وَلَقَدْ هَمَّتْ بِه۪ۗ وَهَمَّ بِهَاۚ لَوْلَٓا اَنْ رَاٰ بُرْهَانَ رَبِّه۪ۜ كَذٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّٓوءَ وَالْفَحْشَٓاءَۜ اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَص۪ينَ
الترجمة
And she certainly determined [to seduce] him, and he would have inclined to her had he not seen the proof [i.e., sign] of his Lord. And thus [it was] that We should avert from him evil and immorality. Indeed, he was of Our chosen servants.
الكلمات الواردة في الآية وقواعدها العربية. انقر كلمة لفتح التفاصيل.
المفاهيم ذات الصلة
Müellifin kendi meali · 6
ترجمات مقتبسة · 7
أرسل سؤالك أو تصحيحك أو اقتراحك حول هذا المحتوى. يصل مباشرة إلى فريقنا ولا يُنشر على الصفحة.
(12/24) (Kadın) Buna (anlattıklarına) kesinlikle çok üzülmüştü. Eğer (Yusuf) Rabbinin burhanını görmemiş olsaydı, o da (başına gelenlere) çok üzülmüştü. Bunu açıklaması (ona isnat edilen) o fuhşu ve o kötülüğü ondan uzaklaştıracağımız içindi. Çünkü o zaten (o fuhuş ve o kötülükten) arındırılmış kullarımızdandır.اذهب إلى المصدر
Andolsun, kadın ona (yapılanlara) çok üzülmüştü. Eğer (Yusuf) Rabbinin burhanını görmemiş olsaydı, o da (başına gelenlere) çok üzülmüştü. Bunun (başına gelenlerin) olması o fuhuş ve o kötülüğü ondan uzaklaştırmamız içindir. Çünkü o, bizim (o fuhuş ve o kötülükten) arındırılmış kullarımızdandır. Kadın Yusuf'un anlattıklarına çok üzülmüştür. Aslında Yusuf da başına gelenlere çok üzülmüştür.اذهب إلى المصدر
İşte bu durum ayete şu manayı vermeyi zorunlu kılmaktadır. Andolsun, kadın ona (yapılanlara) çok üzülmüştü. Eğer (Yusuf) Rabbinin burhanını görmemiş olsaydı, o da (başına gelenlere) çok üzülmüştü. Bunun (başına gelenlerin) olması o fuhuş ve o kötülüğü ondan uzaklaştırmamız içindir. Çünkü o, bizim (o fuhuş ve o kötülükten) arındırılmış kullarımızdandır.اذهب إلى المصدر
Fuhuş ve kötülüğün istese bile Yusuf'a yanaşamaması cümlesi Yusuf'un bulunduğu ortamın zina temeli üzerine oturtulmasını bu yönden de imkânsız kılmaktadır. Zira, eğer kadın onunla zina yapmak için kapıları kapatmış ve "haydi gel" diyerek zinaya davet etmiş, kadın onu arzulamış ve Yusuf da kadını arzulamış ise fuhuş ondan uzaklaşmamış anlamına gelmektedir. Fuhuşun istese bile Yusuf'a yanaşamayacak olması Yusuf'un hadımlığından dolayıdır.اذهب إلى المصدر
Eğer bu böyle olsaydı burhan görerek uzaklaşan Yusuf olduğu için cümledeki harfi cer ve zamirin yerinin değişmiş olması gerekirdi. Cümle ise "Yusuf'u fuhuş ve kötülükten… şeklinde gelmeliydi. Çünkü meale göre burhanın gösterilmesinin amacı Yusuf'u fuhuştan alıkoymaktır. Ama cümle alıkonulanın Yusuf değil, fuhuş ve kötülük olduğunu göstermektedir.اذهب إلى المصدر
Bu cümle genelde Yusuf'a burhan gösterilerek, onun zina yapmaktan uzaklaştırılması şeklinde anlaşılmıştır. Oysa ayet gayet açık bir şekilde uzaklaştırılanın Yusuf değil olduğunu söylemektedir. Yani ayet; biz Yusuf'a burhan gösterdik, Yusuf'u fuhuş ve kötülükten uzaklaştırmak için değil, fuhuş ve kötülüğü ondan (Yusuf'tan) uzaklaştırmak için demektedir.اذهب إلى المصدر
Şimdi bu ayete verilen meallerden birine bakalım. Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı. (DİB meali)اذهب إلى المصدر
Bu şekilde yapılan meallerin farkına varmamış olsalar da Yusuf'u iradesi olmayan ve güdülerinin peşinden koşan, Allah onu alıkoymasa kendiliğinden zinadan uzaklaşamayan düşük karakterli biri olarak resmettiği gayet açıktır.اذهب إلى المصدر
Şu hâlde Yusuf burhan görmese zinadan kendi başına uzaklaşamayacak kadar zayıf karakterli biridir!.. Sonra burhan olmasa her sıradan mü'minin kaçınması gereken zinadan kendini koruyamayacak biri için, bir ayet önce "Muhsin" denmesinin anlamı nedir? Dahası burhan olmasa kendi iradesiyle zinadan uzaklaşmayacak biri, nasıl oluyor da ayetin hemen devamında "muhlis" olarak adlandırılıyor? Üstüne burhan olmasa zinadan kendi iradesiyle kaçamayacak birine (bir ayet önce) muhakeme yeteneği ve ilim verilmesinin anlamı nedir?اذهب إلى المصدر
Bu mealden anlaşıldığı kadarıyla, Yusuf insani güdüleri gereği kendisini ayartmaya çalışan kadına meyletmiş, fakat Yüce Allah kendisine bir "burhan" göstermiş ve Yusuf'ta bu şekilde zina yapmaktan uzaklaşmıştır. Ona burhan gösterilmesinin sebebi de Yusuf'u fuhuş ve kötülükten uzaklaştırma amacı taşımaktadır.اذهب إلى المصدر
Ayette Yusuf'a burhan gösterilmesinin amacının bu ikisinden uzaklaştırmak olduğu açıkça belirtilmiştir. Fakat böyle denmiş olmasına rağmen hemen bu ayetten sonra gelen ayetlerde fuhşa maruz kalmış, ardından iftira ile zindana atılarak orada yıllarca kalmıştır.(!) Şu hâlde fahşa ve kötülüğün Yusuf'tan uzaklaştırılması ne anlama gelmektedir?اذهب إلى المصدر
Ayete baktığımızda söz konusu burhanın Yusuf ile aynı mekânda bulunan kadın tarafından görülmemiş olduğu anlaşılacaktır. Eğer burhan o odada gösterilmiş olsaydı, bunu Yusuf gibi kadının da görmesi gerekirdi. Bu durumda Yusuf tarafından görülen burhanın ne olduğu kıssanın daha önceki bölümlerinde ve bu olayın dışında aranmalıdır.اذهب إلى المصدر
Garip ve kabul etmesi zor olan şudur ki; Yusuf'un gördüğü burhan neydi? sorusu cevapsız bir soru olarak yüzlerce yılı aşıp günümüze kadar gelmiştir. Bu sorunun cevapsız kalmasının tek nedeni, Kur'an'da anlatılan Yusuf kıssasını Tevrat'taki Yusuf kıssası mihmandarlığında anlamaya çabalayarak bunlar üzerine kelimelere anlam yüklemektir.اذهب إلى المصدر
Razi ayette geçen "burhan" hakkında rivayetler üzerinden aktarımlarda bulunanları bu şekilde eleştirmesine eleştirmiştir ama Yusuf'un gördüğü burhan hakkında hiçbir şey dememiştir. Öte yandan eleştirisi içinde "Yusuf, asli delillere göre zinadan uzak durmuştur..." diyerek Yusuf'un zinaya meylinin olduğunu kendisinin de kabul ettiğini göstermiştir. Ona göre de Yusuf önce meyletmiş ama "rabbinin burhanını" gördüğü için vazgeçmiştir. Yusuf'un gördüğü burhan nedir? sorusunu ise cevapsız bırakmıştır.اذهب إلى المصدر
Müfessirlerimiz, tam zina etmek üzere olan Yusuf'un, ayetin devamındaki cümlede geçen "burhan" sayesinde kurtulduğunu söylemişlerdir. Yusuf'u zinadan kurtaran bu burhan hakkında ise şunları söylemişlerdir.اذهب إلى المصدر
Bu kadar açıklamadan sonra bu kelimenin ((…) hemme) olması gereken anlamının; "insanın içini yakan bir hüzün duyması, damla damla eriten, üzüntü"691 yani şiddetli bir şekilde üzülmek olduğunu söyleyebiliriz. Andolsun ki (kadın) ona çok üzüldü, Yusuf da ona üzülmüştü.اذهب إلى المصدر
Fakat tam da bu anlamlarından dolayı ayette bu kelimeye "istemek, arzulamak" anlamın verilmesi doğru olmamaktadır. Çünkü kadın niyet etmenin, arzulamanın, istemenin ötesine geçmiş, bunları gerçekleştirme aşamasına gelmiştir. Niyetini, arzusunu ve isteğini neredeyse gerçekleştirecek biri için bu kelimenin kullanılması doğru olmamaktadır.اذهب إلى المصدر
Mesela, bu bölümde inceleyeceğimiz yukarıdaki ayetin başında geçen ve her ikisi de mazi (geçmiş zaman) olan (…) (fiili mazi, müfred, müennes, ğaib) ve (…) (fiili mazi, müfred, müzekker, ğaib) kelimelerinin biri geçmiş zaman, diğeri geniş zaman olarak çevrilmiştir.اذهب إلى المصدر
Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı. (DİB meali)اذهب إلى المصدر
(24) And olsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı. (DİB meali)اذهب إلى المصدر
24. Ayet: Aziz (yönetici) kadın, Yusuf’un başından geçenlere çok üzülmüştür. Eğer 6. ayette babasının Yusuf’a kendisinden sonra resul olacağı söylenmemiş olsaydı (Burhan) Yusuf’un da buna çok üzüldüğü belirtilmiştir.اذهب إلى المصدر
24. ayet; Aslında zina etmek isteyen kadına Yusuf’un da meyli vardır. Ama tam o anda gördüğü Rabbin burhanı sayesinde zina etmekten vazgeçer.اذهب إلى المصدر
23 ve 24. ayetlere konu olan kadın için ise ayrıca kadın kelimesi bile kullanılmamış, sadece fiil ve zamirlerin müennes (dişil) kullanımlarından, olayın bir kadın ve Yusuf arasında geçtiğinin aktarılması yeterli görülmüştür.اذهب إلى المصدر
Ele alacağımız kelime savmak, çevirmek şeklinde çevrilen linasrife kelimesidir. Kelime s+r+f kök harflerinden türemiştir. Kur'an'da bu kökten türemiş 30 kullanım bulunmaktadır. Bir şeyi bir halden başka bir hale çevirmek veya onu başkasıyla değiştirmektir. Vazgeçirmek, alıkoymak, engellemek... Kelimenin Kur'an'daki kullanımları; çevirmek, dönüştürmek, halden hale sokarak açıklamak, uzaklaştırmak, kaçmak şeklindedir.اذهب إلى المصدر
Üstelik kelime Yusuf suresinde şeklinde ( ال ) takısıyla gelmiştir. Bu da kelimeden kast edilen şeyin biliniyor olmasını, tarifinin var olduğunu göstermektedir.اذهب إلى المصدر
El fahşa kelimesi ş h f kökünden türemiştir ve Kur'an'da bu kökten 24 kullanım bulunmaktadır... Kelimenin Kur'an'daki bu kullanımlarından yola çıkarak Yusuf suresinde geçen el fahşa kelimesinin kapsamına zina, homoseksüellik, sevicilik gibi cinsel kabahatlerin hepsi girmiş olmaktadır.اذهب إلى المصدر
Bu cümle üzerinde durmamızın sebebi; ayette kötülük ve fuhşu şeklinde çevrilen kelimelerin tam olarak neyi kast ettiğinin anlaşılamamış olmasıdır. Ayette geçen bu iki kelimeye yüklenen anlamlar şu çeşitlilikte olmuştur. Şehvet, arkadaşına hainlik etmek, Yusuf'un onu satın alan azize ihanet etmesi, öpme ve şehvetle bakma, zinadan önceki ön sevişme, zina olacağını haber veren hareketler, her türlü kötülük. Zina, Tutkuya bağlı her türlü taşkınlık.اذهب إلى المصدر
Ele aldığımız bu iki ayetle ilgili son olarak 24. ayette şu şekilde geçen cümle üzerinde durmak istiyoruz. Bu cümle genelde "Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık" şeklinde ya da buna yakın çevrilmiştir.اذهب إلى المصدر
Ona şöyle denilebilir: sen bize hiçbir faydası bulunmayan bu laf atmalardan başka bir şey söylemiyorsun. Senin, buna delilin nerede? Hem, aynı şeyde delillerin birbirini takip etmesi caizdir. Yusuf, asli delillere göre zinadan uzak durmuştur. Binaenaleyh ona, bu kadar engel ilave edilince, onun bu işten vazgeçmesi ve kuvvetle sakınması mükemmel olmuş olur.اذهب إلى المصدر
Kadın, evin ortasında inci ve yakut kakmalı bir puta yöneldi ve onun üzerini bir bezle örttü... Onlar, İbn Abbas'dan şunu rivayet etmişlerdir: Yusuf, babası Yakup'u parmaklarını ısırır olduğu halde ve "Peygamber zümresinden takdir edilmiş olduğun halde, facirlerin işini mi yapıyorsun? Bundan utan!" der halde temessül etti, göründü... Onlar şöyle demişlerdir. Yusuf, birisinin gökten kendisine "Ey Yakup'un oğlu, sen kuşlar gibi olma. Kuşun tüyleri vardır. Ama zina ettiğinde, o güzel tüyleri dökülür (güzelliği gider)" diye seslendiğini duydu.اذهب إلى المصدر
Şöyle de açıklanmıştır; Hz. Yusuf'un kadına meyletmesi bir masiyetti. O kocanın, hanımının önünde oturuşu gibi oturdu. El-Kuşeyri, Ebu Nasr, İbnu'l Enbari, En-Nahhas, El-Maverdi ve başkalarının da nakşettiklerine göre müfessirlerin çoğunluğu genel olarak bu kanaatte imişler.اذهب إلى المصدر
Kurtubi ayeti verdikten sonra bir şiir de vererek ayette geçen (…) kelimesinin anlamı hakkında şunları söyler: Ahmed b. Yahya dedi ki; Yani Züleyha masiyet işlemeye meyletti ve bunda ısrarlı idi. Yusuf da meyletti ama meylini gerçekleştirmedi. Böylelikle iki meyil arasında bir fark olduğu ortaya çıkmaktadır.اذهب إلى المصدر
bu cümle mealler tarafından "Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı" (DİB meali) şeklinde veya buna yakın anlamlarda çevrilmiştir. Buradan yola çıkan müfessirler akla ziyan rivayetleri aktarmış daha sonra da bu rivayetleri tartışmaya koyulmuşlardır.اذهب إلى المصدر
Yukarıdaki mealde olduğu gibi kadına atfen gelen (…) kelimesine genelde "kadın ona göz koyup istek duymuştu" manası verilmiştir. Kelimeye bu anlam üzerinden mana verilmesi durumunda ayetin ilk cümlesi (…) "kadın ona göz koyup istek duymuştu, Yusuf da kadına göz koyup istek duymuştu" şeklinde çevrilmeliydi. Yani kadın Yusuf'a ne hissetmişse, Yusuf da aynısını kadına hissetti anlamına gelmeliydi.اذهب إلى المصدر
وَلَقَدْ هَمَّتْ بِهِ وَهَمَّ بِهَا لَوْلَا أَنْ رَأَىٰ بُرْهَانَ رَبِّهِ كَذَٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ السُّوءَ وَالْفَحْشَاءَ إِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُخْلَصِينَاذهب إلى المصدر
Allah’ın burhanını görmese Yusuf’un da ona meylettiği kadın yine Aziz’in karısıdır (Yusuf 23, 24).اذهب إلى المصدر
Aslında Yusuf da kadına meyletmiştir ama tam o anda ve orada gördüğü bir burhanla zinaya düşmekten kurtulmuştur.اذهب إلى المصدر
Biraz önce meallerin bu ayeti şu şekilde çevirdiğini aktarmıştık; "Andolsun, kadın ona (göz koyup) istek duymuştu. Eğer Rabbinin delilini görmemiş olsaydı, Yûsuf da ona istek duyacaktı. Biz, ondan kötülüğü ve fuhşu uzaklaştırmak için işte böyle yaptık. Çünkü o, ihlâsa erdirilmiş kullarımızdandı."اذهب إلى المصدر
(12/24) (Kadın) Buna (anlattıklarına) kesinlikle çok üzülmüştü. Eğer (Yusuf) Rabbinin burhanını görmemiş olsaydı, o da (başına gelenlere) çok üzülmüştü. Bunu açıklaması (ona isnat edilen) o fuhşu ve o kötülüğü ondan uzaklaştıracağımız içindi. Çünkü o zaten (o fuhuş ve o kötülükten) arındırılmış kullarımızdandır.اذهب إلى المصدر
suf’un başından geçenlerin tamamını Aziz kadına anlattığını söylemiştik. Fakat burada Aziz kadın Yusuf’un kendisine bir şey anlatmadığını, tam tersi sustuğunu söylemektedir. Bu bir çelişki olarak görülebilir ki; bu haliyle çelişkidir.اذهب إلى المصدر
(24) Andolsun, kadın ona (yapılanlara) çok üzülmüştü. Eğer (Yusuf) Rabbinin burhanını görmemiş olsaydı, o da (başına gelenlere) çok üzülmüştü. Bunun (başına gelenlerin) olması o fuhuş ve o kötülüğü ondan uzaklaştırmamız içindir. Çünkü o, bizim (o fuhuş ve o kötülükten) arındırılmış kullarımızdandır.اذهب إلى المصدر
Aslında kadına karşı bir meyli olan Yusuf o anda Rabbin bir burhanını görerek, son anda kadınla zina yapmaktan vazgeçmiştir. (23-24 ayetler).اذهب إلى المصدر
Zaten kendisini sorgulayan Aziz kadına hep Mısır’a köle olarak gelmezden önceki durumundan bahsetmiştir. (23-24 ayetler)اذهب إلى المصدر
tam o sırada Rabbin burhanını görerek bundan vazgeçtiğini, daha sonra da kaçmaya çalıştığını söyleyen akla ziyan rivayetlere dayanarak ispatlamaya giriştiklerini daha önce aktarmıştık.اذهب إلى المصدر
سجّل الدخول لعرض ملاحظاتك وإضافتها.
تسجيل الدخول