Müellifin kendi meali · 9
(Aziz kadın) dedi ki: “İşte siz busunuz ki; onun hakkında beni kınamıştınız. Andolsun, ben sadece kendisi hakkında onu sorgulamıştım ama o hep sustu, konuşmadı. Ama eğer ona emredeceğim şeyi yapmaz ise tutuklanacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin.”
(Aziz kadın) dedi ki: “İşte siz busunuz ki; onun hakkında beni kınamıştınız. Andolsun, ben sadece kendisi hakkında onu sorgulamıştım ama o hep sustu, konuşmadı. Ama eğer ona emredeceğim şeyi yapmaz ise tutuklanacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin.
(Aziz kadın) dedi ki: “İşte siz busunuz ki; onun hakkında beni kınamıştınız. Andolsun, ben sadece kendisi hakkında onu sorgulamıştım ama o hep sustu, konuşmadı. Ama eğer ona emredeceğim şeyi yapmaz ise tutuklanacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin.
ben (bu duruma) bir önlem alacağım eğer yapmayacaksa aşağılanmışlardan biri olsun diye zindana atılacağı elbette kesindir.
ben bir önlem alacağım eğer yapmayacaksa
ben bir komplo kuracağım / ben bir önlem alacağım
ben bir önlem alacağım eğer yapmazsa tutuklanıp aşağılananlardan olacak
Ben (bu duruma) bir önlem alacağım eğer yapmaz ise elbette zindana atılacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin!
Andolsun ki ben nefsi hakkında ısrarla onu sorguladım ama o hep sustu, konuşmadı
ترجمات مقتبسة · 2
Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: “İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak”
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) meali
ترجمة اقتبسها/قيّمها المؤلف
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫95
benim dediğimi (benimle zina) yapmaz ise zindana atılacak
meal ve tefsirlerin geleneksel okuması
ترجمة اقتبسها/قيّمها المؤلف
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0٫90
ترجمة المؤلف(Aziz kadın) dedi ki: “İşte siz busunuz ki; onun hakkında beni kınamıştınız. Andolsun, ben sadece kendisi hakkında onu sorgulamıştım ama o hep sustu, konuşmadı. Ama eğer ona emredeceğim şeyi yapmaz ise tutuklanacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin.”
(Aziz kadın) dedi ki: “İşte siz busunuz ki; onun hakkında beni kınamıştınız. Andolsun, ben sadece kendisi hakkında onu sorgulamıştım ama o hep sustu, konuşmadı. Ama eğer ona emredeceğim şeyi yapmaz ise tutuklanacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin.”
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلف(Aziz kadın) dedi ki: “İşte siz busunuz ki; onun hakkında beni kınamıştınız. Andolsun, ben sadece kendisi hakkında onu sorgulamıştım ama o hep sustu, konuşmadı. Ama eğer ona emredeceğim şeyi yapmaz ise tutuklanacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin.
“fe’sta’sam” iffetini korudu değil “hep sustu, konuşmadı” diye okunmuştur; kadının talebi cinsel değil bilgi/itiraf talebidir.
(12/32) (Aziz kadın) dedi ki: “İşte siz busunuz ki; onun hakkında beni kınamıştınız. Andolsun, ben sadece kendisi hakkında onu sorgulamıştım ama o hep sustu, konuşmadı. Ama eğer ona emredeceğim şeyi yapmaz ise tutuklanacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin.
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلف(Aziz kadın) dedi ki: “İşte siz busunuz ki; onun hakkında beni kınamıştınız. Andolsun, ben sadece kendisi hakkında onu sorgulamıştım ama o hep sustu, konuşmadı. Ama eğer ona emredeceğim şeyi yapmaz ise tutuklanacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin.
BÖLÜM SONU MEÂLİ — müellifin tahlilin sonucu olarak verdiği kendi karşılığı ('Ele aldığımız ayete aşağıdaki meali vererek bir sonraki ayete geçelim.'). 'Râvedtühû an nefsihî' = 'kendisi hakkında onu sorgulamıştım', 'feste'seme' = 'o hep sustu, konuşmadı' şeklinde karşılanmıştır; geleneksel 'murad almak istedim / iffetinden kaçındı' okumasından tamamen ayrılır.
(Aziz kadın) dedi ki: “İşte siz busunuz ki; onun hakkında beni kınamıştınız. Andolsun, ben sa-dece kendisi hakkında onu sorgulamıştım ama o hep sustu, konuşmadı. Ama eğer ona emredece-ğim şeyi yapmaz ise tutuklanacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin.
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلفBunun üzerine kadın onlara dedi ki: “İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak”
Bölüm başında, tahlilden önce verilen ve müellifin eleştireceği meâl; metinde açıkça (DİB meali) diye etiketlenmiştir.
Bunun üzerine kadın onlara dedi ki: “İşte bu, beni hakkında kınadığınız kimsedir. Andolsun, ben ondan murad almak istedim. Fakat o, iffetinden dolayı bundan kaçındı. Andolsun, eğer emrettiğimi yapmazsa, mutlaka zindana atılacak ve zillete uğrayanlardan olacak” (DİB meali).
اذهب إلى المصدر
Geleneksel anlatımın özeti ve müellifin itirazı: bu okumaya göre kadın, kendi zina isteğini kadınların el kesmesiyle mazur göstermeye çalışmakta, üstelik şehirli kadınlar bundan sonra susarak onu âdeta mazur görmüş, yaptıklarına onay vermiş olmaktadır.
32. ayet; Aziz’in karısı Yusuf’un güzelliğini görüp ellerini kesen kadınlara “hakkında beni kınayıp durduğunuz zatı gördünüz mü?” demektedir. Ve ekleyerek eğer dediğimi (benimle zina) yapmaz ise elbette zindana atılıp küçük düşürülecek” demektedir.
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلفbenim dediğimi (benimle zina) yapmaz ise zindana atılacak
Geleneksel kıssa özetinin son maddesi (12/32). Müellifin kendi 12/32 okuması bundan tamamen ayrılır ('ben bir önlem alacağım eğer yapmayacaksa…'); burada aktarılan, eleştirdiği kurgudur.
Ardından “gördünüz mü beni hakkında kınadığınız kişiyi” diyerek ona aşık olmasındaki haklı gerekçesini açık açık belirten ve devamında “benim dediğimi (benimle zina) yapmaz ise zindana atılacak” (Yusuf 32) diyen de yine Aziz’in karısıdır. Nihayetinde Yusuf’u zindana attıran da Aziz’in karısıdır.
اذهب إلى المصدر
12/32'deki leyuscenenne fiili de aynı meçhul formdadır ve başkaları tarafından hapsedilmeyi anlatır. Tam meâl verilmemiş, kelime karşılığı '(elbette hapsedilecek)' parantez içinde verilmiştir.
Aynı kelime 32. ayette aynı formda … leyuscenenne (elbette hapsedilecek) şeklinde başkaları tarafından zindana atılmaktan bahsetmiştir.
اذهب إلى المصدر
'Leyüscenenne' tahlili: meçhul/edilgen kalıp kadının kendi tehdidini değil, başkasından gelecek bir tutuklama tehlikesinin artık mevcut olduğunu gösterir.
Kadınların söyleminin Aziz kadının yaptığı şahitliği boşa çıkarmış olduğunun bir delili ise Aziz kadın tarafından söylenen … “elbette tutuklanacak” kelimesidir. Eğer burada Aziz kadının bir tehdidi olsaydı “ben zindana attıracağım” demesi gerekirdi.
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلفben (bu duruma) bir önlem alacağım eğer yapmayacaksa aşağılanmışlardan biri olsun diye zindana atılacağı elbette kesindir.
Müellifin sonuç okuması: cümle bir tehdit değil, Yûsuf'un başına gelmesi kesinleşen tutuklanma tehlikesine karşı bir uyarı ve önlem beyanıdır.
İşte Aziz kadın … “ben (bu duruma) bir önlem alacağım eğer yapmayacaksa aşağılanmışlardan biri olsun diye zindana atılacağı elbette kesindir.” (Yusuf 32) derken bunu kast etmiş olmaktadır. Yani Aziz kadın Yusuf’u tehdit etmemiştir.
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلفben bir önlem alacağım eğer yapmayacaksa
Tahlilin sonucu olarak müellifin açıkça tercih ettiği karşılık ('daha doğru olacaktır'): 'mâ emuruhu' emretme değil önlem alma bildirir; be harf-i cer'i yoktur ve fiil muzâridir.
ma emuruhu ibaresine verilecek en uygun mananın “ben bir önlem alacağım” şeklinde olması daha uygun düşmektedir. Bu durumda ayette geçen cümlenin … “ben bir önlem alacağım eğer yapmayacaksa” şeklinde çevrilmesi daha doğru olacaktır.
اذهب إلى المصدر
'Feste'seme' tahlili: sımsıkı tutmak, korumak, engel olmak, sığınmak, nikâh bağı anlamları. Müellife göre kelime Yûsuf'un hiçbir şekilde kadına meyletmediğini gösterir ve 12/23'e verilen 'Yûsuf da onu arzuladı' manasını imkânsız kılar.
Ayette geçen … fes’te’seme kelimesi … a+s+m kök harflerinden türemiştir. Kur’an’da bu kökten türemiş 13 kelime bulunmaktadır.
اذهب إلى المصدر
'Lumtunnenî' tahlili: kadınların Aziz kadını kınadığı tek olay, onun hakkında 'genç danışmanını ayartmaya çalışıyor' demeleridir; dolayısıyla kınama zinaya değil bu iftiraya ilişkindir.
Aziz (yönetici) kadın, yönetimde söz sahibi olan kadınlara “beni kınadınız” anlamına gelen … lumtunnenî kelimesini kullanmıştır. Bu kelime … l+v+m kök harflerinden türemiştir ve Kur’an’da 14 defa geçmektedir. Kelimenin asıl anlamı kınanacak bir şey yaptığından dolayı bir kişinin değerini düşürmek, azarlamaktır.
اذهب إلى المصدر
Müellif, âyetin bir 'itiraf cümlesi' sayılmasını reddeder: kadın bunları söylerken Yûsuf oradadır ve duymaktadır; itiraf gerçek olsaydı Yûsuf'un sonraki âyetlerde kadınları değil Aziz kadını suçlaması gerekirdi.
Müfessirlerimize göre ayette Aziz’in karısının söylediği “işte budur hakkında beni kınadığınız” cümlesi, ben sizin nitelemelerinizden uzağım anlamında değil, tam tersi “ben sizin dediklerinizi yaptım ama bakın işte size el kestiren Yusuf’un güzelliği için yaptım” şeklinde bir itiraf cümlesidir!..
اذهب إلى المصدر
Müellif, müfessirlerin âyetten çıkardığı 'asıl kınanacak olan kadınların dedikodusudur' sonucunu aktarır ve bunun zinayı meşrulaştıran bir yaklaşım olduğunu söyler.
Olayı bu şekilde resmeden müfessirlerimiz Aziz’in karısının, zina yapma isteğiyle Yusuf’u elde etmek istemesinin, kapıları kapatıp üstüne atlamasının, gömleğini parçalamasının aslında hiç de kınanacak bir durum olmadığını, tam tersi Yusuf’u görüp ellerini kesen kadınların “Aziz’in karısı genç hizmetçisine âşık olmuş” demelerinin daha kınanacak bir durum olduğunu söylemektedirler.
اذهب إلى المصدر
12/32'deki ism-i mevsûlün merci'i Yûsuf'un kendisidir; bu yüzden 12/42'deki ism-i mevsûlün kastettiği kişi olamaz.
bir tanesi Yusuf için (32.ayet), bir tanesi (23. ayet) müennes (dişil) formda geldiği için buradaki kullanımla alakası yoktur
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلفben bir komplo kuracağım / ben bir önlem alacağım
Müellif, bir sonraki âyetteki 'yed'unenî' (zorlamasız davet) ve 'keydehunne' (gizlenmiş taktik) kelimelerinin 'emredeceğim gibi' manasına engel olduğunu belirterek bu iki karşılığı öne sürer.
Bu durumda “ben bir komplo kuracağım” veya “ben bir önlem alacağım” anlamı daha doğru gözükmektedir.
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلفben bir önlem alacağım eğer yapmazsa tutuklanıp aşağılananlardan olacak
Müellifin önceki bölümde tercih ettiği 12/32 karşılığının kısaltılmış hatırlatması. Geleneksel 'ondan murad almak istedim' okumasından tümüyle ayrılır; kadının önerdiği şey zina değil, tutuklanmayı önleyecek bir tedbirdir (evlatlık nispeti).
Aziz kadın tutuklanmaktan kurtulması için ona “ben bir önlem alacağım eğer yapmazsa tutuklanıp aşağılananlardan olacak” şeklinde bir önerme getirmiştir. Aziz kadının ne önerdiğini işte Yusuf’un söyleminde bulmaktayız.
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلفBen (bu duruma) bir önlem alacağım eğer yapmaz ise elbette zindana atılacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin!
Müellifin önceki bölümde tercih ettiği 12/32 karşılığının hatırlatılması. Geleneksel 'ondan murad almak istedim' okumasından tamamen ayrılır: kadın zinaya değil, bir 'önleme' (evlatlık nispeti) çağırmaktadır. Bu bölümde müellif önermenin muhtevasını doldurmaktadır.
İşte bu söylem bir önceki ayette Aziz kadının Yusuf’un zindandan kurtulması için; “Ben (bu duruma) bir önlem alacağım eğer yapmaz ise elbette zindana atılacağı ve aşağılananlardan biri olacağı kesin!” şeklinde getirdiği önermenin ne olduğunu da göstermektedir.
اذهب إلى المصدر
ترجمة المؤلفAndolsun ki ben nefsi hakkında ısrarla onu sorguladım ama o hep sustu, konuşmadı
Müellifin daha önceki bölümlerde tespit ettiği kendi karşılığının hatırlatılması: râvede "murad almak istemek" değil "ısrarla sorgulamak", ista'sam "iffetinden kaçınmak" değil "susmak" diye okunmuştur. Metinde sûre/âyet numarası verilmemiştir; numara (12/32) bağlamdan çıkarılmıştır. Alışılmış hiçbir meâlde bulunmayan bu karşılık müellifin kendi okuması sayılmıştır.
Nitekim, daha önce Aziz kadın “Andolsun ki ben nefsi hakkında ısrarla onu sorguladım ama o hep sustu, konuşmadı” diyerek Yusuf’un kendi geçmişiyle ilgili ne kadar ketum davrandığını ifade etmiştir.
اذهب إلى المصدر