Müellifin kendi meali · 6
(Yûsuf) “Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı” dedi. Ve oranın (Mısır’ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
(Yûsuf) “Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı” dedi. Ve oranın (Mısır’ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
O (kadın) nefsim hakkında beni sorgulamıştı
(Yûsuf) “Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı” dedi. Ve oranın (Mısır'ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
(Yusuf) “O (kadın), beni nefsim hakkında sorgulamıştı” dedi.
(Yûsuf) 'Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı!' dedi. Ve oranın (Mısır'ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
Alıntıladığı mealler · 4
asıl o benim nefsimden murat almak istedi
meal ve tefsirlerin geneli (yaygın meal)
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 1
güven 0,95
Yûsuf, “O, benden arzusunu elde etmek istedi” dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: “Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o (Yûsuf) yalancılardandır”
Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 1
güven 0,95
kadının yakınlarından bir şahit, şöyle şahitlik etti
Fahreddin er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr (c.13, s.215)
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 1
güven 0,90
Yusuf dedi ki “Israrla benden yararlanmak isteyen odur.” Kadının ailesinden bir bilirkişi (şahit) şöyle dedi (şahitlik etti): “Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın haklı, o (Yusuf) yalancının tekidir.”
Abdulaziz Bayındır meali
müellifin alıntıladığı / değerlendirdiği meal
Hadım Edilen Nebî — Yusuf 1
güven 0,85
Müellifin meali(Yûsuf) “Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı” dedi. Ve oranın (Mısır’ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
“Kudde min kubul” “önden yırtılmışsa” değil “herhangi bir itiraftan dolayı görevi iptal edilmişse” diye çevrilmiştir; şahitlik gömleğe değil idarî gerekçeye bakmaktadır.
(12/26) (Yûsuf) “Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı” dedi. Ve oranın (Mısır’ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
Kaynağa git
Âyetin sarf yönünden ele alınışı ve itiraza cevap: şahit kelimesi Kur’an’da 166 defa hep eril formda gelir, dişil formu hiç yoktur; eril form cinsiyeti değil şahsiyeti öne çıkarır. Bu yüzden kadın bir şahidin eril kelimeyle anılmasında çelişki yoktur.
Oysa hemen devamında gelen (…) “bir şahit tanıklık yaptı” ifadesinde belirtilen kelimeler eril (müzekker) formda gelmiştir. Şu halde nasıl olurda dişi olan bir kişi, eril bir kelime ile tanıtılır?
Kaynağa git
Bölümün ana tespiti: âyetteki şahit, Yusuf’u daha önce sorgulamış olan kadındır. Gerekçe: tanıklığın konusu Yusuf’un kötülük tasarlayıp tasarlamadığıdır ve bunu bilen tek kişi onu sorgulayandır.
Bu durumda Yusuf’un kraliyet ailesine herhangi bir kötülük tasarlamamış olduğuna tanıklık edebilecek tek kişi o kadın olmaktadır. Yani Yusuf’un lehinde şahitlik yapan kişi erkek değil bir kadındır.
Kaynağa git
Müellifin meali(Yûsuf) “Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı” dedi. Ve oranın (Mısır’ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
Bölüm sonunda, tahlilin sonucu olarak ve açık sahiplenme cümlesiyle (“daha isabetli olduğunu öngördüğümüz meal”) verilen müellif meâli. Kamîs = görev, min kubulin = itiraf, min ehlihâ = Mısır’ın (yönetici) ehli okumalarını içerir. ham_pasaj’daki “eh-linden” PDF heceleme artığıdır.
Bu açıklamalardan sonra anlamaya çalıştığımız ayete daha isabetli olduğunu öngördüğümüz meal şu şekilde olmalıdır.
(26) (Yûsuf) “Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı” dedi. Ve oranın (Mısır’ın) eh-linden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
Kaynağa git
Âyetin “min ehlihâ” yönünden ele alınışı: ehl kelimesi kadına atfen hiç kullanılmaz, hep erkek üzerinden tanımlanır (Lût’un, Nûh’un, İbrâhîm’in, Mûsâ’nın ehli). Bu yüzden “kadının ailesinden” anlamı verilemez.
İşte bu sebeplerden dolayı ayette geçen (…) bu cümleye “kadının ailesinden bir şahit tanıklık yaptı” şeklinde bir anlam verilmesi doğru değildir.
Kaynağa git
Âyetin sarf yönünden ele alınışı: eril form şahidin erkek olduğunu göstermez; kelime Kur’an’da 166 kere geçmiş ve hiç dişil formda gelmemiştir. Müellife göre şahit pekâlâ bir kadın olabilir; cinsiyeti ilerleyen bölümlerde netleşecektir.
Ayetteki kelime (…) “bir şahit tanıklık yaptı” şeklinde müzekker (eril) formda gelmiştir. Fakat biri isim diğeri fiil formundaki kelimelerin eril formda gelmesi şahidin erkek olması anlamına gelmemektedir.
Kaynağa git
“Ve şehide şâhidun min ehlihâ” cümlesinin şahit yönünden ele alınışı. Müellifin buradaki lafzî karşılığı: “Onun (dişil) ehlinden bir şahit şahitlik yaptı” — bu, tahlil için verilen nötr çeviridir, nihaî meâl değildir.
Oysa hem kelimenin taşıdığı anlam hem de Kur’an’ın şahitlik kurumunu ortaya koyuş biçimine göre olayı görmeyen, tanık olmayan birine hiçbir şekilde şahit denmesi mümkün değildir. Şahit kelimesine bilirkişi anlamının verilmesi şahitlik kurumunu hepten ortadan kaldırmaktadır.
Kaynağa git
Müellifin mealiasıl o benim nefsimden murat almak istedi
Eleştirilen yaygın karşılık. Müellife göre râvedetnî müşâreket (işteş) bildirir; güreşmek, savaşmak, yazışmak gibi tek başına yapılamayan bir fiildir. Bu yüzden meâllerin anlamı kabul edilirse cümle zımnen “o beni arzuladı, ben de onu” haline gelir.
Kıssayı kadının Yusuf’a cinsel bir saldırıda bulunduğu temeline oturtan meal ve tefsirlerimizin tamamı bu kelimeye “asıl o benim nefsimden murat almak istedi” şeklinde anlam vermişlerdir.
Kaynağa git
Âyetin ikinci ele alınışı: şahit hep “eğer” diye konuşuyorsa gömleği görmemiştir; buna rağmen gömleğin yırtılmış olduğunu bilmesi bilirkişilik değil kehanettir. Ayrıca kadının erkeğe tecavüz edemeyeceğini bilmeyen birinin bilirkişi olması da mümkün değildir.
Tam onlar bu durumdayken ortaya yine tesadüfen orada bulunan bir kişi çıkmış ve Yusuf’un gömleği üzerinden çıkarımlarda bulunmaya başlamıştır. (…) Oysa konuşmasına bakıldığında hep “eğer” diye konuştuğu yani gömleği görmediği anlaşılmaktadır. (…) Aslında onun yaptığı bilirkişilik değil bir kehanet olmaktadır.
Kaynağa git
Âyetin birinci ele alınışı: âyette bir kişinin şahit diye nitelenmesi, olayın kapalı kapılar ardında sadece iki kişi arasında geçtiği tezini çürütür.
Başından beri ayetlerde anlatılan olayların, kapalı kapılar ardında ve sadece Yusuf ile bir kadın arasında geçtiğini söyleyen meal ve tefsir uleması(!) bu ayette bir kişinin “şahit” olarak nitelenmesi karşısında, yaptıkları mealleri, getirdikleri tefsirleri sorgulayıp yanlış yaptıklarını anlamaları gerekirdi. Çünkü birinin “şahit” olarak nitelenmesi kesinlikle olayı gördüğü, tanık olduğu anlamına gelmektedir.
Kaynağa git
Müellifin mealiYûsuf, “O, benden arzusunu elde etmek istedi” dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: “Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o (Yûsuf) yalancılardandır”
Bölüm başında, tahlilden önce verilen ve metinde açıkça (DİB meali) diye etiketlenen meâl. Bölümün eleştiri konusu budur.
Yûsuf, “O, benden arzusunu elde etmek istedi” dedi. Kadının ailesinden bir şahit de şöyle şahitlik etti: “Eğer onun gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, o (Yûsuf) yalancılardandır” (DİB meali).
Kaynağa git
Müellif, âyetteki 'veşehide şahidun' ibaresini geleneksel tefsirlerin 'bilirkişi' olarak anlamlandırdığını eleştirir. Kur'an'daki şahit kavramının her yerde görerek/duyarak tanıklık etmek anlamına geldiğini, bu âyette de gözlem temelli şahitlik olması gerektiğini savunur; aksi hâlde Nur ve Nisa'daki zina davalarına ilişkin şahitlik şartıyla çelişki oluştuğunu gösterir.
قَالَ هِيَ رَاوَدَتْنِي عَنْ نَفْسِي ۚ وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِنْ أَهْلِهَا إِنْ كَانَ قَمِيصُهُ قُدَّ مِنْ قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ الْكَاذِبِينَ
Yusuf dedi ki "Israrla benden yararlanmak isteyen odur." Kadının ailesinden bir bilirkişi/şahit şöyle dedi/şahitlik etti: "Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın haklı, o yalancının tekidir.
Kaynağa git
Müellifin kendi yeniden inşası: 26. âyetteki şahitlik, gömleğin yırtılma yönüne değil, Azîz kadının Yûsuf'u göreve getirirken yaptığı sorgulamaya dayanır.
26. Ayet: Yusuf danışmanı olduğu kadın tarafından sorgulandığını ve bir kötülük tasarısı içinde olmadığının o kadın tarafından bilindiğini söylemiştir. Aziz kadın Yusuf’u göreve getirirken sorguladığını o sorgulama esnasında onun bir kötülük tasarısı içinde olmadığını gördüğünü fakat eğer Yusuf’un açık bir itirafı varsa kadının doğru davrandığını..
Kaynağa git
Geleneksel anlatımın özeti; müellifin reddettiği kurgu.
26. ayet; Yusuf ise asıl saldıranın kadın olduğunu söyler. İşin içine kadının akrabalarından ve olayı da görmemiş olan bir şahit karışır. Bu şahit Yusuf’un gömleği önden yırtılmışsa kadının doğru, Yusuf’un yalancı olduğunu…
Kaynağa git
Âyetin zamir yönünden ele alınışı: daha önce tanıtılmamış birinin “hiye” ile anılması, bu âyetlerin bir öncesi bulunduğunu ve o öncenin sonraki âyetlerden anlaşılacağını gösterir. “Bu kadın kimdir?” sorusu ileriye bırakılır.
Bu kadının Yusuf tarafından (…) hiye zamiri ile tanımlanması ortaya başka bir durumun çıkmasına neden olmaktadır. Zamirler metin içerisinde daha önce geçmiş marife bir ismin yerine kullanılırlar.
Kaynağa git
Müellifin mealiO (kadın) nefsim hakkında beni sorgulamıştı
Müellifin, bir önceki bölümde tahlille temellendirip benimsediği karşılık (râvedetnî = sorgulamak, işteş fiil). Burada şahidin kimliğini tespit etmek için dayanak olarak kullanılıyor.
Kadının kendisine isnat ettiği bu duruma karşılık Yusuf:
“O (kadın) nefsim hakkında beni sorgulamıştı” (Yusuf 12/26. ayet)
Şeklinde cevap vermektedir.
Kaynağa git
Âyetin “min kubulin” yönünden ele alınışı: kelime “gömleğin önü” değil, min duburin’in (komplo/tedbir) zıddı olarak “bir kabul, bir itiraf” demektir. İsfahânî’den kubul-dübür’ün iki edep yerinden kinaye olduğu da nakledilir.
(…) Min kubulin kelimesi ise tam olarak (…) min duburin kelimesinin kast ettiği anlamın zıddını ifade etmektedir. Bu durumda (…) min kubulin kelimesi “bir kabul, bir itiraf” manasına gelmektedir.
Kaynağa git
Müellifin 12/21-26 için çıkardığı yedi kişilik kadro: (5) Yusuf’un görevini sonlandırıp tutuklanmasını isteyen, yönetimde söz sahibi kadın (25. âyet), (6) o kadınla rekabet eden eril kişi (25. âyet), (7) Yusuf lehinde şahitlik yapan, yönetimde söz sahibi ve cinsiyeti henüz belirlenmemiş şahit (26 ve 27. âyetler).
1.. Yusuf’u Mısır’da satın alan eril kişi. (21. ayet) 2.. Yusuf’u Mısır’da satın alan eril kişinin karısı. (21. ayet) 3.. Kapıları kilitleyip Yusuf’u sorguya çeken kadın. (23 ve 24. ayetler) 4.. Seyyid yani ülkenin en üst düzey yöneticisi olan kral. (25. ayet)
Kaynağa git
Âyetin “hiye” zamiri yönünden ele alınışı: zamir bir önceki âyetteki kadını göstermez; ortamda başka kadınlar vardır ve Yusuf’u sorgulayan onlardan biridir. Müellif bu kadının kimliğini kıssanın düzenine sadık kalmak için ileriye bırakır.
Yusuf’un (…) hiye “o (kadın)” şeklinde bir zamir kullanması ortamda başka kadınlarında olduğunu göstermektedir. Zaten birkaç ayet sonra olayın yaşandığı ortamda üç veya daha fazla kadının olduğu iyice anlaşılacaktır.
Kaynağa git
Müellifin okumasında Yusuf’un cevabı, kadının soruşturma talebine verilmiş bir cevaptır: zaten sorgulandım, demektedir.
Bir önceki ayette kadın, Yusuf’u kraliyet ailesine bir kötülük tasarlamakla itham etmiş ve bunun anlaşılması için sorgulanmak üzere tutuklanmasını veya işkence edilmesi gerektiğini söylemişti. İşte Yusuf kadının bu ithamı üzerine (…) “O (dişil)” tarafından zaten sorguya çekilmiş ve bir soruşturmadan geçmiş olduğunu söylemektedir.
Kaynağa git
Müellifin mealikadının yakınlarından bir şahit, şöyle şahitlik etti
Âyetin tefsir literatüründeki ele alınışı: Râzî şahidin kimliği hakkında (a) kadının amcasının oğlu, (b) beşikte konuşturulan çocuk, (c) örfen hadiseyi bilen kimse, (d) gömleğin kendisi görüşlerini sıralar. Müellif bu anlatımları “can yakıcı” bulur ve meâl müelliflerinin kelimelere yükledikleri anlamı buradan aldıklarını söyler.
Cenab-ı Hakk’ın “kadının yakınlarından bir şahit, şöyle şahitlik etti” buyruğunda bahsedilen şahidin kim olduğu hususunda üç görüş bulunmaktadır. a) Bu, o kadının amcasının oğlu olup, hikmetli ve şahsiyetli bir kimseydi. (…) c) Örfe göre şahit, hadiseyi bilen ve onu ihata eden kimseye denir. d)Bu şahit gömlektir. Mücahid, “şahit gömleğin arkadan yırtılmış olmasıdır” demiştir ki, bu görüş son derece zayıftır.783
Kaynağa git
Müellifin meali(Yûsuf) “Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı” dedi. Ve oranın (Mısır'ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
Müellifin tahlil zincirinde numaralı (26) meâl bloğu olarak verdiği kendi karşılığı: 'gömleğin önden yırtılması' yerine 'itiraftan dolayı görevin iptali' okunmuştur.
(26) (Yûsuf) “Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı” dedi. Ve oranın (Mısır'ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
Kaynağa git
Müellifin meali(Yusuf) “O (kadın), beni nefsim hakkında sorgulamıştı” dedi.
Âyetin ilk cümlesine müellifin kendi verdiği karşılık; hemen ardından meâl ve tefsirlerin karşılığını (“asıl o benim nefsimden murat almak istedi”) reddederek bunu savunur ve bölüm sonundaki nihaî meâlinde de aynı okumayı sürdürür.
Nitekim Yusuf’un cevabi cümlesi tam da bu yönde olmuştur.
“(Yusuf) “O (kadın), beni nefsim hakkında sorgulamıştı” dedi.”
Kaynağa git
Müellifin mealiYusuf dedi ki “Israrla benden yararlanmak isteyen odur.” Kadının ailesinden bir bilirkişi (şahit) şöyle dedi (şahitlik etti): “Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın haklı, o (Yusuf) yalancının tekidir.”
Müellifin bölümde adıyla eleştirdiği çağdaş meâl örneği. Bayındır şahidi bilirkişi sayıp gözle görülmeyen olaya ilimle (kriminoloji) şahitlik edildiğini söyler; müellif bunu Kur’an’la taban tabana zıt bulur. Pasaj PDF’te dipnot ile gövde arasında ikiye bölünmüş, iki parça \n\n ile birleştirildi.
Abdulaziz Bayındır mealinde 26. ayete şu meali vermiş: “Yusuf dedi ki “Israrla benden yararlanmak isteyen odur.” Kadının ailesinden bir bilirkişi (şahit) şöyle
dedi (şahitlik etti): “Eğer gömleği önden yırtılmışsa kadın haklı, o (Yusuf) yalancının tekidir.” Ardından şu dipnotu düşmüştür: ‘Bilirkişi’ ve ‘dedi’ olarak çevrilen kelime ‘şahit’ ve ‘şahitlik etmek’ tir. Bahse konu şahıs gözüyle görmediği bir olaya ilim ile (kriminoloji) şahitlik etmiştir.
Kaynağa git
Müellif, 12/26'da şahit için kullanılan "min ehlihâ" ibaresini de aynı ehl tahlilinin kapsamına alır; bir sonraki âyette bir başka kişiyi kısmen tanımamızı bu kelimenin sağlayacağını söyler.
Tam burada meselenin daha iyi anlaşılması 25. ayette kraliçe için َبِأَهْلِك biehlike, 26. ayette ise şahit için أَهْلِهَا ْمِن minehliha şeklinde kullanılan, ehil kelimesi üzerinde durmak gerekecektir.
Kaynağa git
Müellifin meali(Yûsuf) 'Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı!' dedi. Ve oranın (Mısır'ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
Müellif 'قُدَّ قميصه من قُبُل'ı gömlek yırtılması değil 'görev iptali/itiraf' olarak yorumlamaktadır.
(12/26) (Yûsuf) "Ama o (kadın) benim hakkımda soruşturma yapmıştı!" dedi. Ve oranın (Mısır'ın) ehlinden bir şahit (şu) tanıklığı yaptı. Eğer herhangi bir itiraftan dolayı onun görevi iptal edilmişse (kadın) isabet etmiş, o ise yalancılardan biridir.
Kaynağa git
Aziz kadının Yûsuf lehine yaptığı şahitlik; müellifin 12/26-27 okumasının özeti (itiraf varsa suçlu, tedbirse sadık). Bölümde âyet numarası verilmemiştir.
Kadın bizzat kendisi tarafından Yusuf’un soruşturulduğunu, bu soruşturma neticesinde onun kraliyet ailesine sadık biri olduğunun anlaşıldığını, suçlamalar karşısında bizzat Yusuf’un bir itirafı yoksa bunun bir tedbir olduğunu belirtmişti.
Kaynağa git
Bölüm başlığındaki 'Neyin Şahidi!' sorusunun konusu: müellif, olayı görmeyen birinin gömlek üzerinden tanıklık yaptığı geleneksel kurguyu reddeder. Metinde numara verilmemiştir; içerik Yûsuf 12/26'ya karşılık gelmektedir.
Yusuf ise asıl kadının kendisine saldırdığını söylemiştir. Tam bu sırada kadının ailesinden olan bir kişi ortaya çıkmış ve olayı görmediği halde tanıklık yapmıştır.
Kaynağa git