وَلَوْ اَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الْاَرْضِ لَافْتَدَتْ بِه۪ۜ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَۚ وَقُضِيَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
Meal
(O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.
Ayette geçen kelimeler ve Arapça gramer bilgileri. Bir kelimeye tıkla, ayrıntıyı aç.
İlişkili kavramlar
Müellifin kendi meali · 1
Alıntıladığı mealler · 1
Bu içerikle ilgili sorunuzu, düzeltmenizi veya önerinizi iletin. Bildirim doğrudan ekibimize ulaşır, sayfada yayınlanmaz.
İşte bu sebepten ayette geçen veeserrun nedamete ibaresi pişmanlıklarını gizlerler veya için için yanarlar anlamında değil, tüm pişmanlıkları açığa çıkar anlamında olmalıdır.Kaynağa git
Kelimeye sadece gizlemek anlamı yüklemek Kur'an'daki birçok ayete yanlış ve tam tersi manalar verilmesine yol açmıştır. Mesela; Yanlışlara dalmış her bir kişinin elinde yeryüzünün bütün malları olsa, o gün tereddüt etmeden fidye olarak verirler. Azabı görünce için için pişmanlık duyacaklardır. Aralarındaki yargılama hakka uygun şekilde yapılmış ve haksızlığa uğratılmamışlardır.Kaynağa git
Notlarını görmek ve eklemek için giriş yap.
Giriş