قَالَ لَنْ اُرْسِلَهُ مَعَكُمْ حَتّٰى تُؤْتُونِ مَوْثِقاً مِنَ اللّٰهِ لَتَأْتُنَّن۪ي بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يُحَاطَ بِكُمْۚ فَلَمَّٓا اٰتَوْهُ مَوْثِقَهُمْ قَالَ اللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ
Translation
[Jacob] said, "Never will I send him with you until you give me a promise [i.e., oath] by Allāh that you will bring him [back] to me, unless you should be surrounded [i.e., overcome by enemies]." And when they had given their promise, he said, "Allāh, over what we say, is Entrusted."
Words in the verse and their Arabic grammar. Click a word to open the detail.
Related concepts
Müellifin kendi meali · 4
Quoted translations · 3
Send your question, correction or suggestion about this content. It goes directly to our team and is not published on the page.
(Yakup), “başka şekilde değil, sadece sizin tarafınızdan kuşatılmış olarak, onu bana kesin getireceğinize dair, Allah’tan bir teminatı bana verinceye kadar asla sizinle beraber onu göndermem” dedi. Teminatlarını ona verdiklerinde ise “(artık bundan sonrasında) diyeceklerimizin üzerinde vekil olan sadece Allah’tır” dedi.Go to source
Babaları, “Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim” dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, “Allah söylediklerimize vekildir” dedi. (DİB meali)Go to source
(12/66) (Yakup), “başka şekilde değil, sadece sizin tarafınızdan kuşatılmış olarak, onu bana kesin getireceğinize dair, Allah’tan bir teminatı bana verinceye kadar asla sizinle beraber onu göndermem” dedi. Teminatlarını ona verdiklerinde ise “(artık bundan sonrasında) diyeceklerimizin üzerinde vekil olan sadece Allah’tır” dedi.Go to source
(Yakup), “başka şekilde değil, sadece sizin tarafınızdan kuşatılmış olarak, onu bana kesin getire-ceğinize dair, Allah’tan bir teminatı bana verinceye kadar asla sizinle beraber onu göndermem” dedi. Teminatlarını ona verdiklerinde ise “(artık bundan sonrasında) diyeceklerimizin üzerinde vekil olan sadece Allah’tır” dedi.Go to source
Tahmin edememiştir çünkü; ikinci oğlunu Mısır’a götürmek için babalarına Yüce Allah’tan sağlam bir teminat vermişlerdirGo to source
Birkaç ayet önce babaları, küçük oğlunu onlarla beraber Mısır’a göndermek için onlara, onu yalnız bırakmama şartını koşmuştu.Go to source
Onların babalarına verdikleri söz … “sadece sizinle kuşatılmış halde onu bana getireceğinize” şeklindeydi, yani onu asla yalnız bırakmamak.Go to source
Yakup onlara bu oğlunu (Bünyamin’i) ancak şu şartlar altında vereceğini söylemiştir. Yakup dedi ki “Ben onu sizinle göndermem; hepinizi kuşatan bir felaket olmadıkça onu bana getireceğinize dair Allah adına sağlam söz verirseniz başka.” Ona o sağlam sözü verdikleri zaman dedi ki “Konuştuklarımıza vekil olan Allah’tır.”Go to source
Bu yüzden bir önceki ayette en küçük oğlunu teslim ettiği oğullarına “sadece kendiniz onu kuşatıp koruyacaksınız” diye söz almıştır.Go to source
Yakup, bu ayette küçük oğlunu onlarla göndermek için bir şart koşmuştur. “Kuşatılmadıkça onu bana getireceğinize Allah adına söz verirseniz.”Go to source
Sign in to view and add your notes.
Sign in