Tek Kaynak
📄 Artikel

Soru Cevap (Karışık – 1)

Ramazan Demir 9 dk 08.10.2021 kurantekkaynaktir.net

HASBIHAL 5 - 8.10.2021 _Yusuf’un kardeşleri risaletin kendilerine geçmesinin önünde sadeceYusuf ve kardeşini engel olarak gördüklerine göre; İsmail soyundanbaşka erkek çocuk yoktur çıkarımı yapılabilir mi?*Bilemeyiz. Yalnız Yusuf’un kardeşlerinin amacı, risaleti kendilerinegeçirmekten çok, risalete yön vermektir.*Kendi akıllarınca, risaleti korumak ve yanlış ellere geçmesiniengellemek adına yapıyorlar yaptıkları şeyi.-Peki bunlar Allah’la başa çıkamayacaklarını bilmiyorlar mı?Ortada İblis gibi, şeytan gibi bir örnek var. Şeytan Enfal 48’de, benAllah’tan korkarım der. Yani Allah’a ve ahirete inanıyor. Gerçeği biliyor,hatta resullerden daha fazlasını biliyor olmasına rağmen, neler yaptığıanlatılıyor Kuran’da.*Zaten bütün kötülükler, ‘iyilik’ olsun diye yapılır. Firavun da, Musaylaalakalı olarak, ‘Sizin en güzel dininizi bozmasından korkuyorum’ diyor.*Bu kişiler resullerin sahte olduklarını düşünüyorlar. Kökeni itibariylesemavi olan kendi dinlerini korumak adına bunları yapıyorlar.*Iblis de halife olarak yeterli görmüyor yapıyor yaptıklarını ve buyüzden Sebe 20’de ‘İblis, onlar hakkındaki zannını doğruladı’ deniyor._ Yakup’un tüm oğulları, hepsi birden kötülükte mi birleşti?_ Yusuf’a bunu yapanların münafıklığı, öteden beri gelen birmünafıklık mıdır? Yakup’un oğullarının hepsinin birden kötülüktebirleşmesi akla mantığa çok yatkın değildir.Mümkündür ki; bu insanlar babalarına risalet anlamında gereklidesteği sağlamışlardır, ellerinden geleni yapmışlardır. Ama iş Allah’ındinini korumaya geldiğinde, babalarını bile tanımıyorlar. *Bakıldığında, meal ve tefsirler de Allah’ın dini daha iyi anlaşılsınniyetiyle yazılıyor…*Yusuf kıssasından Yakup’un oğullarının, İsmail soyuyla bi alıpveremediklerinin olduğu çıkarılabilir, risalet görevine layıkgörmemelerinden o soya tepkili oldukları anlaşılıyor. _ Ali İmran 97. ayette ‘insanlar’ olarak meallendirilen kelime ‘nas’,Beyt’i haccetmek Allah’ın nas üzerinde hakkıysa, nas’ı nasıldüşünmeliyiz, bütün insanları kapsıyor mu? Bu bağlamda Hac görevininasıl düşünmeliyiz?*Evet, Allah’ın nas üzerinde hakkıdır.Orası, ister nas olsun ister beşer, akıllı varlık türünün toplanmamerkezidir.*Birinci derece sorumluluk üstlenmesi gereken kişiler nas’tır. Ordaolması gerekenler nastır. Orası nas’ın ana vatanıdır. Bir makam var, oda İbrahim makamıdır. Nas’ın İbrahimin mirasçısı olması, görevleriniüstlenmesi lazım.Orası; nas’ın (nas ve beşer dışındaki) genel kitleyi oluşturan ‘insan’türüne, Allah’ın gönderdiği dinin insanların sorunlarını nasıl çözdüğünügösteriyor olması gereken yerdir.*Beşer soyu kadar, Allah’ın kitabına ihanet eden olmamıştır. Utulkitap, ehli kitap, onlarla alakalı kavramlardır.*Onlar için orası ‘yerleşik kalma’ yeri; insanlık için ise, hac merkezidir.*Allah ismimizle hitap etmemesine rağmen, resullerin izinden gidenkitaba iman eden müminler olarak, nasıl zekatı verme emriniüzerimize alıyor, bu sorumluluğu üstleniyorsak; hac görevi de aynenbu şekilde insanların üzerine alması gereken bir görevdir. _ Haccı nasıl anlamalıyız? *Öncelikle içinde bulunduğumuz durumu anlamalıyız, anca o zamanhaccın insanlık için nasıl bir olgu olduğu anlaşılır.*Bu sistem; bi şekilde bizim de iştirak ederek kurduğumuz bir yaşambiçimi, sonra devlet diye bi sistem geliştirmiş ve belli birimlere belligörevler tayin etmiş bazı işleri bizim adımıza yapacak vekillerseçmişiz. *İttifak edilen değerler var. Halkın konusu değil, sistemi devam ettirenpaktlar var; NATO, BM gibi. Birlik oluşturmak zorunda kalmışlar.Siyer doğru varsayılırsa, Mekke müşrikleri bile bir pakt’ın içinde olmakistemişler, hatta İran paktını seçmişlerdir. Pakt seçme doğaldır, çünkübirlikte yaşanıyor. Bu paktlar; aynı dünya değerleri üzerinde ittifaketmiş insanların, o değerleri oluşturmak üzere kurdukları gruplardır. *BM kuruluş bildirgesindeki maddelerde bahsedilen kavramlarıntarifleri ülkeden ülkeye değişir; kim güçlüyse onun tarifi geçerli olur.-Zengin ülkeler fakir ülkelere yardımcı olacaklar gibi maddelerolmasına rağmen bu sistem neden işlemiyor?Çünkü amacı bu değil, amaç bu değerleri maskeleyerek ülkelerihegemonya altına almaktır. *Hac;bugünkü BM’nin yapamadığını yapma iddiasıdır.*Müslümanlar diye birileri var, ahiretten önce burayı bedel ödenen birgeçiş aşaması olarak gören bir tek onlardır.*Hristiyanlar İsa ödedi der,*Yahudi zaten ahirette tek payidar olacağını iddia eder, bu tip ahiretinançları, onlara dünyada bi bedel ödetmiyor.Ama İslam’da;-İnsana sadece çalıştığı vardır.-Bedeli ödenmemiş bir mükafat yoktur. -Kayırmak, bedeli başkasına ödetme, suçu başkası üzerinden temizeçıkarma yoktur.-Bu hakikidir, insanı sakinleştiren bir inançtır.Hakiki beklentiler üzerine ahiret inancı olan, bir tek İslamdır. _Bu organizasyonu kim yapacak?Müminler, yapmış mı? _ Hayır. *BM vari, müminlerin bir toplanma merkezi/organizasyonu olduğunudüşünün, hakiki manada uygulanmış olsaydı, Adem’den beri birtecrübe kazanılmış olurdu. Ama bırakın bunu, müslümanlar kendiaralarında bile bir birlik olamamışlardır. Bunun yerine, bir taş binanınetrafında dönmekle günahlarından arındığını sanan, aptallaşarakdöndükleri bi organizasyon haline gelmiştir Hac.*Hac’dan insani değerleri yükselerek gelen kaç kişi gösterebilirsiniz?Aksine; uyuşmuş, hayatın dışına atılmış şekilde dönülüyor. Hac’dangelenler, zulme rıza göstermeyi islami bir karakter sanan insanlarhalinde yaşamaya devam ediyor. Halbuki, 5 milyon insan dirilerekgelse ordan, her şey çok daha farklı olur.*Hac bağlamından koparılmıştır. _ Bakara Suresi 125. ayeti nasıl anlamalıyız? *”Hani Evi (Kâbe'yi) insanlara toplanma yeri ve güven (mekânı)kılmıştık. Siz de İbrahim'in makamından bir namaz yeri edinin!İbrahim'e ve İsmail'e "Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû vesecde edenler için Evimi temiz tutun!" diye emretmiştik.“ *Bu ayete İbrahim bağlamında bakılmalı.‘Temiztutmak’olarakmeallendirilen‘tahhara’(طﮭر)kelimesi,‘zahhara’(ظﮭرdır.‘Temiz tut’ derken çevre temizliği mi yap deniyor?Zahhara;belli et, göster, ortaya çıkar anlamındadır.‘Ramazan son 10 günü, itikafa girenler için temiz tut deniyor’ yorumuyapılıyor; İtikafa girmeyenler için ne olacak, insanlığın çağrıldığı biryer, onlar tavaf da etmeyecek?!Zulme, belaya uğramışlar için evimi, ki ev konusu da tartışmalıdır,açığa çıkart, görünür/bilinir hale getir, herkes bilsin.*Yorum yapılıyor, putlardan temizlemek kastediliyor şeklinde; dahabina yok ortada, putlardan temizle?!..ayette bahsi geçen mıntıkatemizliği değildir. Ayette ‘oraya sığınanlar için evi açığa çıkar belli et,bilinir hale getir’ denilmektedir.*Şu anda, bu bilinçle, hacca bireysel olarak gitmenin pek bi mantığıyoktur. Olması gereken, müminlerin gidemiyorsa bile maddi olarakdestek olduğu bi organizasyondur. Müminler oranın ev sahibidir. Evsahibi olması için orada bulunmasına gerek yoktur.*Müminler, dünya insanının problemlerini çözmek için elbirliğiyapacaklar ve karşılık beklemiyoruz diyecekler, tüm dünya bilecek ki;müminin art niyeti yok.*Mümin gidemiyorsa da maddi bişey göndererek destek olacak.Üzerine düşeni elinden geldiğince yapacak.-Haccın yerine gelmesi için tüm dünya müminlerinin birlikte hareketetmesi gerekiyor. -Dinin sahibi Allah’tır, hac organizasyonunun hakkıyla gerçekleşipgerçekleşmiyor oluşu müminin sorunu değildir; hakkıyla yapılanakadar, mümin üzerine düşeni yapmalıdır, yükümlülüklerini bireyselanlamda da yerine getirmeye çalışmalıdır. *Bugün bizim imtihanımız islamsızlıktır, düne kadar insanlarınimtihanı islamlılıktı. Her şey imtihan olduğu için, dünyadaki herkesinadaletli olması bi amaç olmaktan çıkmalıdır. Umut edilen şeyeulaşmak da bir sınavdır.*Müminin amacı Allah'ın rızasıdır. _ Zekat verilecekler arasında sayılan ‘ibn-us- sebil’ diye anılan bir sınıfvar; bu hac organizasyonuna gelmek isteyen insanlardan mıbahseder? *Onları da elbette kapsar ama sadece onlarla sınırlı değildir.Meşru bir sebeple; ister vatanına gitsin, ister vatanından ayrılacakolsun, bir amaca yönelmiş ama amacına ulaşmasına maddiyetersizlikler engel olan herkes bu başlık altına girer. Mülteciler,Kabe’den evine, evinden kabeye gitmek isteyenler vb…*Müminler meşru olan İbn-us-sebile yardım eder; uyuşturucu alacakparası olmayana değil. Kişinin mümin olması şart değildir, amacınınne olduğu önemlidir. Zaten muhtaç insana iman sormak zalimliktir; busoruyu sormak veya islama davet etmek/yönlendirmek anca tümihtiyaçları karşılandıktan sonra yapılabilecek eylemlerdir. Sen bunuyapınca İslamın %90’ını anlatmış oluyorsun zaten…*Nisa Suresindeki ‘size ne oluyor ki mustazaflar içinsavaşmıyorsunuz’ ayeti..O ayette ‘mümin’ sıfatı belirtilmez. Zulüm kime/kimden gelirse gelsinzulümdür. Mazlumu kurtarmak için iman etmesini beklemek dezulümdür. Mümin zalimin karşısındadır, zulüm kime yapılıyor olursaolsun… _ Kureyş ismi taskir midir? *Oradaki ya sadece ismi taskirde olan bir kalıptır.*Fuaylun vezni ismi taskirin dışında kullanımı olan bir vezin değildir. _ Kareşe ne demektir? *Küçük ticaret adamı demektir. Kuruş kelimesi de burdan türer. Köpekbalığı, kişileri hesaba çeken, tıktık para sayan anlamları da vardır.*İsmi taskirler camid isim gibi olmazlar, doğru mananın bulunması içinköküne bakmanız gerekir.*Hacca ticaret yapmaya gidiyor; yasak değil. O kafilelere katılmışolması onun teminatıdır. O sefere katılmış ticaret kişileridokunulmazlık sahibi olur. Sure de bundan bahsetmektedir.*Kureyş kabilesinden asla bahsetmemektedir. KUREYŞ(GEÇİM İÇİN ÇALIŞANLAR) SURESİRAMAZAN DEMİR MEALİ:(106/1-2)🔷 Geçim için çalışanların güvenlik teminatı, onların (o eve yapılan)yaz ve kış yolculuklarına katılmalarıdır.(106/3-4)🔷 O halde (onlar da) sadece; kendilerini doyuran, korkudan güvenliğekavuşturan bu evin Rabbine kul olsunlar. _ Allahü tealanın bir “karakteri”(başka kelime uygun düşmüyor) var.Alim sıfatı diğer sıfatlar ile birlikte olunca anlam kazanır. Bir kişilik, birzat ve o zatın Halik, Bedî, Samet, Vedut, Halim, vs…sıfatları da var,bu alim sıfatı diğerlerini etkilemiyor, diğerleri bundan bağımsız değildir.Allah’ın parçacı bir kişiliği yok, Kafi ve Samet olmak sıfatları da var veöğrenmeyi dışlar. Samet olan öğrenmez…*Allah nasıl bir zattır? *Tanıttığı bir ayet değil! Tüm âyetlerin toplamıdır. Alim sıfatı bir şeyiöğrenmekten çok öğretmek ile ilgili, her şeyi bildiği için öğreten,bildirendir._ İblis melek taifesinden, onların içinden biri, ve meleklerin birçokgörevlerinin yanında resul olarak seçilenlerin olduğunu da biliyoruz, bumelekler insan ya da beşer görünümünde müşahede aleminingörüntüsünde olduğunu da biliyoruz, kuranda bir sürü örneği var…_ Adem’den önce insan türü yani ilkler, hiç kimsenin olmadığı ıssız birdünyaya dogmadılar çünkü kaldıramazlar...etraflarında eş, dost,akraba bildikleri kendilerine benzeyen melekler vardı… _ Meleklerden meşru yetkililer sadece izinle hareket eder, kitabı vehikmeti bu yetkililer öğretiyor bununla ilgili ilkesini Sura 50 ve 51’debelirtiyor. _ İblis beni munzarinlerden yap derken, özelliğimi benden alma diyorve ona sende munzarinlerdensin deniliyor. Kelime çoğul olduğu içinbaşkalarının da oldugunu anlıyoruz. Allah kullarını saptırma iznivermez, saptıranlar Allah’ın iznini takmayanlardır. _ Şeytan kur’andan anladığımız kadarı ile insanların içinde etli, kanlı,canlı olduğu kesin, şeytan ve melekler insanlar içinde görünüyor fakatbiz bilemiyoruz. Meryem ruh ile yani en üst yetkililerden biri ilekarşılaşıyor ama anlamıyor. _ Süleyman resul ordu/asker kurmuyor ona kurdurtuluyor. Dikkat edin!Onlari zapteden, emirden çıkanı cezalandıran bizdik diyor. Süleymanadına zapt ediliyor. Onların imkanları Süleyman'a kullandırılıyor.Niçin? Süleyman diyor ya “Rabbim bana benden sonrasınaulaşamayacak bir mülk ver…” Sanılıyor ki Süleyman öyle bir krallık sahibi oldu, halı ile uçtu gibi destanlar yaziliyor… *Zebur;Musa zamanındaki kitap ve tabletlere levha,Musa’nınsonrasına kaldığı zaman onun adına zebur denir. Eskiden, geçmiştenkalan belge demektir. * Süleyman’ın istediği mülk Zebur’dur. Daha doğrusu Musa’danbabasına kalanların ona gelmesi lazım ama gelmiyor çünkü taşımaklamükellef olan melekler ona ihanet ediyor. Bunu Talut-Calut kıssasındaanlıyoruz… * Talut’un mülkünün ayeti neydi? Harun â’linden, Musa â’linden kalanterekenin içinde saklandığı sandığın/tabutun gelmesi, meallere göreTalut ırmaktan geçerken suyu içtiği bir avuçtan fazlasını aldığı içinulaşamıyor. * “huve vellezine amenu meahu…(o ve birlikte iman edenler dedilerki…)” burası mübtedadır Talut’un da içinde olduğunu gösteriyor. Talutbaşaramıyor devamında Davut başarılı oluyor. Dolayısı ile Kur’an dada diyor “biz sana mülk verdik”, “halife yaptık” işte Süleymanmeleklerin taşıdığı kendisine gelmesi gereken bu mülkün peşinde… * Melekler hem müşahede aleminde hem öteki alemde olabilenvarlıklar onlarla, onların türünde olabilenler baş edebilir, işte Allahuteala onların türünde olanların imkanlarını o tabutu alabilsin diyeSüleyman'a kullandırtıyor. Kehf suresi 96’da “atuni zabura(banazaburu getirin…)” diyor ama “bana demir kütleleri getirin” şeklindeçeviriyorlar… * Kur'anda, Davut’a zeburu vahyettik şeklinde bir tane ayet bulamazsınız “ateyna davude zeburan...Davut’a zeburu verdik!!! (İsra55)” Allahu teala Davut’a kitap göndermemiş, Musa’nın kitabınınmirasçısı yapmıştır. _ İnsan kelimesinin kökeninde farkındalık oluşturmak, farkındalığavarmak, bir şeyi diğer şeyden ayırt etmek var. Bu farkındalığı en iyiyapan müminlerdir. _ Kur'an'ı baştan sona okusanız şeytanın, insanı saptırmak içinolağanüstü güç kullandığını göremezsiniz. İbrahim suresinde 22. ayetiokuyun “ bana niye kızıyorsunuz, ben size herhangi bir kuvvetuygulamadan sizi davet ettim...” diyor. *Şeytan insanı düşmanlıkla saptırmaz, dostlukla saptırır, zorkullanmaz, ikna eder, şeytanların işi, akılla’dır, akıllara yön vermektir.İbrahim, “baba şeytana dost olursun” diyor, dolayısı ile Şeytanadüşman olmak lazım… _ Kuran'da veli kavramı 5,6 yerde “veliyyul hak gerçek dost” şeklindegeçer, Allah’ın veliliği dışında hiçbir veli hakiki değildir. _Kalbin donuklaşması, katılaşması; * Kalp ;kur'an'da kötülenmez , doğal hali iyidir. Kalbin görevi,gönderdiğiniz bilginin analizini, temyizini yapmaktır. Kalbin işlevi içindetemel kabul olmaz, bilgiyi alır evirir, çevirir bakar, fuata gönderir. Eğerkalbin bir ölçüsü yoksa ya da hak olmayan batıl bir ölçüsü varsa işte omaraz’dır. * Fuat ;Kalbin tersi dönüp dolaşan bir şey değildir,sabittir. Kalpten bilgiyi alır ve onda karar kılar. Bir de Sadır vardır; * Sadır ;Kaynak, köken demektir. Yaptığınız hareketin,söylediğinizsözün kimlik ve kişilik haline gelmiş olması, karakter olmasıdır. * Kalbin doğru işleyebilmesi için elinde sabit ilkelerinin olması lazım,işte bu ilkeler kuran’dır. Kalbin donukluktan, maraz’dan uzak olması builkelerle mümkündür. _ Resullerin, resullüğü kendi tercihleridir. Onlar gelmiş, geçmiş ennezih, asil, dimdik, kararlı ve ilkeli duran insanlardır. İnsanlık buresullerin hakkını ödeyemez… _Beşir ve nezir kelimeleri risaletin tanımıdır.. * Nezir ;Adanmışlık demektir. * Besir ;Müjdelemek, büşra kelimesi aslinda beklenilenhaberigetirmektir. Beklenilen haberin beklenilen yonde gelmesidir.Her resul, beşir ya da nezir sıfatı ile sıfatlanmıştır.

Originaldokument (PDF) hier anzeigen