اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
الترجمة
Indeed, those who disbelieve - it is all the same for them whether you warn them or do not warn them - they will not believe.
الكلمات الواردة في الآية وقواعدها العربية. انقر كلمة لفتح التفاصيل.
المصادر:
المفاهيم ذات الصلة
Ahd-i Zikrî
İsm-i mevsûl (ilgi zamiri)
İsm-i mevsûl (ilgi zamiri)
İsrâiloğulları (Benî İsrâîl)
Kazâ ve Kader
Küfür
Küfür
Kur'an'ın üslûbu
Kur'an'ın üslûbu
Meal tenkidi
Nifak / münâfık
Sîga sadakati (kip/kalıp değiştirmeme)
Tefsir / Te'vîl
Tenâsüb (münâsebât)
Zamir mercii (âid tayini)
Müellifin kendi meali · 1
Senin onları uyarmış olmanın veya asla uyarmayacak olmanın aleyhlerinde eşit olup inanmayacaklar da kesinlikle inkar etmiş o kimselerdir.
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 1
güven 0٫90
ترجمات مقتبسة · 4
Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler
Kâfirleri/âyetleri görmezlikte direnenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez; inanıp güvenmezler.
Kâfirleri/âyetleri görmezlikte direnenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez; inanıp güvenmezler.
Şüphesiz ki kafir olanları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, iman etmezler.
Mehmet Okuyan Meali (yazida 2/7 ile birlikte aktarilmistir)
ترجمة اقتبسها/قيّمها المؤلف
Kalblerin Hatemi (Bakara 7)
güven 0٫80
أرسل سؤالك أو تصحيحك أو اقتراحك حول هذا المحتوى. يصل مباشرة إلى فريقنا ولا يُنشر على الصفحة.
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 1
güven 0٫95
ترجمة المؤلف
Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler
Metinde açıkça "(DİB meali)" etiketli. Müellif bu çeviriyi "sorunlu" bulur: "kâfir olanlar" diye isimleştirilen keferû aslında fiildir ve âyetin başındaki ellezîne ism-i mevsûlü dikkate alınmamıştır.
Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler (DİB meali).اذهب إلى المصدر
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫90
Müellif bu âyeti, Kur'an'ın ism-i mevsûlleri insan metinlerinden farklı bir mantıkla kullandığına örnek gösteriyor: ellezîne'nin mercii önceki beş âyette bulunmaz; Kur'an'da ism-i mevsûller âyetleri âyetlere bağlar ve bu bağlarda öncelik-sonralık yoktur.
İşte bunun için mesela Bakara suresinin ilk beş ayetinde müttakilerden bahsedilir, altıncı ayete gelindiğinde ise hemen َالَّذِين ellezine “onlar ki” şeklinde konuya bir giriş yapar. Oysa ismi mevsuller kendilerinden önce gelmiş marife bir ismin yerine kullanılırlar. Ama altıncı ayetin öncesine bakıldığında ilk beş ayette kafirleri gösterecek herhangi bir marife ismin geçmediği görülecektir.اذهب إلى المصدر
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 1
güven 0٫90
ترجمة المؤلف
Senin onları uyarmış olmanın veya asla uyarmayacak olmanın aleyhlerinde eşit olup inanmayacaklar da kesinlikle inkar etmiş o kimselerdir.
Müellifin ism-i mevsûlü dikkate alarak önerdiği karşılık; "vermeleri gerekirdi" ifadesiyle açıkça sahiplenilmiştir. Müellife göre âyetin başındaki ellezîne, önceki beş âyet kâfirlerden bahsetmediği için bu âyeti tüm Kur'an'a bağlamakta; kastedilen kişiler Kur'an'ın tamamında kâfir olarak tanıtılanlardır.
Eğer bu meali yapanlar ayetteki ism-i mevsulü dikkate alsalardı ayetin mealini "Senin onları uyarmış olmanın veya asla uyarmayacak olmanın aleyhlerinde eşit olup inanmayacaklar da kesinlikle inkar etmiş o kimselerdir." şeklinde vermeleri gerekirdi.اذهب إلى المصدر
İsmi Mevsullerin Kullanımına Dair
güven 0٫85
ترجمة المؤلف
Kâfirleri/âyetleri görmezlikte direnenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez; inanıp güvenmezler.
Müellife göre âyette birdenbire kullanılan 'ellezîne keferû' ism-i mevsûlünün öncesinde mercisi olmadığı için zamire/sıfat tamlamasına çevrilmesi adresi belli kelimeleri belirsizleştirmektedir.
İnne-lleżîne keferû sevâun ‘aleyhim eenżertehum em lem tunżirhum lâ yu/minûn(e)اذهب إلى المصدر
Kuran’ı Kronolojik Okumak 1
güven 0٫85
ترجمة المؤلف
Kâfirleri/âyetleri görmezlikte direnenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez; inanıp güvenmezler.
Müellif bu âyeti, 'innellezîne keferû' ifadesindeki ism-i mevsûlün karşılığının öncesinde bulunmamasıyla Kur'an'ın kronoloji-gramer çelişkisine örnek verir.
İnne-lleżîne keferû sevâun ‘aleyhim eenżertehum em lem tunżirhum lâ yu/minûn(e)اذهب إلى المصدر
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 1
güven 0٫80
Önceki bölümlerde işlenmiş örneğe atıf: Bakara 2/6'daki ism-i mevsul, kendisinden sonraki cümleyi tüm Kur'an'a bağlamaktadır. Bu bölümde âyetin meâli verilmemiş, yalnız sonuç hatırlatılmıştır.
Bakara 6. ayette kullanılan ism-i mevsulü örnek getirerek, ism-i mevsullerin kendisinden sonraki cümleyi tüm Kur’an’a bağladığı ortaya konulmuştu.اذهب إلى المصدر
Kalblerin Hatemi (Bakara 7)
güven 0٫80
ترجمة المؤلف
Şüphesiz ki kafir olanları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, iman etmezler.
Muellif bu ayetteki 'ellezine' ism-i mevsulunu 2/7'deki 'hum' zamirlerinin mercii olarak gosterir; ayrica iki ayet arasinda kurulan sebep-sonuc iliskisini (kufur sebep, muhurleme sonuc) reddeder.
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَاذهب إلى المصدر
سجّل الدخول لعرض ملاحظاتك وإضافتها.
تسجيل الدخول