اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ
Meal
Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).
Ayette geçen kelimeler ve Arapça gramer bilgileri. Bir kelimeye tıkla, ayrıntıyı aç.
Kaynaklar:
İlişkili kavramlar
"İllâ" (istisnâ edatı)
Akıl
Birr / iyilik (erdem)
Fesâhat / Belâgat (efsah)
Hak
Hak
Hakîkat
Hizb (taraftarlik)
İman / Mü'min
İman / Mü'min
İsm-i mevsûl (ilgi zamiri)
Kelime anlam değişimi (anlam kayması)
Kur'an'ın üslûbu
Sabır
Sabır
Sâlihât (sâlih olma hâli / itidal)
Sûre / âyet analizleri
Müellifin kendi meali · 2
O HAKKI BİRBİRLERİNE VASİYET EDERLER.
Sohbet Eder Gibi Bir Yazı
güven 0,80
İman eden, salih amelleri devam ettiren, sabrı ve hakkı vasiyet eden insanlık ziyanda değildir.
Kuran’la Anlamlı Olma Yönteminin Asılları
güven 0,80
Bu içerikle ilgili sorunuzu, düzeltmenizi veya önerinizi iletin. Bildirim doğrudan ekibimize ulaşır, sayfada yayınlanmaz.
Sohbet Eder Gibi Bir Yazı
güven 0,80
Müellifin meali
O HAKKI BİRBİRLERİNE VASİYET EDERLER.
Müellifin 'tevâsav bi'l-hak' terkibine verdiği kısmi meal. Ona göre 'tevâsav' müfâale babından olup 'bozulması teklif edilmeyen ve uyulması kesin zorunluluk olan şeyi şart koşmak' demektir; anlam alanı iki mümin değil tüm insanlıktır. 'El-Hak' ise 'O HAKİKAT', yani 'ilkeli açıklamalar'dır. Aynı âyetteki 'tevâsav bi's-sabr' için de sabrı 'iman, sâlihât ve el-hakkı ölçü almayı ısrarla sürdürmek' olarak tanımlar.
إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِKaynağa git
Kuran’la Anlamlı Olma Yönteminin Asılları
güven 0,80
Müellifin meali
İman eden, salih amelleri devam ettiren, sabrı ve hakkı vasiyet eden insanlık ziyanda değildir.
Müellif istisna cümlesini olumlu bir hüküm cümlesine çevirerek verir; âmenû, amilû's-sâlihât, tevâsav bi'l-hakk ve tevâsav bi's-sabr'ı kavramlaşmış fiiller ve sıfatlar olarak niteler.
إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِKaynağa git
Maide 90. Ayet Üzerine Bir İnceleme
güven 0,65
Müellif yalnızca sûreyi anar, âyet numarası vermez; ‘âmenû ve amilû’s-sâlihât’ ibaresi Asr sûresinde 3. âyettedir. Aktarılan, Taberî’nin ‘âmenû’ açıklamasıdır; müellifin kendi meali değildir.
Taberî, Asr sûresinin tefsirinde de aynı çizgiyi sürdürür ve ‘âmenû’yu “Allah’ı tasdik eden, birleyen ve O’na ikrar edenler” diye açıklar.Kaynağa git
Notlarını görmek ve eklemek için giriş yap.
Giriş