Müellifin kendi meali · 17
O gizliliğe onunla beraber (yardımlaşmaya) iki danışman da dahil olmuştu. İkisinden biri; “Şüphesiz ki ben, herhangi bir saklananı kendim gözetler, aslını ortaya çıkarırım.” dedi. Ve o diğeri de; “herhangi bir yoruma kendi görüşümü belirtir, daha üst reisime iletirim de (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi. (İkisi birden) “Bize onun (sana yapılan isnadın) aslının doğru haberini sen bildir. Çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz, dediler).”
O gizliliğe onunla beraber (yardımlaşmaya) iki danışman da dahil olmuştu. İkisinden biri “şüphesiz ki ben, herhangi bir saklananı kendim gözetler, aslını ortaya çıkarırım” dedi “ve o diğeri de “herhangi bir yoruma kendi görüşümü belirtir, daha üst reisime iletirim de (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi.” (İkisi birden) “bize onun (sana yapılan isnadın) aslının doğru haberini sen bildir, çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz, dediler).”
O gizliliğe onunla beraber (yardımlaşmaya) iki danışman da dahil olmuştu. İkisinden biri “şüphesiz ki ben, herhangi bir saklananı kendim gözetler, aslını ortaya çıkarırım” dedi “ve o diğeri de “herhangi bir yoruma kendi görüşümü belirtir, daha üst reisime iletirim de (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi.” (İkisi birden) “bize onun (sana yapılan isnadın) aslının doğru haberini sen bildir, çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz, dediler).”
şüphesiz ki ben kendi görüşümü belirtip bir yorumla üst başkanıma benimsetirim, (kadın) bununla herkese üstün gelir
şüphesiz ki ben herhangi bir gizliliği kendim sezinler, özünü (ortaya) çıkarırım
o gizliliğe onunla beraber (yardımlaşan) iki danışman da dahil oldu.
O gizliliğe onunla beraber (yardımlaşan) iki danışman da dahil oldu!
...ve diğeri de dedi ki “kendi görüşümü herhangi bir yorumla (yoğurmayla) üstteki başkanıma benimsetirim...
şüphesiz ki ben kendi görüşümü belirtip bir yorumla üst başkanıma benimsetirim, (kadın) bununla herkese üstün gelir
ben herhangi bir gizliliği kendim sezinler, özünü (ortaya) çıkarırım.
bize o (işin)’nun aslının doğru haberini sen ver, çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz)
Biz kesinlikle senin Muhsinlerden biri olduğunu biliyoruz, buna eminiz, bundan şüphemiz yok
biz kesinlikle senin o Muhsinlerden biri olduğunu görüyoruz
o gizliliğe onunla beraber (yardımlaşan) iki danışman da dahil oldu
şüphesiz senin Muhsinlerden olduğunu görüyoruz
bize bunun aslını haber ver
Alıntıladığı mealler · 37
Yusuf ile beraber iki genç daha zindana girdi
mealler (yaygın meal)
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,95
Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,95
Bize bunun yorumunu haber ver.
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,95
İkisinden biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,95
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri, “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,95
bize bunun (rüyalarımızın) yorumunu bildir
geleneksel anlayış / yaygın meal
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Bir tanesi dedi ki: “Rüyada gördüm, şarap sıkıyordum.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi.
Ümit Şimşek Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri:-Rüyamda, şarablık üzüm sıktığımı gördüm, dedi;
Şaban Piriş Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri dedi ki: “Ben düşümde şarap sıktığımı görüyorum.”
Süleyman Ateş Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri: “Ben rüyamda, kendimi şarap yapmak için üzüm sıkarken gördüm.
Suat Yıldırım Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Bunlardan biri dedi ki: «Muhakkak ben kendimi (rüyâda) görüyorum ki, şarap sıkıyorum.»
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
(Bir gün) o iki gençten biri dedi ki: “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm.”
Mustafa İslamoğlu Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
İşte bu iki gençten biri (bir gün): “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm” dedi.
Muhammed Esed Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri (Yûsuf’a): “Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.” dedi.
Mehmet Türk Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Biri, “(Rüyamda) şarap (üzüm) sıktığımı gördüm” dedi.
Kadri Çelik Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Bunlardan biri: «Ben rü’yamda kendimi şarab (üzüm) sıkıyor gördüm» dedi.
Hasan Basri Çantay Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Birisi ben, dedi: ru’yada kendimi görüyorum ki şarap sıkıyorum
Elmalılı Meali (Orjinal)
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Birisi dedi ki: “Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm”.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri: “(Rüyamda) kendimi şarap yaparken gördüm,” dedi.
Edip Yüksel Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri dedi ki: Ben (rüyada) şarap sıktığımı gördüm.
Diyanet Vakfı Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Biri, “Rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi;
Diyanet İşleri Meali (Eski)
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Bunlardan biri dedi ki: “Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyor gördüm”
Cemal Külünkoğlu Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri dedi ki: “Ben rüyamda şarap sıktığımı gördüm.”
Bayraktar Bayraklı Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Biri dedi ki: “Ben içki için üzüm sıktığımı görüyorum.”
Bahaeddin Sağlam Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Delikanlılardan biri: “- Ben rüyamda kendimi şarap olacak üzüm sıkıyor gördüm”, dedi.
Ali Fikri Yavuz Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri: “Ben rüyada kendimi şarap sıkıyor gördüm” dedi.
Ahmet Varol Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Birisi: “Rüyamda kendimi üzüm sıkarken gördüm.” dedi.
Ahmet Tekin Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Sohbet esnasında onlardan biri, Yûsuf’a dedi ki: “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm.”
Abdullah Parlıyan Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Bunların biri, ben dedi, rüyamda gördüm, şarap yapmak için üzüm sıkıyormuşum”
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
Onlardan biri dedi ki; “Ben rüyada şaraplık üzüm sıktığımı gördüm.
Abdulaziz Bayındır Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,90
onunla beraber iki genç zindana girdi
Fahreddin er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,80
İki genç de onunla (Yusuf’la) beraber zindana girdi.
belirsiz
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,80
Öbürü de, ben de rüyamda kendimi başım üzerinde ekmek taşırken ve kuşlar da ondan yerken gördüm” dedi
Fahruddîn er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr (müellifin iktibas ettiği)
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,80
Onlardan biri: “Doğrusu ben(rüyâmda) kendimi görüyorum ki üzüm sıkıyorum!” dedi.
Hayrat Neşriyat Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,60
Biri: ‘Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.’ dedi.
Ali Bulaç Meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 2
güven 0,60
Müellifin mealiO gizliliğe onunla beraber (yardımlaşmaya) iki danışman da dahil olmuştu. İkisinden biri; “Şüphesiz ki ben, herhangi bir saklananı kendim gözetler, aslını ortaya çıkarırım.” dedi. Ve o diğeri de; “herhangi bir yoruma kendi görüşümü belirtir, daha üst reisime iletirim de (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi. (İkisi birden) “Bize onun (sana yapılan isnadın) aslının doğru haberini sen bildir. Çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz, dediler).”
O gizliliğe onunla beraber (yardımlaşmaya) iki danışman da dahil olmuştu. İkisinden biri; “Şüphesiz ki ben, herhangi bir saklananı kendim gözetler, aslını ortaya çıkarırım.” dedi. Ve o diğeri de; “herhangi bir yoruma kendi görüşümü belirtir, daha üst reisime iletirim de (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi. (İkisi birden) “Bize onun (sana yapılan isnadın) aslının doğru haberini sen bildir. Çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz, dediler).”
Kaynağa git
Müellifin mealiO gizliliğe onunla beraber (yardımlaşmaya) iki danışman da dahil olmuştu. İkisinden biri “şüphesiz ki ben, herhangi bir saklananı kendim gözetler, aslını ortaya çıkarırım” dedi “ve o diğeri de “herhangi bir yoruma kendi görüşümü belirtir, daha üst reisime iletirim de (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi.” (İkisi birden) “bize onun (sana yapılan isnadın) aslının doğru haberini sen bildir, çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz, dediler).”
İki zindan arkadaşının rüyaları rüya olarak değil görev tarifi olarak okunmuştur: “a’sıru hamran” şarap sıkmak değil “saklananı gözetleyip aslını ortaya çıkarmak”; “ahmilü fevka re’sî hubzen” ise başında ekmek taşımak değil “bir yoruma görüş belirtip üst reise iletmek”tir.
(12/36) O gizliliğe onunla beraber (yardımlaşmaya) iki danışman da dahil olmuştu. İkisinden biri “şüphesiz ki ben, herhangi bir saklananı kendim gözetler, aslını ortaya çıkarırım” dedi “ve o diğeri de “herhangi bir yoruma kendi görüşümü belirtir, daha üst reisime iletirim de (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi.” (İkisi birden) “bize onun (sana yapılan isnadın) aslının doğru haberini sen bildir, çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz, dediler).”
Kaynağa git
Müellifin 36. âyete dair temel tezinin hatırlatılması: iki adamın anlattıkları rüya değildir; mealler bunları zindanda görülmüş rüyalar sayarak kelimelere buna göre mana vermiştir.
Aynı zaman da 36. ayette Yusuf’un iki arkadaşının anlattıklarının herhangi bir rüya olmadığını da ortaya koymuştuk.
Kaynağa git
Müellifin mealiYusuf ile beraber iki genç daha zindana girdi
Müellife göre bu çeviri, 36-42. âyetler arasındaki tüm olayların zindanda geçtiği kurgusunu doğurmuştur: iki gencin tesadüfen Yusuf'la zindana girdiği, rüyalarını anlattığı ve Yusuf'un 37-42. âyetlerdeki konuşmaları bu iki kişiye yaptığı kabulü.
Hatırlanacağı üzere meallerimiz 36. ayetin başındaki … bu cümleyi “Yusuf ile beraber iki genç daha zindana girdi” şeklinde çevirmişti.
Kaynağa git
Müellifin mealiO gizliliğe onunla beraber (yardımlaşmaya) iki danışman da dahil olmuştu. İkisinden biri “şüphesiz ki ben, herhangi bir saklananı kendim gözetler, aslını ortaya çıkarırım” dedi “ve o diğeri de “herhangi bir yoruma kendi görüşümü belirtir, daha üst reisime iletirim de (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi.” (İkisi birden) “bize onun (sana yapılan isnadın) aslının doğru haberini sen bildir, çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz, dediler).”
Bölüm sonunda, tahlilin sonucu olarak verilen tam meâl. Müellif açıkça sahiplenmektedir: "anlamaya çalıştığımız 36. ayet için daha isabetli olduğunu öngördüğümüz meal aşağıdaki gibi olmalıdır". Bu okumada zindan değil "gizlilik", iki genç değil "iki danışman", rüya değil idarî iş anlatılmaktadır. (ham_pasaj'daki "şüp-hesiz" / "her-kese" satır sonu tirelemeleri kaynakta böyledir; meal_metni'nde birleştirilmiştir.)
O gizliliğe onunla beraber (yardımlaşmaya) iki danışman da dahil olmuştu. İkisinden biri “şüp-hesiz ki ben, herhangi bir saklananı kendim gözetler, aslını ortaya çıkarırım” dedi “ve o diğeri de “herhangi bir yoruma kendi görüşümü belirtir, daha üst reisime iletirim de (kadın) bununla her-kese üstün gelir” dedi.” (İkisi birden) “bize onun (sana yapılan isnadın) aslının doğru haberini sen bildir, çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz, dediler).”
Kaynağa git
Rüya okumasının reddi yönünden ele alış: müellife göre âyette rüya kelimesi hiç geçmez, kelimeler muzâridir; konuşmaları rüya temeline oturtmak İsrâiliyat dayatmasıdır. Cümlenin devamı sayfa düzeni sebebiyle metinde dipnot parçasıyla bölünmüştür.
Daha önce de belirttik; geleneksel anlayışın bu ayette geçen iki kişinin Yusuf’u hiç tanımadıkları, ayetteki konuşmalarının gördükleri rüyalar olduğu, Yusuf’tan bu rüyaların yorumlarını istediği şeklindeki söylemi asla doğru değildir.
Kaynağa git
İnnâ edatı yönünden ele alış: müellife göre kesinlik edatı, iki kişinin Yûsuf'u yeni değil çok eskiden beri tanıdıklarını gösterir; geleneksel "zindanda tesadüfen tanıştılar" kabulünü çürütür. (Pasajın ortasındaki Arapça iktibas … ile atlanmıştır.)
Oysa ayetin son cümlesinin kesinlik ifade eden … inna edatıyla başlaması, bu kişilerin Yusuf’u çok iyi tanıdıklarını göstermektedir. Bu edat, kendisinden sonra gelen cümlede varılan yargıların şüphe götürmez bir şekilde kesin olduğunu belirten bir edattır.
Kaynağa git
Müellifin mealiŞüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi
Bölüm başında, tahlilden önce verilen ve müellifin eleştireceği meâl; metinde açıkça (DİB meali) diye etiketlenmiştir. Yalnız 36. âyetin son cümlesi ele alınmaktadır.
Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi (DİB meali).
Kaynağa git
Müellifin mealibize onun aslını bildir
Müellifin tahlil sonucu açıkça sahiplendiği karşılık ('verilmesi gereken doğru anlam'). Te'vîl = 'aslına döndürme / işin aslı' okumasına dayanır; bölümün sonunda aynı karşılık bir kez daha tekrarlanır.
Bu açıklamalardan sonra anlamaya çalıştığımız ayetteki … “bize onu tevilini bildir” cümlesine dönecek olursak, cümleye verilmesi gereken doğru anlamın “bize onun aslını bildir” şeklinde olması daha isabetli olacaktır.
Kaynağa git
Müellifin mealiBize bunun yorumunu haber ver.
Bölüm başında, tahlilden önce verilen ve açıkça DİB'e nispet edilen meâl. Müellif bu çeviriyi te'vîl kelimesine 'yorum' anlamı verdiği için eleştirir.
Bize bunun yorumunu haber ver. (DİB meali).
Kaynağa git
Müellifin mealişüphesiz ki ben kendi görüşümü belirtip bir yorumla üst başkanıma benimsetirim, (kadın) bununla herkese üstün gelir
Bölümün sonuç meâli: müellifin ikinci adamın cümlesinin tamamı için verdiği kendi karşılığı. Bölüm içinde iki kez (tahlil sonrası ve bölüm sonunda) aynı lafızla tekrarlanmıştır; tek kayıt olarak alındı. 'et-tayr' burada 'herkes/kamu' olarak okunmuştur.
Şimdilik bu adamın söylediği cümleye daha isabetli olduğunu öngördüğümüz meali bir daha vererek bir sonraki cümleyi anlamaya çalışalım. … Diğeri “şüphesiz ki ben kendi görüşümü belirtip bir yorumla üst başkanıma benimsetirim, (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealişüphesiz ki ben herhangi bir gizliliği kendim sezinler, özünü (ortaya) çıkarırım
Müellifin tahlilinin sonucu olarak açıkça sahiplendiği kendi karşılığı ('daha isabetli olacaktır'); bölümün sonunda aynı meâl bir kez daha tekrarlanır. 'ea'siru hamran' ibaresine 'herhangi bir gizliliğin özünü çıkarmak' anlamı verilmiştir.
Bu durumda birinci adamın söylediği cümlenin tamamına … “şüphesiz ki ben herhangi bir gizliliği kendim sezinler, özünü (ortaya) çıkarırım” şeklinde bir mana vermek daha isabetli olacaktır.
Kaynağa git
Müellifin mealiİkisinden biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi
Bölüm başında, tahlilden önce verilen ve müellifin açıkça DİB'e nispet ettiği meâl. Müellif bu çeviriyi hem muzâri fiilleri mâzî yaptığı hem de hamr'a 'şaraplık üzüm' dediği için eleştirir.
İkisinden biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi (DİB meali).
Kaynağa git
Müellifin mealio gizliliğe onunla beraber (yardımlaşan) iki danışman da dahil oldu.
Bölüm sonunda, tahlilin sonucu olarak ve 'anlamı şu şekilde olmalıdır' beyanıyla açıkça sahiplenilen müellif meâli (yalnız 36. âyetin İLK cümlesi). Yaygın karşılıktan dört noktada ayrılır: es-sicn = 'o gizlilik', dehale = 'dahil oldu', meahu = '(yardımlaşan) onunla beraber', feteyân = 'iki danışman'.
Bu açıklamalardan sonra anlamaya çalıştığımız 36. ayetin ilk cümlesinin anlamı şu şekilde olmalıdır. […] “o gizliliğe onunla beraber (yardımlaşan) iki danışman da dahil oldu.”
Kaynağa git
Müellifin 12/36'nın ilk cümlesine dair dört basamaklı tahlili: (1) meahu bilinçli/yardımlaşmaya dayalı birlikteliktir; (2) dehale fiili üç kişiyi tek fiilde birleştirir; (3) kimse zindana kendi isteğiyle girmeyeceğine göre es-sicn 'zindan' olamaz; (4) ال takısı marifelik gerektirir ama metinde zindanı tanıtan hiçbir karîne yoktur. Sonuç: es-sicn = 'o gizlenen', feteyân = 'danışman'.
Halbuki ayette geçen … meahu “onunla beraber” kelimesi tesadüfi bir birlikteliği değil, içerik olarak da bir birlikteliği vurgulayan bir anlama sahiptir. Bunun yanında ayetin en başındaki … dehale “girdi” fiili her üçünü birden aynı fiilde birleştirmiştir. Daha da önemlisi cümlenin “zindana girdi” şeklinde, zindana girmenin sanki onların kendi istekleriyle olduğu gibi başlamasıdır. Normal olarak zindana girilmez. Çünkü kişiler zindana bir ceza olarak başkası tarafından atılırlar/kapatılırlar.
Kaynağa git
Âyetin iki cümlesi (birincinin 'innî erânî a'siru hamran' ve ikincinin 'innî erânî ahmilu fevka ra'sî hubzen...' sözleri) ayrı ayrı ele alınır; müellif metinde '(Yusuf 12/36)' numarasını açıkça verir. İki cümlede de rüya kelimesi yoktur ve fiillerin tamamı muzâridir.
Bu cümlenin hangi kelimesinden adamın rüya gördüğü çıkarılmıştır! Çünkü cümlenin içinde rüya anlamı verebileceğimiz herhangi bir kelime yoktur. Kaldı ki daha önce de belirtildiği üzere, eğer bu adam rüya görmüşse ve onu anlatıyorsa kullanılan kelimelerin geçmiş zaman kipinde yani mazi olması gerekirdi. Aynı şekilde ikinci kişinin de söylediklerinde rüya kelimesi yoktur ve onun söylediklerinde de kullanılan fiillerin tamamı müzaridir.
Kaynağa git
Müellifin âyet tenkidinin iki dayanağı: (1) âyetin Arapça metninde 'rüya' anlamı verilebilecek tek kelime yoktur, bu kelime meâllere sonradan eklenmiştir; (2) âyetteki fiillerin hemen hepsi muzâri iken mâzî kipiyle çevrilmiştir. Bu bölümde müellif âyete kendi meâlini VERMEZ; kelime tahlilini bir sonraki bölüme bırakır.
Ayetin Arapça metninde rüya anlamı verilebilecek herhangi bir kelime yokken rüya kelimesi sanki ayetin Arapça metninde varmış gibi eklenmiş bununla da yetinilmeyerek hemen hepsi muzari (geniş/şimdiki/ gelecek zaman) kipinde olan fiilleri mazi (geçmiş zaman) kipinde çevirmişlerdir.
Kaynağa git
Müellifin mealiOnunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri, “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi
Bölüm başında, tahlilden önce verilen ve metinde açıkça (DİB meali) diye etiketlenen yaygın meâl. Müellif, başvurduğu bütün meâl ve tefsirlerin buna benzer mana verdiğini söyleyip bölüm boyunca bu çeviriyi eleştirir.
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri, “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi (DİB meali).
Kaynağa git
12/36 okuması hatırlatılır: adam Mısır yönetiminde söz sahibi bir kurulun içinde ama alt kademelerdedir; 12/45 bu tespiti doğrulamaktadır.
Aynı zamanda 36. ayeti işlerken bu adamın Mısır yönetiminde söz sahibi olan bir kurulun içinde ama alt kademelerde bir iş yaptığını da belirtmiştik.
Kaynağa git
Müellifin önceki bölümde temellendirdiği tezin hatırlatılması: 12/36'da anlatılanlar rüya değildir. 12/43 ise nekre isimleri ve iki defa geçen rüya kelimesiyle bunun tersi bir tablo sunar.
Hatırlanacağı üzere 36. ayette fiillerin muzari ve isimlerin marife olarak geçmesinden ve bunun yanında ayetin içinde rüya kelimesi olmamasından dolayı Yusuf’un iki arkadaşının söylediklerinin birer rüya olmadığını belirtmiştik.
Kaynağa git
Müellifin mealiO gizliliğe onunla beraber (yardımlaşan) iki danışman da dahil oldu!
Müellifin "doğru anlamın … olması gerektiğini … ortaya koymuştuk" diyerek açıkça sahiplendiği kendi karşılığı (önceki bölümlerde temellendirilmiş, burada tekrar ediliyor). Ayrıca bu iki kişinin anlattıklarının rüya olmadığını ve Yusuf'u "sen Salihlerden birisin" diyecek kadar iyi tanıdıklarını söyler.
Daha önceki bölümlerde bu adamların “sen Salihlerden birisin” diyecek kadar Yusuf’u iyi tanıdıklarını, 36. ayetin başında geçen … bu cümleye verilen anlamın “onunla beraber iki genç daha zindana girdi” şeklinde olmasının mümkün olmadığını, doğru anlamın; “O gizliliğe onunla beraber (yardımlaşan) iki danışman da dahil oldu!” olması gerektiğini ve bu iki kişinin anlattıklarının da rüya olmadığını ortaya koymuştuk.
Kaynağa git
Müellifin 'nebbi'nâ' kelimesi üzerinden ikinci sonucu: nebe' yalandan arınmış haber olduğu için, kelimenin seçilmesi iki görevlinin Yûsuf'a yöneltilen isnada inanmadığını zımnen gösterir.
Ayette iki arkadaşının … nebbe’na kelimesini kullanması ve bu kelimenin anlamının yalandan arınmış haber olmasından dolayı … nebbe’na bi te’vilihi “bize onun aslını bildir” ifadesi zımnen bu iki kişinin Yusuf hakkındaki Seyyid’in ehline bir kötülük tasarlama isnadının doğru olmadığına inandıklarını göstermektedir.
Kaynağa git
Müellifin (hi) zamiri tahlilinden çıkardığı sonuç: te'vîli istenen tek bir durum vardır, o da Yûsuf'un hangi soya mensup olduğunu açıklamamasıdır. Zamirin müfred-müzekker olması iki ayrı rüya varsayımını dışlar.
Yani adamlar “sana seyyidin ehline kötülük tasarladı isnadı olmasına rağmen, kimlerden olduğunu açıklamamanın altında yatan ana sebebi bize bildir” demektedirler.
Kaynağa git
Müellifin mealibize bunun (rüyalarımızın) yorumunu bildir
Müellifin eleştirmek için aktardığı geleneksel okuma. Buna göre (hi) zamiri 'bunun' anlamındadır; müellif ise zamirin müfred-müzekker olmasının iki ayrı rüya varsayımını geçersiz kıldığını savunur.
Geleneksel anlayışa göre bu iki kişi zindanda iki farklı rüya görmüş ve Yusuf’a gelerek ayrı ayrı rüyalarını anlatmış ve … “bize bunun (rüyalarımızın) yorumunu bildir” diyerek, ondan bu rüyaları yorumlamasını istemişlerdir.
Kaynağa git
Müellife göre 12/36'daki 'minhu' zamirinin müzekker olması, zamirin iradesiz bir varlığa (ekmeğe) dönmesini imkânsız kılar; bu, 'kuşlar ekmekten yiyor' okumasını gramer bakımından geçersizleştirir.
Oysa bu zamir (…) müzekker (eril) bir zamirdir ve Arapçada iradesiz varlıklar bu zamirle değil … hâ zamiri ile gösterilirler.
Kaynağa git
Müellifin meali...ve diğeri de dedi ki “kendi görüşümü herhangi bir yorumla (yoğurmayla) üstteki başkanıma benimsetirim...
Müellifin, cümlenin ilk yarısı (vekāle'l-âharu innî erânî ahmilu fevka re'sî hubzen) için tahlil sonucu verdiği ve açıkça sahiplendiği karşılık. 'ahmilu' = görüş benimsetmek, 'fevka re'sî' = üstteki başkanım, 'hubzen' = yoğurma/yorum okumasına dayanır.
İşte bu açıklamalara göre adamın söylediği uzun cümlenin ilk yarısına daha isabetli olduğunu öngördüğümüz mealin şu şekilde olması daha doğru gözükmektedir. … “...ve diğeri de dedi ki “kendi görüşümü herhangi bir yorumla (yoğurmayla) üstteki başkanıma benimsetirim...”
Kaynağa git
Bölümün ana sonucu: 12/36'da konuşan birinci kişi, mesleğini tarif etmektedir; müellife göre bu kişi bir casus / soruşturma memurudur ve 12/25'te susan erkek memurla aynı kişidir.
Adam bu cümleyle ne iş yaptığını açıklamaktadır. Bu söylemden adamın görevinin gizli kapaklı olduğuna inanılan işleri takip edip ortaya çıkarmak olduğu, yani bir casus veya bir soruşturma memuru olduğu anlaşılmaktadır.
Kaynağa git
Müellife göre 12/36'daki erânî kelimesi 'rüyamda gördüm' anlamına gelemez; kelime muzâridir ve 'kendimi görürüm/görüyorum/göreceğim' karşılıklarından birini gerektirir. Âyette anlatılanın rüya olduğunu gösteren tek bir delil veya ima yoktur.
Yukarıdaki meallerde “ben rüyamda gördüm” şeklinde çevrilen kelime أَرَانِي erânî kelimesidir. Bu kelime asla “ben rüyamda gördüm” anlamına gelemez.
Kaynağa git
Müellifin mealiBir tanesi dedi ki: “Rüyada gördüm, şarap sıkıyordum.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Yaşar Nuri Öztürk Meali Bir tanesi dedi ki: “Rüyada gördüm, şarap sıkıyordum.
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Ümit Şimşek Meali Onlardan biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri:-Rüyamda, şarablık üzüm sıktığımı gördüm, dedi;
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Şaban Piriş Meali Onlardan biri:-Rüyamda, şarablık üzüm sıktığımı gördüm, dedi;
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri dedi ki: “Ben düşümde şarap sıktığımı görüyorum.”
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden; 'görüyorum' muzârisi korunmuştur.
Süleyman Ateş Meali Onlardan biri dedi ki: “Ben düşümde şarap sıktığımı görüyorum.”
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri: “Ben rüyamda, kendimi şarap yapmak için üzüm sıkarken gördüm.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Suat Yıldırım Meali Onlardan biri: “Ben rüyamda, kendimi şarap yapmak için üzüm sıkarken gördüm.
Kaynağa git
Müellifin mealiBunlardan biri dedi ki: «Muhakkak ben kendimi (rüyâda) görüyorum ki, şarap sıkıyorum.»
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden; burada da iki fiil muzâri olarak korunmuştur.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali Bunlardan biri dedi ki: «Muhakkak ben kendimi (rüyâda) görüyorum ki, şarap sıkıyorum.»
Kaynağa git
Müellifin meali(Bir gün) o iki gençten biri dedi ki: “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm.”
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Mustafa İslamoğlu Meali (Bir gün) o iki gençten biri dedi ki: “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm.”
Kaynağa git
Müellifin mealiİşte bu iki gençten biri (bir gün): “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm” dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Muhammed Esed Meali İşte bu iki gençten biri (bir gün): “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri (Yûsuf’a): “Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.” dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Mehmet Türk Meali Onlardan biri (Yûsuf’a): “Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiBiri, “(Rüyamda) şarap (üzüm) sıktığımı gördüm” dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Kadri Çelik Meali Biri, “(Rüyamda) şarap (üzüm) sıktığımı gördüm” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiBunlardan biri: «Ben rü’yamda kendimi şarab (üzüm) sıkıyor gördüm» dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Hasan Basri Çantay Meali Bunlardan biri: «Ben rü’yamda kendimi şarab (üzüm) sıkıyor gördüm» dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiBirisi ben, dedi: ru’yada kendimi görüyorum ki şarap sıkıyorum
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden; bu meâlde her iki fiil de ('görüyorum', 'sıkıyorum') muzâri olarak korunmuştur.
Elmalılı Meali (Orjinal) Birisi ben, dedi: ru’yada kendimi görüyorum ki şarap sıkıyorum
Kaynağa git
Müellifin mealiBirisi dedi ki: “Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm”.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden (sadeleştirilmiş Elmalılı).
Elmalılı Hamdi Yazır Meali Birisi dedi ki: “Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm”.
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri: “(Rüyamda) kendimi şarap yaparken gördüm,” dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Edip Yüksel Meali Onlardan biri: “(Rüyamda) kendimi şarap yaparken gördüm,” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri dedi ki: Ben (rüyada) şarap sıktığımı gördüm.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Diyanet Vakfı Meali Onlardan biri dedi ki: Ben (rüyada) şarap sıktığımı gördüm.
Kaynağa git
Müellifin mealiBiri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden; bölüm başındaki DİB meâliyle hemen hemen aynıdır.
Diyanet İşleri Meali (Yeni) Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiBiri, “Rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi;
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Diyanet İşleri Meali (Eski) Biri, “Rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi;
Kaynağa git
Müellifin mealiBunlardan biri dedi ki: “Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyor gördüm”
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Cemal Külünkoğlu Meali Bunlardan biri dedi ki: “Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyor gördüm”
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri dedi ki: “Ben rüyamda şarap sıktığımı gördüm.”
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Bayraktar Bayraklı Meali Onlardan biri dedi ki: “Ben rüyamda şarap sıktığımı gördüm.”
Kaynağa git
Müellifin mealiBiri dedi ki: “Ben içki için üzüm sıktığımı görüyorum.”
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden; bu meâlde 'görüyorum' muzârisi korunmuştur.
Bahaeddin Sağlam Meali Biri dedi ki: “Ben içki için üzüm sıktığımı görüyorum.”
Kaynağa git
Müellifin mealiDelikanlılardan biri: “- Ben rüyamda kendimi şarap olacak üzüm sıkıyor gördüm”, dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Ali Fikri Yavuz Meali Delikanlılardan biri: “- Ben rüyamda kendimi şarap olacak üzüm sıkıyor gördüm”, dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri: “Ben rüyada kendimi şarap sıkıyor gördüm” dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden; müellife göre 'şarap sıkmak' zaten sıkma sonucu elde edilmiş bir sıvının yeniden sıkılması olduğu için anlamsızdır.
Ahmet Varol Meali Onlardan biri: “Ben rüyada kendimi şarap sıkıyor gördüm” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiBirisi: “Rüyamda kendimi üzüm sıkarken gördüm.” dedi.
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden; hamr'a doğrudan 'üzüm' karşılığı verilmiştir.
Ahmet Tekin Meali Birisi: “Rüyamda kendimi üzüm sıkarken gördüm.” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiSohbet esnasında onlardan biri, Yûsuf’a dedi ki: “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm.”
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden; metinde bulunmayan 'sohbet esnasında' eklemesiyle dikkat çeker.
Abdullah Parlıyan Meali Sohbet esnasında onlardan biri, Yûsuf’a dedi ki: “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm.”
Kaynağa git
Müellifin mealiBunların biri, ben dedi, rüyamda gördüm, şarap yapmak için üzüm sıkıyormuşum”
Müellifin eleştiri için aktardığı meâl listesinden.
Abdulbaki Gölpınarlı Meali Bunların biri, ben dedi, rüyamda gördüm, şarap yapmak için üzüm sıkıyormuşum”
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri dedi ki; “Ben rüyada şaraplık üzüm sıktığımı gördüm.
Müellifin, meâl yazarlarının durumunu göstermek için mezhep-meşrep gözetmeden aktardığı meâl listesinden.
Abdulaziz Bayındır Meali Onlardan biri dedi ki; “Ben rüyada şaraplık üzüm sıktığımı gördüm.
Kaynağa git
Müellifin kıssa kurgusundaki kilit eşleştirme: 12/21'de Yûsuf'u satın alan adam, 12/36'daki ikinci adam ve 12/42'de sırdaş diye tanıtılan kişi aynı kişidir.
Bu cümleden de anlıyoruz ki, Yusuf’u satın alan adam ile hem bu hem de 36. ayette bahsi geçmiş ikinci adam aynı adamdır.
Kaynağa git
Müellifin mealişüphesiz ki ben kendi görüşümü belirtip bir yorumla üst başkanıma benimsetirim, (kadın) bununla herkese üstün gelir
İkinci adamın 36. âyetteki sözü için müellifin karşılığı; Yûsuf'un 41. âyetteki cevabı ('konumunu güçlendirecek…') buna karşılık gelir.
Yusuf’un diğer arkadaşı 36. ayette şöyle söylemişti. َفَوْق ُأَحْ مِل أَرَانِي إِنِّي ُمِنْه ُالطَّيْر ُتَأْكُل خُبْزًا رَأْسِي ۖ “şüphesiz ki ben kendi görüşümü belirtip bir yorumla üst başkanıma benimsetirim, (kadın) bununla herkese üstün gelir” dedi
Kaynağa git
Müellifin mealiben herhangi bir gizliliği kendim sezinler, özünü (ortaya) çıkarırım.
Birinci adamın 36. âyetteki sözü için müellifin önceki bölümlerde verdiği ve burada tekrarladığı karşılık; müellife göre bu bir rüya anlatımı değildir. Yûsuf'un 41. âyetteki karşılığı ('gizlilikleri iletmeye devam edecek') bu söze cevaptır.
Yusuf’un arkadaşlarından biri 36. ayette şöyle demişti. خَمْرًا ُأَعْصِ ر أَرَانِي إِنِّي ben herhangi bir gizliliği kendim sezinler, özünü (ortaya) çıkarırım.”
Kaynağa git
Müellifin mealibize o (işin)’nun aslının doğru haberini sen ver, çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz)
Nebbi'nâ bi-te'vîlihî yönünden ele alış: müellife göre iki kişi rüya yorumu değil, Yûsuf'a yapılan isnadın aslını sormaktadır; çünkü ona isnat edilen "kraliyet ailesine kötülük tasarlamak" suçlamasına inanmamaktadırlar.
En sonunda ikisinin beraberce söylediği … “bize o (işin)’nun aslının doğru haberini sen ver, çünkü biz senin Muhsinlerden biri olduğuna kesinlikle eminiz (görüyoruz)” cümlesi onu bu sürece getiren işin ana sebebinin ne olduğunu öğrenmek istemelerinden dolayıdır.
Kaynağa git
Müellifin mealiBiz kesinlikle senin Muhsinlerden biri olduğunu biliyoruz, buna eminiz, bundan şüphemiz yok
Müellifin innâ edatının katkısını açımlayan kendi karşılığı; dipnotta "Cümlenin başında geçen inna edatının cümleye bu şekilde bir katkısı vardır" diye gerekçelendirilmiştir.
Bu iki adam Yusuf’un Muhsinlerden biri olduğuna dair en ufak bir şüphe taşımamaktadırlar. “Biz kesinlikle senin Muhsinlerden biri olduğunu biliyoruz, buna eminiz, bundan şüphemiz yok” demektedirler.
Kaynağa git
Müellifin mealibiz kesinlikle senin o Muhsinlerden biri olduğunu görüyoruz
Marife (el-) yönünden ele alış: el-Muhsinîn marife olduğu için çeviriye "o Muhsinler" diye yansımalıdır. Müellif "olması gerekmektedir" diyerek bu karşılığı açıkça sahiplenmektedir. Ayrıca meallerin bu cümleyi "iyilik yapanlardan biri" diye çevirmesinin anlamı marifeden nekreye kaydırdığını söyler.
Normal olarak tanıma ve bilmenin, kelimenin çevirisine yansıması ve cümlenin … “biz kesinlikle senin o Muhsinlerden biri olduğunu görüyoruz” şeklinde olması gerekmektedir.
Kaynağa git
Müellifin mealio gizliliğe onunla beraber (yardımlaşan) iki danışman da dahil oldu
Müellifin âyetin başlangıç cümlesi için daha önce temellendirdiği kendi karşılığını hatırlatması. Yaygın meâl 'onunla birlikte zindana iki genç daha girdi' şeklindedir; müellif 'sicn'i gizlilik, 'feteyân'ı danışman, 'meahu'yu yardımlaşma olarak okur.
Hatırlanacağı üzere ayet … “o gizliliğe onunla beraber (yardımlaşan) iki danışman da dahil oldu” şeklinde başlamıştı.
Kaynağa git
Müellif, 12/36'daki ikinci adamın kimliğini önceki âyetlerdeki eril kişiliklerle karşılaştırır: Seyyid olamayacağı açıktır; 12/21'deki adamla aynı kişi olduğunu gösteren kuvvetli bir dilsel bağ da henüz yoktur, deliller ilerideki âyetlerde gelecektir.
İlk defa bir adamla ilgili bu kadar detaylı bilgiler verilmektedir. Bundan önceki ayetlerde eril kişilik olarak tanıtılan sadece iki kişi vardır. Bir tanesi 25. ayette Seyyid, diğeri ise 21. ayette Yusuf’u satın alan adam.
Kaynağa git
Müellif 12/36'daki et-tayr'ı 'kuşlar' değil 'Mısır ülkesindeki herkes / kamu' olarak okur; dayanağı aynı kökün İnsân 76/7'de 'herkesi kapsayan' anlamında kullanılması ve kelimenin marife-tekil gelmesidir.
Meselenin daha iyi anlaşılması için … el tayru kelimesi üzerinde biraz daha durmak faydalı olacaktır. Bu kelime İnsan suresinin 7. ayetinde yaygın, bilinen, tüm insanlık, kamu, herkes anlamında kullanılmıştır.
Kaynağa git
Müellif, Kur'an'ın zindana giren iki kişinin mesleğine dair hiçbir şey söylemediğini, buna karşılık Tevrat'ın (baş saki / fırıncıbaşı) ve tefsirlerin (kralın iki uşağı, aşçı ve sucu) meslek atadığını gösterir. 'Onunla beraber iki genç zindana girdi' ifadesi burada Arapça cümlenin birebir karşılığı olarak, tahlilin malzemesi olarak verilmiştir.
Kur’an ise zindana giren iki kişinin meslekleri ile alakalı herhangi bir şey dememiş sadece … “onunla beraber iki genç zindana girdi” demiştir.
Kaynağa git
Müellif, Yûsuf'un yabancı olmasına rağmen nasıl danışman olduğu sorusunun cevabını 12/36'ya havale eder; bu görevin bir himaye/tavsiye gerektirdiğini söyler.
Yusuf’un Mısırlı biri olmadığı halde, nasıl Aziz kadının danışmanı olduğu cevaplanması gereken bir sorudur. Bu soru 36. ayette cevabını bulacaktır.
Kaynağa git
Yusuf'un Muhsin oluşuna delil olarak anılan âyetlerden biri.
Hayır o Muhsin (Yusuf 22, 36 ve 56) ve Sıddık (Yusuf 46) olduğu için Yüce Allah’ın ödülü ile karşılaşmıştır.
Kaynağa git
Müellifin tenkidi: 12/36'daki 'te'vîl' kelimesine de mealler 'yorumlama' manası vermiştir.
Meallerimiz daha önce 6, 21, 36, 37. ayetlerde geçen “te’vil” kelimesine de yorumlama manası vermişlerdi.
Kaynağa git
Müellifin mealionunla beraber iki genç zindana girdi
Râzî'den aktarılan geleneksel kurgu: iki kişinin kralın aşçısı ve sâkîsi oldukları, rüyalarının mesleklerine uygun düştüğü. Müellif bu kurguyu reddeder; ona göre "zâlikumâ" zamiri Yusuf ile bu iki adamın tanışıklığının çok önceye dayandığını gösterir ve kurguyu yerle bir eder. Metinde âyet numarası yazılı değil, "bir önceki ayet" ifadesinden çıkarıldı.
Cenab-ı Hakk’ın … “onunla beraber iki genç zindana girdi” beyanına gelince; denildiğine göre bunlar, Mısır’daki en büyük kralın iki uşağı idiler.
Kaynağa git
Müellifin mealişüphesiz senin Muhsinlerden olduğunu görüyoruz
Nerâke yönünden ele alış: müellife göre kelime burada fizikî görmeyi değil bilmek, anlamak, emin olmak, görüş sahibi olmak gibi mecazî bir anlamı ifade eder; Muhsinlik manevî olduğu için dıştan bakılarak görülemez.
İşte bu iki kişinin … “şüphesiz senin Muhsinlerden olduğunu görüyoruz” demesinin sebebi budur.
Kaynağa git
Müellifin mealiİki genç de onunla (Yusuf’la) beraber zindana girdi.
Bölüm başında, tahlilden önce verilen yaygın karşılık. Etiket yoktur (bir önceki bölümde aynı âyetin tam meâli '(DİB meali)' olarak verilmişti); talimat gereği kesin sayılmayıp meal_kaynak='belirsiz' kaydedildi. Müellif bölüm boyunca bu karşılığın her kelimesini reddeder.
“İki genç de onunla (Yusuf’la) beraber zindana girdi.”
Kaynağa git
Müellifin mealiÖbürü de, ben de rüyamda kendimi başım üzerinde ekmek taşırken ve kuşlar da ondan yerken gördüm” dedi
Râzî'nin Tefsîr-i Kebîr'inden aktarılan âyet karşılığı ve rüya rivayeti. Müellif bu aktarımı onaylamak için değil, tefsirin Tevrat anlatısıyla tıpatıp örtüştüğünü ve âyette bulunmayan 'rüya' kelimesinin nasıl metne sokulduğunu göstermek için yapar.
Aşçı ise şöyle dedi: “Ben de kendimi şöyle gördüm; sanki başımın üstünde üç tane sepet var. İçlerinde de ekmek ve çeşitli yiyecekler. Birden yırtıcı kuşlar, onları ısırıp koparmaya başlıyor!” Bu da Cenab-ı Hakk’ın, “Öbürü de, ben de rüyamda kendimi başım üzerinde ekmek taşırken ve kuşlar da ondan yerken gördüm” dedi” ayetinin ifade ettiği husustur.
Kaynağa git
Müellifin mealibize bunun aslını haber ver
Müellifin, 12/36'nın son cümlesi (nebbi'nâ bi-te'vîlihî) için kullandığı kendi karşılığı. Yaygın meâl 'bize bunun yorumunu haber ver' şeklindedir; müellifin te'vîl = 'aslına döndürme' okumasından doğan bu karşılık bir sonraki bölümde ayrıntılı temellendirilir.
Zira her iki adamın bunları Yusuf’a anlatmasının ana sebebi … “bize bunun aslını haber ver” şeklinde gelen bir sonraki cümlede belirtilmiştir.
Kaynağa git
Müellifin mealiOnlardan biri: “Doğrusu ben(rüyâmda) kendimi görüyorum ki üzüm sıkıyorum!” dedi.
Meâl listesinde Hasan Basri Çantay ile Kadri Çelik arasında yer alan kayıt. PDF metin katmanında meâl sahibinin adı gövdeden düşüp dipnot bloğuna ('Hayrat Neşriyat Meali') taşınmış; alfabetik sıra ve dipnot kaydı bu atfı destekler, yine de doğrulanmalıdır.
Onlardan biri: “Doğrusu ben(rüyâmda) kendimi görüyorum ki üzüm sıkıyorum!” dedi.
Kaynağa git
Müellifin mealiBiri: ‘Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.’ dedi.
Meâl listesinde Ahmet Varol ile Ali Fikri Yavuz arasında yer alan kayıt. PDF metin katmanında meâl sahibinin adı gövdeden düşüp dipnot bloğuna ('Ali Bulaç Meali') taşınmış; alfabetik sıra ve dipnot kaydı bu atfı destekler, yine de doğrulanmalıdır.
Biri: ‘Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.’ dedi.
Kaynağa git