Tek Kaynak
📄 Artikel

Resüllerin Soyları

Ramazan Demir 5 dk 15.10.2020 kurantekkaynaktir.net

YUSUF HADIM EDİLDİYSE RAD.38’e GÖRE BEŞER SOYU NASIL DEVAM ETTİ?

RAD.38

وَلَقَد ْ أَر سَل نَا رُسُلاْ م ِّن قَب لِّكَْ وَجَعَل نَا لَهُم ْ أَز وَاجاا وَذُر ِّيَّةاْ وَمَا كَانَْ لِّرَسُول ْ أَن يَأ تِّيَْ بِّآيَة ْ إِّلَّْ بِّإِّذ نِّْ الل ِّْ لِّكُل ِّْ أَجَل ْ كِّتَاب ْ Ve lekad erselna rusulen min kablike ve cealna lehum ezvacen ve zurriyyeh, ve ma 'tiye bi ayetin illa bi iznillah, li kulli ecelin kitab.kane li resulin en ye “Senden önce de elçiler gönderdik. Onlara eşler, evlatlar vermiştik. Hiçbir elçi, Allah’ın izni olmadan bir ayet (belge, mucize) getiremez. Her çağın (dönemin) bir Kitap’ı vardır.” (Süleymaniye Vakfı Meali)

Bu ayet üzerinden bizim “Yusuf hadım edilmiş” söylemimize epey itiraz edildi. Genel kabüle göre ayette geçen SEN zamiri Muhammed'dir. Her şeyden önce, bu ayet üzerinden her resulün eşi ve çocukları olma zorunluluğu gibi şey çıkarılması doğru değildir. Bir kere bu cümle İNŞA cümlesi değil, haber cümlesidir. Resullerin ortaya çıkışının geçmişle bağı olmadan mantar gibi veya piyangodan çıkma olmadığını çokça belirtmiştik. Durum böyleyse resul olmuş birine "senden öncekilerin de eşleri ve zürriyyetleri vardı" demenin haber değeri nedir? Daha İbrahim zamanında resullerin onun soyundan olacağı bildirmişse, bu risaletin ibrahim soyunda kalması için ondan sonrakilerin eş ve çocuklar sahibi olması zaten zorunludur. Yoksa risalet devam etmez ki! Şimdi sizlere, “babanızın, dedenizin, onun dedesinin, onun dedesinin zürriyyetleri ve çocukları vardı” dememin, sizin için haber değeri nedir?...Zaten onlar olmasaydı siz olamazdınız ki! Yani, bu gökyüzündeki güneşi gösterip, güneş dünde, ondan önce de, ondan önce de doğmuştu demek gibi bir şeydir. Ayete bakarsanız, EZVAÇ kelimesi çoğuldur. Eğer size yukarıdaki soruyu sorduran yaklaşım biçimini kullanmaya devam edip bu kelimenin çoğul olmasından yola çıkarak "her resulün en az 3 eşi olma zorunluluğu da var demelisiniz. Yine aynı yaklaşım biçimini devam ettirirsek, bölüştüğüm SV meallerinde VERDİK dendiği için, Nuh’un ve Lut’un kafir karısını da Yüce Allah vermiş olmaktadır! Resullerin kimin hangi anne-babadan doğduğunu bilmesek bile, Yüce Allah'ın İbrahim’e olan sözünden dolayı hiç tereddüt etmeden “tüm resullerin soy atası İbrahimdir” (en azından ondan sonrası için) diyebiliriz. İbrahim’den bin yıl sonra bir resul gelmişse bu “ibrahim ile o resul arasındaki evlilik ve zürriyet bağlarından dolayıdır”dememizde hiç bir sakınca yok. Yani eğer bir resul resul olmuşsa bunun soy bağı ile olduğunu, ve bu soy bağının da evlilik ve zürriyyet sahibi olmayla olduğunu gayet iyi bilir, hatta bir çocuk bile bunu bilir. O halde ayette söylendiği varsayılan "senden önceki resullere de eşler ve zürriyyet verdik" sözünün haber değeri nedir??? Bu arada ayette geçen CEALE fiilinin "verdik" gibi bir anlamı yoktur. Belirledik, yaptık, atadık, tayin ettik, şekil verdik, bir şeyi bir şeyin içine girdirdik, ...hale getirdik, vs gibi anlamları vardır ama kelimenin "verdik" gibi bir anlamı yoktur. Ayetteki, CEALNE kelimesi aynı zamanda EFALU KULUB olan fiillerdendir. Yani soyut manalar verilebilen fiiller. Bu kelimenin kast ettiği mananın soyut mu yoksa somut mu olduğu kendisinden sonra ikisi de aynı kişiye veya şeye dönen en az iki mefulünün (nesne) olması gerekmektedir. Bu iki meful cümleden alınıp müpteda - haber şeklinde bir isim cümlesi oluşturulabiliyorsa rahatlıkla bu fiil o cümlede efalu kulubtur deriz. Şimdi ayetin devamı da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Zaten meallere baktığımızda ayetin ilk cümlesi ile devam cümlesi arasında bir bağ yoktur; -ONLARA EŞLER VE ZÜRRİYYET VERDİK..... -HİÇBİR ELÇİ ALLAHIN İZNİ OLMADAN AYET GETİREMEZ.... Bu iki cümle arasında nasıl bir alaka var? Kaldı ki, ayetin başında SEN denildiği için muhatap bir resuldür. Ne yani o resul "Allah'ın izni olmadan bir ayet getiremeyeceğini bilmiyor mu ki ona bu söz deniliyor? Yani bu ayet, bizim "Yusuf hadım edildi" söylemimize karşı kullanılmadan önce, kullanan kişinin ilk önce meallerin bu açmazlarına çözüm getirmiş olması gerekmektedir. Hatta, ayetin başındaki SENDEN ÖNCE DE ELÇİLER GÖNDERDİK cümlesi de çok tuhaftır. Çünkü bir resulün orataya çıkışı kesinlikle kendisinden önceki resullere bağlıdır. EĞER Sen denilerek muhatap alınan resule hiçbir resul kıssası anlatılmamışsa, o da kendinden önceki zamanlarda resuller çıktığını hiç bilmiyorsa bu söz anlamlı olur, yoksa anlamsızdır. Geleneğin yaptığı gibi, bu ayette ki SEN zamirinin Muhammed’e gittiğini farz edelim, yine geleneğe göre MÜZZEMMİL, ALA, FECR, ĞAŞİYE, TARIK, NAZİAT, NEBE, MÜRSELAT, HAKKA, NUH ve daha bir çok sure RAD suresinden önce inmiştir ve o surelerde resullerin kıssaları uzun uzun anlatılmaktadır. Şimdi bunlara muhatap olmuş Muhammed’e SENDEN ÖNCE DE RESULLER GÖNDERDİK deniliyor?! Üstelik ayetin başında LEKAD şeklinde bir te’kid ifadesi var. Bu tekid ifadesi karşı tarafta bir tereddüt olması ya da konu hakkında bir kapalılık olması durumunda kullanılan bir edattır...Yani onca resul kıssasına rağmen Muhammed hala kendisinden önce resuller gönderildiği hususunda tereddüt mü yaşıyor ki ona böyle bir edatla başlayan bir cümle kuruluyor? Yine aynı şekilde ayetin sonu كِّتَاب ْ أَجَل ْ لِّكُل ِّْ bu cümle ile bitmektedir. Meal yazarları bu cümleye “Her çağın (dönemin) bir Kitap’ı vardır” (S.Vkf. Meali) şeklinde veya "Her ecelin* bir kitabı* vardır” (E.Aktaş meali) şeklinde mana vermişlerdir. Allah aşkına bu cümleler ne diyor? Diyelim ki ne dediğini/anlamını sonraya bıraktık. Ayette 4 kısa cümle vardır ve bu cümlelerin hiçbirinin kendisinden öncesi ve sonrası ile bir bağı yoktur; 1-Senden önce de elçiler gönderdik. 2-Onlara eşler, evlatlar vermiştik. 3-Hiçbir elçi, Allah’ın izni olmadan bir ayet (belge, mucize) getiremez. 4-Her çağın (dönemin)bir Kitap’ı vardır. (SV MEALİ) Veya..... 1-Ant olsun ki senden önce de rasuller gönderdik. 2-Onlara da eşler ve çocuklar verdik. 3-Bir rasul için Allah’ın izni olmadan bir âyet* getirmesi mümkün değildir. 4-Her ecelin* bir kitabı* vardır.( Erhan Aktaş) İşte bu ayetten Yusuf'un mutlaka eşi ve çocukları olmalı sonucunu çıkarmadan önce "ayetin anlaşılması" gerekmektedir. Aslında Rad 37 ve 39 'a bakılırsa konu Kur'an içeriği...38.ayette peygamberlere eş ve çocuklardan bahsetmesi de pek uymamış gibi konu bütünlüğüne. Meal hatası da olabilir.

Originaldokument (PDF) hier anzeigen