وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ مَنْ يَسُومُهُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِۜ اِنَّ رَبَّكَ لَسَر۪يعُ الْعِقَابِۚ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ
Translation
And [mention] when your Lord declared that He would surely [continue to] send upon them until the Day of Resurrection those who would afflict them with the worst torment. Indeed, your Lord is swift in penalty; but indeed, He is Forgiving and Merciful.
Words in the verse and their Arabic grammar. Click a word to open the detail.
Related concepts
Quoted translations · 3
Send your question, correction or suggestion about this content. It goes directly to our team and is not published on the page.
Bir sonraki ayetten; onlara söylenen “aşağılık maymunlar olarak kalın” ifadesinin bir ceza olmadığını, cezanın; “Rabbin, (mezardan) kalkış gününe kadar onlara, en kötü cezayı vermeye çalışanları üzerlerine salacağını, o gün ilan etti.” olduğunu anlıyoruz.Go to source
Peki yüce Allah maymunlara dönüşün buyruğunu verdikten sonra ayette geçen; “Rabbin, (mezardan) kalkış gününe kadar onlara, en kötü cezayı vermeye çalışanları üzerlerine salacağını, o gün ilan etti” ifadesiyle kıyamete kadar ceza vereceğini söylediği kişiler kimlerdir? Her halde bu ifadeyi Yüce Allah maymun olup üç gün yaşayıp sonra da ölenler için söylememiştir.Go to source
وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَنْ يَسُومُهُمْ سُوءَ الْعَذَابِ ... (167)Go to source
Sign in to view and add your notes.
Sign in