فَاَتَتْ بِه۪ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۜ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـٔاً فَرِياًّ
Translation
Then she brought him to her people, carrying him. They said, "O Mary, you have certainly done a thing unprecedented.
Words in the verse and their Arabic grammar. Click a word to open the detail.
Sources:
Related concepts
Bühtân
İştikak (türetim)
Meryem
Zinâ
Müellifin kendi meali · 1
Onu taşıyarak (veya söyleyeceklerini ona ezberleterek) kavmine geldi. 'Ey Meryem, şu kesin ki sen enteresan / sahte / çirkin / görülmemiş bir şey peydahlamışsın (işlemişsin / ortaya atmışsın).'
İftira Kelimesi Üzerine Bir Çalışma
güven 0.70
Quoted translations · 2
Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!
Çocuğu kucaklayıp halkına getirdi. Dediler ki 'Meryem! Kendini iğrenç bir hale düşürmüşsün.'
Send your question, correction or suggestion about this content. It goes directly to our team and is not published on the page.
İfk’ Kelimesi Üzerine Bir Çalışma
güven 0.85
Author's translation
Nihayet onu (kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!
Müellif 'feriyye'ye verilen iğrenç/tuhaf/acayip anlamlarını eleştirir; 'lekad' tahkîk edatı olduğu için cümle 'hakikaten de (söylendiği gibi senden beklenmeyen) çok şaşırtıcı bir şey yapmışsın' anlamındadır ve bu, Meryem hakkındaki zina söylentilerinin o gelmeden önce yayılmış olduğunu gösterir.
فَاَتَتْ بِهِ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْئًا فَرِيًّاGo to source
İki İsa mı var
güven 0.80
Author's translation
Çocuğu kucaklayıp halkına getirdi. Dediler ki 'Meryem! Kendini iğrenç bir hale düşürmüşsün.'
Müellif ŞEY'EN FERİYYE'nin 'iftira/uydurma' anlamında olması gerektiğini, mealin 'iğrenç bir hal' çevirisinin ayetle benzerliği olmadığını savunur.
فَاَتَتْ بِهٖ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُ قَالُوا يَا مَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْئًا فَرِيًّاGo to source
İftira Kelimesi Üzerine Bir Çalışma
güven 0.70
Author's translation
Onu taşıyarak (veya söyleyeceklerini ona ezberleterek) kavmine geldi. 'Ey Meryem, şu kesin ki sen enteresan / sahte / çirkin / görülmemiş bir şey peydahlamışsın (işlemişsin / ortaya atmışsın).'
'Feriyyâ' kelimesinin buradaki kullanımı için müellif açıkça 'kelimenin buradaki kullanımını anlamaya aklım yetmedi' der. İsfahânî bu kelime için 'büyük', 'tuhaf', 'düzme' anlamlarını aktarır.
lekad ci'ti şey'en feriyyâGo to source
Sign in to view and add your notes.
Sign in