فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَاراً يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْراً
Meal
Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, "İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın" dedi.
Ayette geçen kelimeler ve Arapça gramer bilgileri. Bir kelimeye tıkla, ayrıntıyı aç.
İlişkili kavramlar
Alıntıladığı mealler · 2
Bu içerikle ilgili sorunuzu, düzeltmenizi veya önerinizi iletin. Bildirim doğrudan ekibimize ulaşır, sayfada yayınlanmaz.
Görüldüğü gibi aynı meal bu ayette nekira (belirsiz) olarak geçen ٍقَرْيَة karyetin kelimesine de diğer ayette marife (bilinir) olarak geçen ِالْمَدِينَة el Medineti kelimesine de “şehir” manası vermiştir. Yani bu meal hem iki farklı kelimeye aynı anlamı yüklemiş hem de biri marife diğeri nekira olan iki kelimeyi de nekira yapmıştır.Kaynağa git
"orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular, o (duvarı) düzeltti" (Kehf 18/77) Mesela kelime bu ayette henüz yıkılmamış ama yıkılacağı anlaşılan bir duvar için "henüz gerçekleşmemiş" eylem olarak kullanılmıştır.Kaynağa git
Notlarını görmek ve eklemek için giriş yap.
Giriş