وَلَمَّا فَتَحُوا مَتَاعَهُمْ وَجَدُوا بِضَاعَتَهُمْ رُدَّتْ اِلَيْهِمْۜ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مَا نَبْغ۪يۜ هٰذِه۪ بِضَاعَتُنَا رُدَّتْ اِلَيْنَاۚ وَنَم۪يرُ اَهْلَنَا وَنَحْفَظُ اَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَع۪يرٍۜ ذٰلِكَ كَيْلٌ يَس۪يرٌ
Translation
And when they opened their baggage, they found their merchandise returned to them. They said, "O our father, what [more] could we desire? This is our merchandise returned to us. And we will obtain supplies [i.e., food] for our family and protect our brother and obtain an increase of a camel's load; that is an easy measurement."
Words in the verse and their Arabic grammar. Click a word to open the detail.
Related concepts
Müellifin kendi meali · 6
Quoted translations · 4
Send your question, correction or suggestion about this content. It goes directly to our team and is not published on the page.
Metalarını açıp nakit sermayelerinin kendilerine iade edilmiş bulduklarında, “Ey babamız! Daha ne isteriz? Bu sermayemiz bize iade edilmiş, ailemizin geçimini sağlarız, kardeşimizi de korur, ölçeği bir deve fazlalaştırırız, bu ölçek azdır.Go to source
Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. “Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir” dediler. (DİB meali)Go to source
(12/65) Metalarını açıp nakit sermayelerinin kendilerine iade edilmiş bulduklarında, “Ey babamız! Daha ne isteriz? Bu sermayemiz bize iade edilmiş, ailemizin geçimini sağlarız, kardeşimizi de korur, ölçeği bir deve fazlalaştırırız, bu ölçek azdır.Go to source
Metalarını açıp nakit sermayelerinin kendilerine iade edilmiş bulduklarında, “Ey babamız! Daha ne isteriz? Bu sermayemiz bize iade edilmiş, ailemizin geçimini sağlarız, kardeşimizi de korur, ölçeği bir deve fazlalaştırırız, bu ölçek azdır.Go to source
(ehana) “kardeşimiz” (Yusuf 63 ve 65) dedikleri kardeşleri için, şimdi … “senin oğlun” demeye başlamışlardır. Onların bu iki yüzlü tavrı sure boyunca devam etmiştir.Go to source
Çuvaldaki paranın Yusuf’u köle olarak sattıklarında elde ettikleri para olduğunun bir başka delili de ayette geçen … “ölçeği bir deve fazlalaştırırız” ibaresidir.Go to source
Kendi yükleri arasına nasıl girdiğini bilmedikleri paraları bulduklarında … “Ey babamız daha ne isteriz, bu sermayemiz bize geri çevrilmiş” demişler, o paranın oraya nasıl girdiğini bilmeseler bile kendi aralarından hiç kimseyi hırsızlıkla suçlamamışlardır.Go to source
Nitekim ilk gelişlerinde babalarının yanına vardıklarında paralarını bulmaları şöyle ifade edilmişti … “metalarını açtıklarında nakit sermayelerini kendilerine geri verilmiş buldular.”Go to source
Yüklerini açınca sermayelerinin (Bidaalarının) kendilerine iade edildiğini gördüler. Dediler ki "Ey babamız! Daha ne isteriz; işte sermayemiz (Bidaa'mız), o da iade edilmiş. Ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz, bir deve yükü de fazla alırız. Bu tahsisat bize azdır."Go to source
Nitekim 65.ayette bu kardeşin bahsedilme sebebi açıklanmaktadır.… “kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü daha fazla alırız. Çünkü bu ölçek bize azdır.” Bu durumda Yusuf parayla satmasına rağmen, tahılı her önüne gelene değil, ailedeki fert sayısına göre dağıtmaktadır.Go to source
Oğulların yüklerini bile indirmeden babalarını ikna etmeye giriştikleri daha sonra gelecek 65. ayette geçen … "metalarını açtıklarında sermayelerini olduğu gibi kendilerine geri verilmiş olarak buldular" cümlesinden anlaşılmaktadır.Go to source
Sign in to view and add your notes.
Sign in