قَالَ مَا خَطْبُكُنَّ اِذْ رَاوَدْتُنَّ يُوسُفَ عَنْ نَفْسِه۪ۜ قُلْنَ حَاشَ لِلّٰهِ مَا عَلِمْنَا عَلَيْهِ مِنْ سُٓوءٍۜ قَالَتِ امْرَاَتُ الْعَز۪يزِ الْـٰٔنَ حَصْحَصَ الْحَقُّۘ اَنَا۬ رَاوَدْتُهُ عَنْ نَفْسِه۪ وَاِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِق۪ينَ
Übersetzung
Er sagte: Was war da mit euch, als ihr versuchtet, Yusuf zu verführen? Sie sagten: Allah behüte! Wir wissen nichts Böses gegen ihn (anzugeben). Die Frau des hohen Herrn sagte: Jetzt ist die Wahrheil ans Licht gekommen. Ich habe versucht, ihn zu verführen. Und er gehört fürwahr zu den Wahrhaftigen.
Wörter im Vers und ihre arabische Grammatik. Klicke ein Wort, um das Detail zu öffnen.
Verwandte Begriffe
Müellifin kendi meali · 4
Zitierte Übersetzungen · 3
Senden Sie Ihre Frage, Korrektur oder Ihren Vorschlag zu diesem Inhalt. Sie geht direkt an unser Team und wird nicht auf der Seite veröffentlicht.
Kral (kadınlara), hani siz Yusuf’un nefsi hakkında bir soruşturma yapıyordunuz son durumunuz nedir? dedi. (Kadınlar) “Biz onun aleyhinde (tasarladığı) herhangi bir kötülük öğrenemedik, Allah için o (isnadımızdan) uzaktır.” dediler Aziz kadın dedi ki: “Nihayet! Sonunda gerçek ortaya çıktı. Ben zaten onun hakkında soruşturma yapmıştım ve kesinlikle o elbette ki sadıklardan biridir.Zur Quelle
(12/51) Kral (kadınlara), hani siz Yusuf’un nefsi hakkında bir soruşturma yapıyordunuz son durumunuz nedir? dedi. (Kadınlar) “biz onun aleyhinde (tasarladığı) herhangi bir kötülük öğrenemedik, Allah için o (isnadımızdan) uzaktır.” dediler Aziz kadın dedi ki: “nihayet! sonunda gerçek ortaya çıktı. Ben zaten onun hakkında soruşturma yapmıştım ve kesinlikle o elbette ki sadıklardan biridir.Zur Quelle
Kral (kadınlara), hani siz Yusuf’un nefsi hakkında bir soruşturma yapıyordunuz son durumunuz nedir? dedi. (Kadınlar) “Biz onun aleyhinde (tasarladığı) herhangi bir kötülük öğrenemedik, Allah için o (isnadımızdan) uzaktır.” dediler Aziz kadın dedi ki; “Nihayet! sonunda gerçek ortaya çıktı. Ben zaten onun hakkında soruşturma yapmıştım ve kesinlikle o elbette ki sadıklardan biridir.”Zur Quelle
Bu açıklamalardan sonra ayette geçen … cümlesine “(Kral kadınlara) Dedi ki; hani siz bir zamanlar Yusuf’un nefsi hakkında soruşturma yapıyordunuz durumunuz nedir?” anlamının verilmesi daha isabetli olmalıdır.Zur Quelle
Kralın kadınlara “derdiniz ne idi” şeklinde bir soru sorması sanki onun geçmişte yaşanmış ve üstü kapatılmış bir olayı araştırıyormuş gibi bir anlam vermektedir. Eğer bu böyle olsaydı o zaman kralın bu üstü kapatılmış, kadınlar ve Yusuf arasında kalmış olayı sorması ve “neden ellerinizi kestiniz/çektiniz” demesi lazımdı.Zur Quelle
Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi. (DİB meali)Zur Quelle
Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.Zur Quelle
… hashase kelimesi aynı kökten türemiş bir kelimedir ve Kur’an’da sadece burada geçmektedir. Uzun süre gizli kaldıktan sonra ortaya çıkmak anlamındadır.Zur Quelle
Kral kadınları çağırmış, onlara Yusuf’a atılan iftirayı sormuş ve kadınlar da Yusuf hakkında bir kötülük bulamadıklarını söylemişlerdir. İşte bunun üzerine kral ikinci defa onu bana getirin demiş ama bu sefer dediklerine ilave olarak “onu özel danışmanım yapayım” demiştir.Zur Quelle
Kâle mâ ḣatbukunne iż râvedtunne yûsufe 'an nefsih(i)... enâ râvedtuhu 'an nefsihi veinnehu lemine-ssâdikîn(e)Zur Quelle
Melde dich an, um deine Notizen zu sehen und hinzuzufügen.
Anmelden