وَجَٓاءَ اِخْوَةُ يُوسُفَ فَدَخَلُوا عَلَيْهِ فَعَرَفَهُمْ وَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ
الترجمة
And the brothers of Joseph came [seeking food], and they entered upon him; and he recognized them, but he was to them unknown.
الكلمات الواردة في الآية وقواعدها العربية. انقر كلمة لفتح التفاصيل.
المصادر:
المفاهيم ذات الصلة
İştikak (türetim)
Kıssa (anlatı)
Kur'an'ı Kur'an'la anlama
Meal tenkidi
Mısır
Sarf (sarf ilmi)
Sîga sadakati (kip/kalıp değiştirmeme)
Yûsuf
Müellifin kendi meali · 3
Yûsuf’un kardeşleri geldi, sonunda onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı. (İşte) Onlardı onun (Yusuf’un) kimliğini gizleyenler.
Yusuf Suresi (12. Sure) – Ayet Mealleri
güven 1٫00
Yûsuf’un kardeşleri geldi, sonunda onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı. (İşte) Onlardı onun (Yusuf’un) kimliğini gizleyenler.
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫95
Yûsuf’un kardeşleri geldi, sonunda onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı(İşte) Onlardı onun (Yusuf’un) kimliğini gizleyenler.
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫95
ترجمات مقتبسة · 1
(Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) meali
ترجمة اقتبسها/قيّمها المؤلف
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫95
أرسل سؤالك أو تصحيحك أو اقتراحك حول هذا المحتوى. يصل مباشرة إلى فريقنا ولا يُنشر على الصفحة.
Yusuf Suresi (12. Sure) – Ayet Mealleri
güven 1٫00
ترجمة المؤلف
Yûsuf’un kardeşleri geldi, sonunda onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı. (İşte) Onlardı onun (Yusuf’un) kimliğini gizleyenler.
Yûsuf’un kardeşleri geldi, sonunda onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı. (İşte) Onlardı onun (Yusuf’un) kimliğini gizleyenler.اذهب إلى المصدر
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫95
ترجمة المؤلف
Yûsuf’un kardeşleri geldi, sonunda onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı. (İşte) Onlardı onun (Yusuf’un) kimliğini gizleyenler.
“ve hüm lehu münkirûn” “onlar onu tanımadılar” değil “onun kimliğini gizleyenler” diye etken okunmuştur: kardeşler Yusuf’u tanımıyor değil, tanıdıklarını saklıyorlardır.
(12/58) Yûsuf’un kardeşleri geldi, sonunda onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı. (İşte) Onlardı onun (Yusuf’un) kimliğini gizleyenler.اذهب إلى المصدر
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫95
ترجمة المؤلف
Yûsuf’un kardeşleri geldi, sonunda onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı(İşte) Onlardı onun (Yusuf’un) kimliğini gizleyenler.
Bölüm sonunda, tahlilin sonucu olarak verilen müellif meâli. Ayırt edici nokta: munkirûn isim olarak okunmuş ve 'tanımıyorlardı' değil 'onun kimliğini gizleyenler' diye karşılanmıştır.
Ayetin mealinin aşağıdaki gibi olması daha isabetlidir.اذهب إلى المصدر
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫95
ترجمة المؤلف
(Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı
Bölüm başında, tahlilden önce verilen ve sonradan eleştirilen meâl; kaynağı (DİB meali) diye açıkça etiketlenmiştir. Müellifin itirazı 'tanımıyorlardı' karşılığınadır.
(Derken) Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yûsuf onları tanıdı, onlar ise Yûsuf’u tanımıyorlardı (DİB meali)اذهب إلى المصدر
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫90
Âyetin ikinci yarısına dair sarf itirazı: munkirûn isimdir, meallerdeki gibi fiil (tanımıyorlardı) diye çevrilemez; kelime kardeşlerin bir hareketini değil, içinde bulundukları hâli bildirir. Müellif n+k+r kökünden gizlemek, inkâr etmek, yadırgamak anlamlarını öne çıkarır. (Metindeki son cümlede 'bahsetmemektedir' dizgi hatası birebir korundu.)
Ayette isim olarak gelen bu kelimeye meallerde olduğu gibi “tanımıyorlardı” şeklinde fiil manası vermek doğru değildir. Kaldı ki, kıssanın anlatılış biçiminden onların Yusuf’u tanımamış oldukları zaten anlaşılmaktadır. Bu kelime onların bir hareketinden değil, içinde bulundukları bir halden bahsetmemektedir.اذهب إلى المصدر
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫90
Âyetin ilk yarısına dair kök tahlili: fe-arafehum, a+r+f kökünden gelir; bilmek, tanımak, idrak etmek, farkına varmak, ayırt etmek, belli olmak, tanıtmak, tarif etmek anlamlarını taşır.
Ayette geçen … fe arafehum (onları tanıdı) kelimesi … (a+r+f) kök harflerinden türemiştir ve Kur’an’da bu kökten türemiş 70 kelime bulunmaktadır.اذهب إلى المصدر
سجّل الدخول لعرض ملاحظاتك وإضافتها.
تسجيل الدخول