklerine inanmamış, İNANMAMIŞ, ama hıristiyanlar inanmıştır. Bunları yapan İsa'ya hıristiyanların (haşa) Allah'ın oğlu demesi GAYET NORMAL bir hale gelmiştir.
🔴 Hıristiyanlar hayatlarında ilk defa resul gören, risalet hakkında hiçbir bilgisi olmayan insanlar değildir. Kaldı ki İsa zaten insanlara şunları anlatmıştır;
🔷 AL-İ İMRAN 3/50
"Önümdeki Tevrat'ı onaylamak ve size haram kılınmış bazı şeyleri helâl kılmak için geldim. Size, Rabbinizin belgesi ile geldim. Artık Allah'tan çekinin de bana gönülden uyun." (Sül.Vkf. Meali)
🔴 Yukarıdaki mealin "TEVRATI ONAYLAMAK" manasını verdiği cümle MUSADDİKAN LİMA BEYNE YEDEYHİ MİNET TEVRAT.
🔴 Bu ayrıntıya takılmadan diyelim ki İSA tevratı onaylayacaktır ve bu tevrat bugün yahudilerin elinde bulunan tevrattır. O tevratta (sayılarda yanılabilirim) 9 tanesi kadın 55 resul kıssası anlatılmaktadır. O resul kıssalarından hiçbirinde "babasız doğan, çamura can veren, ölüyü dirilten ve nihayetinde ölmeyip göğe yükselen" bir resul kıssası yoktur.
🔴 Şimdi, Tevratı onaylamak için gelen RESUL İSA, anlatılan hiç bir resule benzememektedir. Çünkü tevratta anlatılan resullerin hepsinin bir babası vardır ve hepsi de ölmüştür. Böyle bir İsa'ya RESUL demek, onu küçümsemek, hakettiği değeri ona vermemektir. İsanın yaptıklarını ancak İLAH olan biri yapar, Hıristiyanlarda eşyanın tabiatına uygun olarak ona (Haşa, sonsuz kere haşa) Allah'ın oğlu demişlerdir!
🔴 En başından beri anlattığım meseleleri ve soruları meydana çıkaran tefsir ve mealler, ACABA ASIM KIRAATİNE sadık kalmışlar mıdır? Bunu anlamak için hem orjinal metne hem de verilen meallere dikkatlice bakmak gerekecektir;
🔷 Al-i İmran 3/49
"İsa, İsrailoğullarına elçi olarak geldiğinde (şöyle dedi:) "Size, Rabbinizin belgesi ile geldim. Sizin için çamurdan kuş heykeli yaratır, ona üflerim de Allah'ın izni ile kuş olur. Doğuştan kör olan ve alaca hastalığına tutulmuş olanı iyileştiririm. Allah'ın izni ile ölüleri diriltirim(*). Evlerinizde neler yediğinizi ve neleri biriktirdiğini…"
🔴 Ayetin orjinal metninde geçen
أَنِّي قَدْ جِئْتُكُم بِآيَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّي أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًا بِإِذْنِ اللّهِ
…enni kad ci'tukum bi ayetin min rabbikum, enni ehluku lekum minet tini ke heyetit tayri fe enfuhu fihi fe yekunu tayran bi iznillah…
🔶 Bu cümle yukarıdaki ve diğer mealler tarafından şu şekilde anlamlandırılmıştır
"Sizin için çamurdan kuş heykeli yaratır, ona üflerim de Allah'ın izni ile kuş olur"
🔶 Dikkat edilirse yukarıdaki mealde (*) şeklinde bir dipnot işareti vardır, o dipnot şu şekildedir;
(*) "Yaratma iki türlüdür. Birincisi, maddesi ve benzeri olmayan bir şeyi YOKTAN var etmektir. Onu Allah'tan başkası yapamaz. "O, gökleri ve yeri, bir örneği yokken yaratmıştır. (En'âm 6/101). İkincisi, bir ŞEY'den bir başka şey yaratmaktır. Bunun için sadece maddenin görüntüsü veya yapısı değiştirilir. Bu tür yaratmayı insanlar da yapabilir. İsa(as) ikincisini yapmıştır."
🔴 Şimdilik bu mealler ve dipnotları ile ilgili eleştiri getirmeden, yukarıdaki ayetin tıpatıp benzeri olan diğer ayete bakalım
🔷 MAİDE/110'daki;
… وَإِذْ تَخْلُقُ مِنَ الطِّينِ كَهَيْئَةِ الطَّيْرِ بِإِذْنِي فَتَنفُخُ فِيهَا فَتَكُونُ طَيْرًا…
…ve iz tahluku minet tini ke hey'etit tayri bi izni fe tenfuhu fiha fe tekunu tayran…
🔴 Aynı meal yazarı bu cümleye de şu meali vermiştir;
"İznimle balçıktan kuş şeklinde bir şey yaratır, sonra ONA ÜFLERDİN de yine iznimle kuş olurdu."
🔴 Şimdi 2 ayetteki ifadeye dikkat edelim;
- 🔶 Ali imran 49.ayette fihi/ONA/müzekker~eril/فِيهِ
- 🔶 Maide 110.ayette fiha/ONA/müennes~dişil/فِيهَا
şeklinde geçmektedir
ŞİMDİ DİKKAT: Kur'an'ı sadece yüzüne okuyabilen herkes, iki ifade arasındaki farkı görebilirler;
- 🔶 Ali İmran.49'da…FÎHÎ/müzekker
- 🔶 Maide.110'da…..FÎHÂ/müennes
Ancak Türkçe'de müennes ve müzekker(dişil/eril) ayrımı olmadığı için tüm mealler bu detay gözetilmeden ONA diye çevrilmiştir.
🔶 Oysa hakikatte, Ali İmran.49'daki ONA(eril) ile Maide.110'da geçen ONA(dişil) AYNI ŞEY DEĞİLDİR.
🔴 Yukarıdaki Ali İmran.49 ayet mealindeki HALÂKA/أَخْلُقُ fiilini açıklamak için meal yazarının düştüğü dipnota(*) gelince;
🔶 Hakikaten bu fiilin öyle bir yanı vardır, (Yaratma 2 türlüdür. Birincisi, maddesi ve benzeri olmayan bir şeyi YOKTAN var etmektir. İkincisi, bir ŞEY'den bir başka şey yaratmaktır.)
🔶 Fakat bir şey'den yaratılan başka bir şey, mutlaka yaratıldığı o şeyin özelliklerine göre yaratılmalıdır. Çamurdan kuş heykelini canlı ve hakiki manada kuşa çevirdiğinizde, mutlaka o sonradan yaratılan şey'in önceki hali üzerine bina edilmesi/temellendirilmesi/özünde aynı olması gerekmektedir.
🔴 Başka bir ayetteki HALÂKA'ya bakalım:
🔷 Müminun.23/14
ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ أَنشَأْنَاهُ خَلْقًا آخَرَ فَتَبَارَكَ اللَّهُ أَحْسَنُ الْخَالِقِينَ
Summe HALAKNEN nutfete alakaten fe HALAKNEL alakate mudgaten fe HALAKNEL mudgate ızamen fe kesevnel izame lahmen summe enşe'nahu HALKAN ahar, fe tebarekallahu ahsenul HALİKİN.
"Sonra nutfeyi, alaka haline (rahim duvarına yapışık hale)[1*] getirdik. Alakayı bir çiğnem et gibi yaptık. O et parçasını kemiklere dönüştürdük ve kemikleri etle donattık. Sonra da onu farklı bir yaratık haline getirdik[2*]. Yaratanların en güzeli[3*] olan Allah, bereketin ve iyiliğin kaynağıdır."
🔴 Aynı meal yazarı HALÂKA fiiline bu ayette "bir şeyi bir şey'den yaratma" manası vermiştir. Ama bir şey'den diğer bir şey'in yaratılmasına bakılırsa, sonraki yaratmaların, hep ÖNCEKİLER ÜZERİNE bina edildiği görülecektir.
🔴 İlk yaratılan şey NUTFE'dir ve bu nutfe'den ALAKA yaratılmıştır. Ama sonradan yaratılan ALAK, önceki NUTFE'nin bütün özelliklerini bünyesinde taşımaktadır ve hatta temelinde önceki halin olduğu bellidir. Daha sonra ALAKA'dan MUDĞA yaratılmıştır.. Mudğa bünyesinde hem NUTFE'nin hem de ALAKA'nın bütün özelliklerini taşımaktadır. Yani Mudğa'ya bakan biri, onun önceki halinin ALAKA, ondan önceki halinin de NUTFE olduğunu rahatlıkla görür ve anlar. Bir taşı domatese çevirmek asla ve asla HALÂKA değildir, bu olsa olsa SİHİR olur!
🔶 Şimdi, diyelim ki, İsa çamurdan bir kuş yaptı ve ona üfleyerek canlı bir kuş haline getirdi. O kuşu alıp inceleyen biri, o kuşun yumurtadan çıktığını mı düşünür, yoksa çamurdan kuşa mı dönüştüğünü?…
🔴 Ama Müminun Suresi'nde geçen HALÂKA fiillerinin izini süren biri, İNSANIN O AŞAMALARDAN GEÇEREK son haline geldiğini hem anlar hem de İSPATLAR.
🔴 Lâkin meal yazarları kendi akıllarına kelimeleri kurban ederek, OLMAYACAK MANALARLA işi sulandırmaktadır. Bu kişiler, bir de verdikleri meallerine, sanki kelimeleri umursuyorlarmış gibi dipnot düşünce, ciddiyetsizliğin dibini bulmaktalar…Madem, meallerinize dipnotlar düşecek kadar kelimeleri umursuyorsunuz, peki NEDEN HEM MÜZEKKER, HEM DE MÜENNES GELEN KELİMEYE UMURSAMADAN AYNI MANAYI VERİYORSUNUZ?..
🔴 Bugün konu yaptığımız bu iki ayeti açıklamak elbette ki çok detaylı bir çalışma gerektirmektedir. Çünkü bu mevzu sadece İsa'nın mucize göstermesi ile alakalı değil, Yüce Allah'ın bütün ilkeleri ile alakalı bir konudur
🔴 Fakat kısaca belirtelim ki; ORTADA NE DİRİLEN BİR ÖLÜ, NE SAÇLARI ÇIKAN BİR KEL, NE GÖZLERİ GÖREN BİR KÖR, NE DE KUŞA DÖNÜŞEN ÇAMURDAN BİR HEYKEL VARDIR!
🔴 (İsa'nın babasız doğumu) EVET OLAĞAN ÜSTÜDÜR, AMA TABİAT'TA KARŞILIĞI VAR OLAN BİR ŞEYDİR. YANİ İMKANSIZ DERECESİNDE OLAĞAN ÜSTÜ DEĞİLDİR.
🔴 Hatta buna olağanüstü değil SIRADIŞI denmesi daha uygundur. Tek başına babasız doğmak olağanüstü değil sıradışıdır. Ama hem babasız doğmak, hem çamurdan kuşa can vermek, hem ölüleri diriltmek hem de ölmeyip göğe yükselmek artık bambaşka bir şeydir. Babasız doğum bunlarla beraber olunca anlam bambaşka hale geliyor.
🔴 Tabiatta herhangi bir karşı cins müdahalesi olmadan üreyen binlerce canlı var, bunun olağanüstü bir tarafı yok…nasıl ki herkes ikiz, üçüz, dördüz, beşiz, altız, yediz (bunların hepsi oldu) olağan ama sıradışı ise, BABASIZ DOĞMAK DA OLAĞAN AMA SIRADIŞIDIR.
🔴 Doğuştan kör olan KÖRDÜR, ama doğuştan gelen tedavi edilebilir göz kusurları yüzünden göremeyenler zaten KÖR değildir.
🔴 "Allah'ın izni olursa farklı" söyleminden sonra devam etmek anlamsızdır..Allah'ın izni olsa başımızın yerinde ayaklarımız ayaklarımızın yerinde başımızı elbette olur…ama ALLAH'IN BÖYLE BİR İZNİ VERMEK GİBİ BİR İLKESİ VAR MI?..asıl soru bu.
🔴 Doğru soru; "YÜCE ALLAHIN İLKELERİ ARASINDA ÖLÜYÜ DİRİLTME İZNİ VERMEK GİBİ BİR İLKESİ VAR MI?" sorusudur. Böyle bir soru, verilen örneği, örnek veren kişinin anlamadığını gösterir; bir elmanın içinde şeker olduğunu tespit etmek, o elmanın içindeki şekeri yaratmak değildir
🔴 Bir yerde MÜENNES ZAMİR diğer yerde MÜZEKKER ZAMİR kullanıldığı gösterilmesine ve iki şey'in aynı şey olmaması gerektiğine dair ortaya konan delili hiçe sayarak hala "İSA DİRİLTİR Mİ, DİRİLTMEZ Mİ?" tartışmasına girmek bence DELİLLERİ HİÇE SAYARAK MEALLERİN DOĞRU OLDUĞUNU KABUL ETMEKTİR.
🔴 YANİ O "ZAMİR" HİÇ ÖNEMLİ DEĞİLDİR!
🔴 Bir daha hatırlayalım, verilen bu meallere göre İSA(as);
- BABASIZ doğdu,
- beşikte bebekken KONUŞTU,
- beşikte bebekken NEBİ oldu
- beşikte bebekken KİTAP verildi,
- çamurdan kuşlara CAN verdi,
- körlerin GÖZÜNÜ açtı,
- kellerin SAÇINI çıkardı,
- ölüleri DİRİLTTİ,
- evde pişen YEMEKLERİ bildi,
- evde BİRİKTİRİLEN yiyecekleri bildi
- ÖLMEDİ ve GÖĞE ÇIKTI…
🔴 Bu kadar özellik bir arada olunca, bu (hâşâ) İLAHLIK ÖZELLİĞİ olur!
🔴 Açıkça ifade edelim ki İsa(as);
- tabiatta binlerce örneği olduğu gibi babasız olarak sıradışı bir doğumla doğdu,
- beşikteyken konuşmadı,
- nebi oluşu soyla alakalı,
- verilen kitap değil ilke,
- ölüleri diriltmedi,
- körlerin gözünü açmadı,
- çamur kuşlara can vermedi,
- kellere saç ekmedi
- ve her can gibi ÖLDÜ!…
🔴 Şimdi size "İSA BEŞİKTEYKEN KONUŞMADI" dediğimizde, hemen şu ayetler aklınıza gelecek ve itiraz edeceksiniz;
🔷 Meryem 19/29-30
"Bunun üzerine Meryem çocuğa işaret etti. Dediler ki 'Beşikteki çocukla nasıl konuşalım?'. Çocuk şöyle dedi: "Ben Allah'ın kuluyum. O, bana kitap verecek ve beni nebi yapacaktır"
🔴 Size "İSA BABASIZ DOĞDU, BU DA OLAĞANÜSTÜ BİR DOĞUM DEĞİL, OLAĞAN AMA SIRADIŞI BİR DOĞUMDUR" dediğimizde ise, hemen karşımıza "BİZ İNSANI DÖLLENMİŞ YUMURTADAN YARATTIK"(İnsan.2) ayetlerini getireceksiniz.
🔴 Size, "İSA ÖLDÜ" diyeceğim, siz karşıma Ali İmran.55 ve Nisa.157 ayetlerini dikeceksiniz. Sonra kalkıp "Allah izin verirse İsa elbette ölüyü diriltir" diye itiraz edeceksiniz!… İYİ YA, BENDE ACABA "ALLAH'IN BÖYLE BİR İZİN VERME İLKESİ VAR MI?" ONU ANLAMAYA ÇALIŞIYORUM?…
- Acaba hakikaten bir kadından, hem de erkesiz bir çocuk yaratma ilkesi var mı?
- Acaba beşikteyi bebeyi konuşturma ilkesi var mı?
- Acaba beşikteki bebeyi nebi yapıp kitap verme ilkesi var mı?
- Acaba bir resule ölüleri diriltme, çamur kuşlara can verme izni vermek gibi bir ilkesi var mı?
- Acaba bir resûlü öldürmeyip göğe kaldırma ilkesi var mı?…
"Allah isterse elbette bu izinleri verir" demek, soruların karşılığı değildir.
🔴 Mesela, Yüce Allah'ın bir kadına bir batında 7 çocuk doğurtması olağan bir şey midir?…Bir şeye OLAĞAN demek, varlık içinde olması mümkün demektir. Bir şeye olağanüstü demek, varlık içinde olması mümkün olmayan demektir. Bir kadının erkeksiz doğum yapması varlık içinde OLMAYAN bir şey değildir… Şu an bile etrafımızda bulunan binlerce canlı karşı cinsi olmadan üremektedir. Örnek, Komodı Ejderi, Bahçe Biti, birçok balık türü….
🔴 Yeryüzünde kendi kendini dölleyecek şekilde yaratılmış milyonlarca kadın vardır. Hatta bunların büyük çoğunluğu kendi durumlarından kendileri haberdar değildir. (https://www.hurriyet.com.tr/aile/bakireler-hamile-kalirmi-429405)
🔴 Yüce Allah insan türünü ERKEĞİ OLMAYAN KADINDAN (Nefsi Vahide) türetmiştir.
🔴 Demek ki Yüce Allah'ın, bir kadından/dişil varlıktan, karşı cins/eril varlık olmadan bir çocuk yaratma İLKESİ, hem insan türü için hem de başka canlı türleri için vardır ve bu ilkeye her dönemde şahit olmak mümkündür. Bunda bir OLAĞANÜSTÜ'lük yoktur..OLAĞAN dır ama SIRADAN değildir. ÇÜNKÜ bu Yüce Allah'ın her daim yaptığı ve herkese bir ilke olarak belirlediği bir şey değildir. Nasıl ki babasız bir çocuk meydana getirmek SIRADIŞI ise, bir batında İKİZ, ÜÇÜZ, DÖRDÜZ, BEŞİZ yaratmak da SIRADIŞIDIR.
🔴 Bu durumda Nisa.1'e "SİZİ BİR/1 NEFİSTEN YARATTI" manası verilmesi imkansızdır. Doğrusu "SİZİ EŞİ OLMAYAN(DİŞİL) TEK NEFİSTEN YARATTI" olmalıdır.
🔴 Ayetteki NEFS kelimesi, sadece AKILLI VARLIKLAR için kullanılır. Dolayısıyla ayetin öncesinde EY İNSANLAR dediğine göre, burada kast olunan NEFS insan ile alakalı olmak zorundadır. İnsan türüne baktığımızda sadece İKİ TANE NEFS VARDIR. KADIN ve ERKEK.
🔴 Ayette hem kelime, hem vahidetin sıfatı, hem de ilerideki ZAMİRLER MÜENNES olduğuna göre, o NEFS MÜENNES/DİŞİL, YANİ KADIN NEFSİDİR!
🔴 Dilim döndüğünce "HERMOFRADİT ne demektir?" anlatmaya çalışayım. (Şu an İngiltere'de sperm bankasına ihtiyaç duyulmadan, kocası kısır olan kadınların kendi hücrelerinden sperm üretilip, kadının kendi kendini döllemesi işlemi başarıyla uygulanıyor)
🔴 Halk dilinde ÇİFT CİNSİYET şeklinde adlandırılan HERMOFRADİA şu iki şekilde olmaktadır;
1-YALANCI HERMOFRADİA
Erkek ve kadın cinsel organlarının hemen altında veya hemen üstünde ikinci bir cinsel organı andıran bir oluşum bulunur. Bunların iç organlarla ve özellikle üreme organı ile hiç bir bağlantısı yoktur ve sadece deri üstüdür.
2-HAKİKİ HERMOFRADİA
Erkekte ve kadında farklıdır ve bu da ikiye ayrılır;
2-1) DIŞTAN ANLAŞILAN HERMOFRADİA
Tıpkı yalancı Hermofradia da olduğu gibi, cinsel organların hemen altında veya üstünde ikinci bir cinsel organı (kadında erkek, erkekte kadın) andıran bir belirti olur, ama bu belirtinin üreme organları ile kesin bağlantısı bulunur.
2-2) DIŞARIDAN ANLAŞILMAYAN HERMOFRADİA
Bizzat kişinin kendisi tarafından bile bilinmesi çok zor olan bu hermofradia çeşidi, kadında farklı erkekte farklıdır:
2-2-1) ERKEK hermofraditler tıpkı kadınlar gibi RAHİM sahibi olurlar. Hatta bunlarda da AYBAŞI hali olur ve düzensiz kanamalar görülür…Yani erkek olan hermofraditler dışarıdan görünmese bile hermofradit olduğunu anlarlar. AMA bunlar rahim sahibi diye "çocuk doğurabilirler" gibi bir sonuca çıkmamak gereklidir. Çünkü rahim sahibi olmak ile ÜREME organlarının tamamına sahip olmak aynı şey değildir. Erkek hermofraditlerde KADIN YUMURTALIĞI ve yumurtalar, FALLOPİ TÜPÜ denilen üreme kanalı ve o üreme organın bağlı bulunduğu diğer vücut organları yoktur. Bundan dolayı onların hamile kalması gibi bir durum imkansızdır. Zaten, hamilelik sadece RAHİM İLE ALAKALI bir durum değildir. O tüm hücrelerle ve hatta beyinle alakalı bir durumdur. Yani kadının kadınlığı sadece rahim sahibi olması değil, TÜM HÜCRELERİNİN kadın olması ile alakalıdır
2-2-2) Kadınlarda da dışarıda herhangi bir belirtisi olmayan bir şeydir…Kadın hem erkek hem de kadın yumurtalığına sahiptir. Şartlar doğru bir şekilde oluştuğunda bu kadın KENDİ BAŞINA HAMİLE KALABİLİR. Yani kendi kendisini dölleyebilir. Bugün tespit edilen 7 milyondandan daha fazla HEMOFRADİA vakası vardır. 1955 ten bu yana kendi başına doğum yapan HERMOFRADİT sayısı 25 tir…Bu sayı kimseyi aldatmasın. Bu sadece litaratüre geçendir. Doktorlar elbetteki bu sayılar konusunda daha isabetli şeyler söylerler.
🔴 KUR'AN'DA BU HERMOFRADİLARA "ÜNSA" adı VERİLMİŞ VE ONLAR İÇİN BİR MİRAS HUKUKU BİLE BELİRLENMİŞTİR.
🔴 Yani Kur'an'ın konu edindiği tek HERMOFRADİT Meryem değildir. Bu konu Kur'an'da sanıldığından çok daha geniş boyutlarda ele alınmıştır. Ama hep olduğu gibi kelimelere verilen anlamlar konuların tamamen kaybolmasına neden olmuştur.
🔴 ÜNSA, NİSA, NİSVE, İMRAET… kelimeleri hep KADIN olarak çevrilmiştir…oysa bu kelimeler farklı kelimelerdir ve küçücük de olas aralarında bir anlam farkı olması gerekmektedir."
Ramazan Demir / 14 Ekim'20
Orijinal belgeyi (PDF) burada görüntüle
Bu içerikle ilgili sorunuzu, düzeltmenizi veya önerinizi iletin. Bildirim doğrudan ekibimize ulaşır, sayfada yayınlanmaz.