وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ
Meal
Andolsun, Zikir’den (Tevrat’tan) sonra Zebûr’da11 da, “Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır” diye yazmıştık.
Ayette geçen kelimeler ve Arapça gramer bilgileri. Bir kelimeye tıkla, ayrıntıyı aç.
Kaynaklar:
İlişkili kavramlar
Arz (yeryüzü)
İbrâhîm
Kâbe
Sâlih
Tevârüs (miras)
Zebûr
Zikir
Müellifin kendi meali · 1
O 'ARD'A SÂLİH KULLARIM VÂRİS OLABİLİR (sâlih olmayanlar değil) diye 'Zikr'in ardından 'ez-zebûr'da da yazdık.
Alıntıladığı mealler · 2
Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık.
TDV (Diyanet Vakfı) meâli
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Nisâ 34. Âyeti Bağlamında Kutsanmış Dayak
güven 0,95
Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık.
Bu içerikle ilgili sorunuzu, düzeltmenizi veya önerinizi iletin. Bildirim doğrudan ekibimize ulaşır, sayfada yayınlanmaz.
Nisâ 34. Âyeti Bağlamında Kutsanmış Dayak
güven 0,95
Müellifin meali
Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık.
Müellife göre yeryüzü mirasına lâyık görülen sâlihler ne sadece erkekler ne de kendini keyfî olarak "iyi" sayan kişiler olabilir.
Enbiyâ 21/105 … Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık. (TDV meâli) Bu kadar büyük bir mirasa lâyık görülen ‘Sâlihler' her hâl ve durumda hem sadece erkekler hem de hiçbir ilke gözetmeden kendilerini “iyi” olarak tanımlayan kişiler olmasa gerektir.Kaynağa git
Nisa 34 – Saliha Kadın – 4
güven 0,90
Müellifin meali
Andolsun Zikir'den sonra Zebur'da da: «Yeryüzüne iyi kullarım vâris olacaktır» diye yazmıştık.
'Sâlihûn'un herkesin kendini iyi sayması anlamına gelmeyecek dar bir kavram olduğuna delil.
وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَKaynağa git
Müellifin meali
O 'ARD'A SÂLİH KULLARIM VÂRİS OLABİLİR (sâlih olmayanlar değil) diye 'Zikr'in ardından 'ez-zebûr'da da yazdık.
Müellif önce yaygın meali ('yeryüzüne sâlih kullarım vâris olacak') aktarır, sonra 'el-ard'a 'yeryüzü' değil belirli bir yer (Mescid-i Harâm) anlamı vererek kendi okumasını verir; ayrıca 'yeriśuhâ'yı 'vâris olacak' değil 'vâris olabilir' şeklinde imkân/hak bildiren bir ifade olarak okur.
وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ أَنَّ الْأَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَKaynağa git
Notlarını görmek ve eklemek için giriş yap.
Giriş