Meal Çalışmasında Rivayetsel Tahrif
11 EYLÜL 2020 MEÂL YAZIMINDAKİ RİVAYETSEL TAHRİFE MUHAMMED 29 ÖRNEĞİ
NEDEN TAHRİF OLUYOR? 1- Noktasız ve harekesiz metni, noktalayıp harekelerken yapılan nokta ve hareke tercihlerinin (iştikak) gramer ve Kuran öncelenerek değil, sadece rivayet öncelenerek yapılması.
2- Noktalı ve harekeli hale gelen kıraatlerdeki kelimelerin İSNADININ Kurandan değil rivayetler ve israiliyat öncelenerek yapılması. Bu isnadların yanlış olduğu apaçık ortada olmasına rağmen devreye giren müfessirlerin Kuranın hilafına akla hayale gelmeyecek yorumlar yaparak yanlış isnadlara insanları ikna etmeye çabalamaları.
3- Kurandaki cümlelerde bulunan kelimelerin İRAB isnadlarının arkasında da rivayet ve İsrailiyatın olması sadece anlam olarak değil. aynı zamanda gramer açısından da çeşitli hataların ortaya çıkmasına sebep olması ve bunları görmelerine rağmen müfessirlerin İRAB hatalarını gidermek için kelimelerin cümle içindeki konumlarına aykırı olarak konuyu tefsir etmeleri.
4- Meal yazarlarının ise bu şekilde oluşarak gelmiş geleneği Kuranın anlaşılmasında en temel kriter olarak almaları ve kelimelere gramere göre değilde geleneğin anlattığı hikayelere göre anlam tercihlerinde bulunmaları.
5- Meal yazarlarının noktalı ve harekeli asım kıraatine dahi sadık kalmamaları.
6- Her ne olursa olsun Kuranı anlamaya çalışanların ayetlerin ne dediğini değil de kafalardaki anlamların kurandaki karşılıklarını bulmaya çalışmaları ve bulamadıkları zamanda da yorum yaparak kelimeleri ve konuları kendi kafalarındakini onaylayacak hale getirmeleri
BİR ÖRNEK VERECEK OLURSAK;
(Muhammed 47/29)
اَم ْ حَسِبَْ الَّذٖينَْ فٖى قُلُوبِهِم ْ مَرَض ْ اَن ْ لَن ْ يُخ رِجَْ اللُّْٰ اَض غَانَهُم ْ “Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, içlerindeki kini Allah'ın ortaya çıkarmayacağını mı sanıyorlar?”Sül.Vkf. Meali
Bu meal yazarı ayette geçen َْمَهَناَغْضَا kelimesine KİN anlamını tercih etmiştir
Kelimenin sözlük manalarında kin anlamı vardır. Fakat kelimenin tek anlamı bu değildir. KİN DUYMAK, NEFRET ETMEK, YÖNELMEK, MEYLETMEK, EĞRİLMEK, YAMULMAK anlamları da vardır. Meal yazarı bu anlamlar içinden KİN anlamını tercih etmiştir..Oysa ayetin öncesinde bahse konu olan kişiler bir İSMİ MEVSUL ve bir de SILA cümlesi ile tanıtılmaktadır. "ELLEZİNE Fİ KULUBİHİM MERADUN"
Arapça bilenler bu cümlede geçen MERADUN kelimesinin MÜPTEDA, öncesinde gelen Fİ KULUBİHİM kelimesinin ise haber olduğunu kolayca anlayabilirler, yani SILA cümlesinde TAKDİM-TEHİR vardır. Cümle bu haliyle şu şekilde anlamlandırılmalıdır;
ONLAR Kİ, HASTALIK, KALPLERİNİN İÇİNDEDİR
Cümledeki virgüllerin konulduğu yer çok çok önemlidir ona dikkat edilmesi gerekmektedir
Eğer daha basit bir şekilde "kelime meali" değil de, söylenen sözü anlam olarak TÜRKÇEYE aktaracak olursak şu şekilde olması gerekmektedir;
HASTALIKLARI KALPLERİNDE OLANLAR
Bu cümlede geçen KALB kelimesinin Türkçedeki kullanımı ile Kurandaki kullanımı asla aynı değildir. Türkçedeki KALB kelimesi bir organdır, oysa Kurandaki KALB kelimesi DÜŞÜNME MERKEZİ, ANLAMA MERKEZİ, BİLME MERKEZİ'dir.
Kuranda hangi bağlamda geçerse geçsin, kime isnad edilirse edilsin KALB kötülenmez. Kalb üzerinden kötülenenler sahip oldukları KALBİ kullanmadıkları, temiz tutmadıkları, doğru yönledirmedikleri, onunla anlamadıkları için kınanırlar. Yani kalp kötü değildir. Anlamaya çalıştığımız ayette de kalb değil, kalbin hastalanması kınanmıştır. Yani kalpleri hastadır. Hastalık ister maddi ister manevi olsun insan türünün CEVHERİNDE yani özünde olmayan bir şeydir yani ARAZDIR, sonradan bulaşan sonradan edinilen bir şeydir.
Kalbin hastalanması ise, fıtratta çalışma şekilleri konulmuş doğru düşünme kabiliyetinin çeşitli sebeplerle tam işlevini yerine getirememesidir. Kalbin hastalanması içtedir. Dıştan bakıldığında kimin anlayışında yanlışlık, hastalık olduğu anlaşılamaz.
KİN, kalpteki hastalığın SEMPTOMLARINDAN biridir. Bu semptomlardan bir tanesinin açığa çıkması semptomların hastalık olarak görülmesi anlamına gelmeyecektir. Ayetin en sonunda gelen َْمَهَناَغْضَا bu kelimeye, ayetin öncesi dikkate alınarak mana verilseydi, tercih edilecek mananın şu şekilde olması hem gramere hem anlatılmak istenen konuya hem de hastalık ve semptomları ilişkisine daha uygun hale gelirdi;
YOKSA HASTALIKLARI KALPLERİNDE OLANLAR, ALLAHIN ONLARIN HASTALIKLARINI ASLA ORTAYA ÇIKARMAYACAĞINI MI SANDILAR
Kalbinde hastalık olanların hastalıklarından kaynaklanan semptomlardan sadece birini açığa çıkarmak TEŞHİS olmayacaktır. AMA hastalığın bizzat kendisini açığa çıkarmak TAM BİR TEŞHİS olacaktır. Bu teşhis hem hastanın kendisi hem de hastalığın bulaşma ihtimali olan diğer insanlar için doğru tavırlar takınmasını sağlayacaktır. Yoksa kalbinde hastalık olanlar kin duymaktan vazgeçseler hastalıktan kurtulmuş olmayacaklardır. O hastalık sadece kin üretmemektedir. O hastalık doğru düşünme kabiliyetini her konuda hastalıklı hale getirmektedir.
Yani kalbi hastalanan kişinin sadece KİN duyması değil, sevmesi, umut etmesi, korkması ve diğer herşeyi de hastalıklıdır. Küçücük bir ayrıntı bile dikkat edilmemesi durumunda, ayetin sözünü söylediği yüksek seviyeyi kaybetmesine neden olmaktadır. Kişinin kini hastalık sebebi değil, hastalığı kininin sebebidir. Bugün yeryüzünde kindar olmadığı halde kalbi hastalıklı milyonlarca insan bulunmaktadır. Eğer ayeti SV mealinin dediği gibi anlarsak KALB HASTALIĞI değil, KİN ön plana çıkar
Buna içinde yaşadığımız COVİD 19 salgını en güzel örnektir. Hastalık yayan virüsü yok etmedikten sonra istediğiniz kadar hasta tedavi edin bu virüs yine yayılacaktır. COVİD 19 a yakalanan bir hastanın gösterdiği semptomlar hastalığından dolaydır, hastalığın kendisi değildir. Nitekim aynı virüs kimine ağır travmalar yaşatırken kimi daha hafif travmalar göstermektedir. Semptom göstermeyen bile vardır. Semptom göstermeyen yok sayılırsa hiçbir zaman hastalığın önü alınmaz. İşte ayette anlatılan konu da buna benzemektedir. Hastalığın semptomu kiminde kin olur, kiminde kıskançlık kiminde başka bir şey...Kalbin bunlardan ari olması için HASTALIĞIN teşhisi gerekmektedir. Vesselam
(Ramazan Demir/11 Ekim 2020)
عرض المستند الأصلي (PDF) هنا
أرسل سؤالك أو تصحيحك أو اقتراحك حول هذا المحتوى. يصل مباشرة إلى فريقنا ولا يُنشر على الصفحة.