فَلَمَّا دَخَلُوا عَلَيْهِ قَالُوا يَٓا اَيُّهَا الْعَز۪يزُ مَسَّنَا وَاَهْلَنَا الضُّرُّ وَجِئْنَا بِبِضَاعَةٍ مُزْجٰيةٍ فَاَوْفِ لَنَا الْكَيْلَ وَتَصَدَّقْ عَلَيْنَاۜ اِنَّ اللّٰهَ يَجْزِي الْمُتَصَدِّق۪ينَ
Übersetzung
Als sie (wieder) bei ihm eintraten, sagten sie: O hoher Herr, Unheil ist uns und unseren Angehörigen widerfahren. Und wir haben (nur) Ware von geringem Wert gebracht. So gib uns (dennoch) volles Maß und gib (es) uns als Almosen. Allah vergilt denjenigen, die Almosen geben.
Wörter im Vers und ihre arabische Grammatik. Klicke ein Wort, um das Detail zu öffnen.
Verwandte Begriffe
Müellifin kendi meali · 2
Zitierte Übersetzungen · 4
Senden Sie Ihre Frage, Korrektur oder Ihren Vorschlag zu diesem Inhalt. Sie geht direkt an unser Team und wird nicht auf der Seite veröffentlicht.
Yûsuf’un yanına girdiklerinde, “Ey o en üstünlere mensup olan! Bize ve ehlimize o darlık yapıştı. Değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükâfatlandırır” dediler.Zur Quelle
(12/88) Yûsuf’un yanına girdiklerinde, “Ey o en üstünlere mensup olan! Bize ve ehlimize o darlık yapıştı. Değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükâfatlandırır” dediler.Zur Quelle
Zaten üçüncü defa Yusuf’un karşısına çıkanlar ona “Ey Aziz” (Yusuf 88) demişlerdir. Yani “melik” kelimesinden Yusuf’un kast edilmediği, bildiğimiz Mısır kralının kast edildiği anlaşılmaktadır.Zur Quelle
Bunun üzerine (Mısır’a dönüp) Yûsuf’un yanına girdiklerinde, “Ey güçlü vezir! Bize ve ailemize darlık ve sıkıntı dokundu. Değersiz bir sermaye ile geldik. Zahiremizi tam ölç, ayrıca bize sadaka ver. Şüphesiz Allah, sadaka verenleri mükâfatlandırır” dediler (DİB meali).Zur Quelle
Nitekim 88. ayette üçüncü defa karşısına çıktıkları Yusuf’a hitap ederken “Ey Aziz” demişlerdir.Zur Quelle
onlar ne Yusuf’u soruşturmuş ne de tekrar karşısına çıktıkları Yusuf’a alıkonulan kardeşlerinin akıbetini hiç sormamışlardır (87 ve 88 ayetler).Zur Quelle
sanki hiçbir şey yaşamamışlar gibi kalkıp “Ey Aziz! Ailemize sıkıntı dokundu, buraya az bir sermaye ile geldik ama sen tahılı bize tam ver sadakan olsun, Allah sadaka verenlerin karşılığını verir” (Yusuf 88) şeklinde konuşmuş ve resmen sadaka istemişlerdir.Zur Quelle
Zaten kıssanın ilerleyen bölümlerinde kardeşler Mısır’a son gelişlerinde bunu açıkça ifade etmektedirler. … “Darlık bizi ve ehlimize dokundu.”Zur Quelle
Melde dich an, um deine Notizen zu sehen und hinzuzufügen.
Anmelden