وَقَالَ لِفِتْيَانِهِ اجْعَلُوا بِضَاعَتَهُمْ ف۪ي رِحَالِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَعْرِفُونَـهَٓا اِذَا انْقَلَـبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Übersetzung
Und er sagte zu seinen Burschen: Steckt ihre (Tausch)ware (zurück) in ihr Gepäck, so daß sie sie (wieder)erkennen, wenn sie zu ihren Angehörigen zurückgekehrt sind, auf daß sie wiederkommen mögen.
Wörter im Vers und ihre arabische Grammatik. Klicke ein Wort, um das Detail zu öffnen.
Verwandte Begriffe
Müellifin kendi meali · 5
Zitierte Übersetzungen · 4
Senden Sie Ihre Frage, Korrektur oder Ihren Vorschlag zu diesem Inhalt. Sie geht direkt an unser Team und wird nicht auf der Seite veröffentlicht.
(Yûsuf) Yardımcılarına dedi ki: “Nakit sermayelerini yolculuk yüklerinin içine sokuşturun. Ailelerine geri döndüklerinde umulur ki onlar onu tanırlar da belki onlar (yapmayı düşündüklerinden) vaz geçerler.Zur Quelle
(12/62) (Yûsuf) Yardımcılarına dedi ki: “Nakit sermayelerini yolculuk yüklerinin içine sokuşturun. Ailelerine geri döndüklerinde umulur ki onlar onu tanırlar da belki onlar (yapmayı düşündüklerinden) vaz geçerler.Zur Quelle
Yûsuf, adamlarına dedi ki: "Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun. Umulur ki ailelerine varınca onu anlarlar da belki yine dönüp gelirler. "(DİB meali)Zur Quelle
Yûsuf, adamlarına dedi ki: “Onların ödedikleri zahire bedellerini yüklerinin içine koyun. Umulur ki ailelerine varınca onu anlarlar da belki yine dönüp gelirler.”(DİB meali)Zur Quelle
Şimdi ele aldığımız ayetlere öngördüğümüz manayı verip bir sonraki bölüme geçelim. … (62) (Yûsuf) Yardımcılarına dedi ki: "Nakit sermayelerini yolculuk yüklerinin içine sokuşturun. Ailelerine geri döndüklerinde umulur ki onlar onu tanırlar da belki (yapmayı düşündüklerinden) vaz geçerler.Zur Quelle
Daha önceki ayetlerde Yusuf'un onların sermayelerini yüklerinin içine geri koymasının amacının onları Mısır'a döndürmek olmadığını belirtmiştik. İşte bu ayette oğullar yüklerinin içindeki parayı bulmadıkları ve hatta yüklerini açmadıkları halde döner dönmez babalarını ikna etmeye girişmişler, onu kendileri ile göndermeye ikna etmeye başlamışlardır bile.Zur Quelle
Bu kelime … (r+h+l) kök harflerinden türemiştir ve Kur’an’da 3 tanesi Yusuf suresinde 1 tanesi Kureyş suresinde olmak üzere 4 defa geçmektedir. Kelime Tüm kullanımlarında isim olarak geçmektedir.Zur Quelle
62. ayette Yusuf, kardeşlerin paralarını yüklerinin içine koymaktadır. Onların tahılın içine konulmuş bu parayı bulmaları ancak babalarının yanına döndüklerinde ve yüklerini açtıklarında mümkün olmuştur. Eğer onlar tahıl çuvallara doldurulurken, çuvallar yolculuğa hazır hale getirilirken ve hayvanlara yüklenirken orada olmuş olsalardı elbette ki yüklerinin içine paralarının geri konulduğunu fark ederlerdi.Zur Quelle
Bu yüzden bu ibarenin “belki tanırlar” şeklinde, Yusuf ve kardeşlerinin bildiği, tanıdığı o “sayılı dirhemleri” kastetmiş olması daha isabetlidir.Zur Quelle
Meallerin bu ibareyi “belki onun farkına varırlar” şeklinde çevirmesi isabetli değildir.Zur Quelle
Yusuf’un ilk defa parayı koyduğu yer 62. ayette ْرِحَالِهِم فِي ْبِضَ اعَتَهُم اجْ عَلُوا “sermayelerini deve yüklerinin içine sokuşturun” cümlesiyle ifade edilmişti.Zur Quelle
Mesela Yusuf'un kardeşleri zahire almak için yanlarında getirdikleri bidaaten kelimesiyle ifade edilmiştir. Fakat bu öyle bir şeydir ki Yusuf bidaaten kelimesiyle ifade edilen sermayeyi zahirenin içine koymuştur. Yusuf emrindeki gençlere dedi ki "Sermayelerini (Onların bidaalarını) yüklerinin içine koyun, ailelerine dönünce onun kendi sermayeleri olduğunu belki anlarlar. Bakarsınız tekrar gelirler."Zur Quelle
Melde dich an, um deine Notizen zu sehen und hinzuzufügen.
Anmelden