فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِـعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
Übersetzung
Als sie zu ihrem Vater zurückkamen, sagten sie: O unser Vater, ein (weiteres) Maß ist uns verweigert worden. Darum lasse unseren Bruder mit uns gehen, so bekommen wir ein (weiteres) Maß zugeteilt; wir werden ihn fürwahr behüten.
Wörter im Vers und ihre arabische Grammatik. Klicke ein Wort, um das Detail zu öffnen.
Verwandte Begriffe
Müellifin kendi meali · 3
Zitierte Übersetzungen · 3
Senden Sie Ihre Frage, Korrektur oder Ihren Vorschlag zu diesem Inhalt. Sie geht direkt an unser Team und wird nicht auf der Seite veröffentlicht.
Onlar, babalarına döner dönmez, “Ey babamız! O ölçek bizden men edildi, Artık kardeşimizi bizimle gönder ki ölçüp alalım, Onun koruyucuları kesinlikle biziz.Zur Quelle
(12/63) Onlar, babalarına döner dönmez, “Ey babamız! O ölçek bizden men edildi, Artık kardeşimizi bizimle gönder ki ölçüp alalım, Onun koruyucuları kesinlikle biziz.Zur Quelle
Onlar, babalarına döndüklerinde, "Ey babamız! Bize artık zahire ölçeği verilmeyecek. Kardeşimizi bizimle gönder ki zahire ölçeği alalım. Onu biz elbette koruruz" dediler. (DİB meali)Zur Quelle
Babalarını, küçük kardeşlerini kendileri ile beraber Mısır’a göndermeye ikna etme girişimlerinde … (ehana) “kardeşimiz” (Yusuf 63 ve 65) dedikleri kardeşleri için, şimdi … “senin oğlun” demeye başlamışlardır.Zur Quelle
63. ayette daha yüklerini açmadan ve yüklerinin içindeki sermayeyi bile bulmadan, babalarını ikna etmek için dil dökmeye başlamışlardır. Yani onların Mısır'a geri dönmelerinde sermayelerinin onlara geri döndürülmesinin hiçbir etkisi yoktur, çünkü zaten bunu çok istemektedirler.Zur Quelle
Onlar, babalarına döner dönmez, "Ey babamız! O ölçek bizden men edildi, Artık kardeşimizi bizimle gönder ki ölçüp alalım, Onun koruyucuları kesinlikle biziz.Zur Quelle
Yani oğullarının Yusuf ve kardeşine hiçbir zaman ilgi göstermediklerini, onun yanında “kardeşimiz” demelerinin yalan oluşunu, “elbette biz onun iyiliğini isteyenleriz” (Yusuf 11) veya “kesinlikle biz onun koruyucularıyız” (Yusuf 12 ve 63) demelerinin kendisini aldatmak için söylenmiş laflar olduğunu, yani kısacası onların münafık olduğunu tamamen anlamıştır.Zur Quelle
Para bulunmadan önce kendisini ikna etmeye çalışan oğullarına inanmakta tereddüt gösteren Yakup, onların “kardeşimizi bizimle göndermezsen bize tahıl verilmeyecek” sözlerinin gerçek olduğuna ilk söylemlerinde tam olarak inanması mümkün değildir.Zur Quelle
Bu yüzden Mısır'dan döner dönmez ve hatta daha yüklerini bile açmadan "Ey babamız! Bize artık zahire verilmeyecek. Kardeşimizi bizimle gönder ki zahire alalım. Kesinlikle biz elbette onun yeminle koruyucularıyız" diyerek babalarını, küçük kardeşlerini kendileriyle Mısır'a göndersin diye ikna etmeye başlamışlardır.Zur Quelle
Melde dich an, um deine Notizen zu sehen und hinzuzufügen.
Anmelden